Orta sahayı dörtleyen bir Beşiktaş bu maçın iyi oynayan tarafı olur. Üstünlüğü ele alır, rakibinden çok daha fazla pozisyon bulur. O pozisyonların kaçı gol olur ya da olur mu, orasını kimse bilemez. Gol biraz da şans ister.” Yukarıdaki satırlar cuma günü yazdığım derbi analizinden… Şu kazanır, kolaycılığına kaçmadan yaptığımız analiz sahadaki görüntüyle bire bir örtüştü. Savunmasıyla forvet hattı arasındaki mesafeyi 30-35 metre civarında tutan Beşiktaş (Gaziantep’te yapılamayan buydu), tıpkı Gençlerbirliği maçında olduğu gibi maçın patronuydu. Devamı için tıklayın… »
Nihat kumarı
Sistemin çöküşü!
Şu maç ilk yarıda bir değil beş olurdu Beşiktaş’ı Allah korudu… Üstelik Denizli yanlış sistemde ısrar etse bile mevcutlar içinde bu sistemi en iyi oynayacak 11′i sahaya sürmüştü. Buna rağmen orta saha boş kaldı. Çünkü geçen hafta Gençlerbirliği önünde savunma ile forvet arasındaki mesafeyi 30 metre civarında tutmayı başaran Beşiktaş dün Kamil Ocak’ta çiçek gibi açıldı! Siyah-beyazlı oyuncular birbirlerinden uzak durmayı sahaya yayılmak sanıyorlar… İsmail solda bekledi, Holosko sağda… Orta sahaya hiç destek vermediler. Mükemmel oynayan Olcan, desteksiz kalan Ekrem’in yanından tren gibi geçip sağ kanadı koridora çevirdi. Devamı için tıklayın… »
Tesadüf!
Geçenlerde Bülent Tulun anlatmıştı. Napolyon egemenliği altındaki adalardan birine gidişinde tek top bile atılmadan karşılanınca valiye bunun nedenini sorar. Vali, “Bunun 14 tane nedeni var” deyince Napolyon saymasını ister.. Vali başlar: Bir, barutumuz yok!” İmparator valinin sözünü kesip, “Tamam” der “Diğer nedenlere gerek yok”… Beşiktaş’ın durumu aynen böyle… Bugüne kadar alınan kötü sonuçlarla ilgili yüzlerce neden sayabiliriz. Ancak Napolyon’un barutu misali asıl neden orta sahadaki handikaptır. Nihat, Tabata ve Tello gibi sadece top ayaklarına geldiğinde yarım yamalak bir şeyler yapan ve orta sahaya hiç destek vermeyen üç çıtkırıldım birlikte oynuyor. Bundan büyük handikap olur mu? Bu konuda inat eden Denizli takımı resmen en az iki kişi eksik oynatıyor. Dün de Nihat ve Tabata sahada gezindiler. Yine bütün yük Ernst ve Fink’in üzerine bindi. Beşiktaş hücumda çoğalamadı ve her iki savunmadan da dönen toplar hep Antalyalı oyuncularda kaldı. Bu şartlarda kazansanız bile bu sadece tesadüftür ve tesadüflerle şampiyon olunmaz.
Çeşme sistemi olmaz
Beşiktaş bu “Çeşme” sistemiyle oynamaz, hadi oynadı diyelim, o zaman öndeki üçlünün ikisi koşan adamlardan seçilmeli. Misal, Tello’nun soluna İsmail’i, sağına Ekrem’i koyarsınız yine 4- 2-3-1 oynarsınız ama en azından orta alanınız bu kadar boş kalmaz. Sistemin yanlış bari oyuncu seçimlerin doğru olsun be hocam. Penaltı golünden sonra (böyle penaltı olmaz, yardımcısı Özgüç Türkalp kardeşimi yanılttı) Denizli yine bizim dediğimize geldi. Yürüyen Nihat ve Tabata’yı çıkarıp, orta alanı Necip’le takviye etti. Sağ kanada da Holosko’yu alınca Beşiktaş hücumda etkili olmaya başladı. Doğruları yapmak bu kadar kolayken, hoca ne yapıp ediyor bir şekilde macera arıyor. Devamı için tıklayın… »
Futbola ihanet!
Şimdi yazılacak olan cümleleri bu köşede daha önce de okudunuz… Birçok kez, “Beşiktaş orta sahası bomboş. Bu takım dörtlü orta sahayla oynamalı. 4-2-3-1 oynamak intihar etmektir” diye Beşiktaş gerçeklerini dile getirdim. İlk yarının son haftalarıyla ilgili net örnekler verdim. Dörtlü orta sahayla oynayıp Trabzon’u, F.Bahçe’yi, Manchester’ı yenen Beşiktaş, 4-2-3-1 oynadığı maçlarda ise D.Bakır, Bursa ve Manisa’ya puan kaybetti, bu karşılaşmaların analizini neden doğru yapmıyorsun diye hocaya sordum… Nihat’ı hazır olmadan 11′e koymanın bu çocuğu kaybetmekten başka bir işe yaramayacağını ısrarla vurguladım. Devamı için tıklayın… »
Ucuz kurtuldu
Kupa, lig fark etmiyor… Orta sahası boş olan Beşiktaş kendine gelemiyor. Baskı kuramıyor, oyunu tutamıyor. Denizli’den başka herkes bu gerçeğin farkında. Dün yine bildiğini okudu. Fink ve Ernst’e bıraktı koca orta sahayı. Üstelik savunmanın göbeğinde Ferrari yokken yaptı bunu. Ferrari olmayınca Sivok da kendini kaybetti. Toraman sağdan içe çekildi ama ikisi çok iyi anlaşamadılar. Tabii arkalarında acemi bir kaleci olması da Toraman’la Sivok’un panik halinde oynamasında etkili oldu. Devamı için tıklayın… »
Bravo Denizli
Ve şimdi yine maçtan önce son uyarımı yapıyorum. Denizli bu saçmalıklara devam ederse Bursa, Beşiktaş’ı İnönü’de yener ve gider. Saçmalıkların adını da koyalım ki hikaye anlatmadığımız anlaşılsın. Bu takımı 4-2-3-1 oynatmak intihardır, orta saha mutlaka dörtlü oynamalı. Yukarıdaki satırları pazartesi günü bu köşede okudunuz. Bir kez daha söylüyorum bu falcılık değil, kahinlik hiç değil. Sadece Beşiktaş kadrosunun gerçeklerini görmektir. Denizli ile farkımız bu ben gerçekçiyim, o hayalperest. Bakın şimdi Ertuğrul Sağlam sahanın ağırlığını görünce Ömer Erdoğan’ı (ki herhalde bir yıldır ilk kez oynamıyor) kesip onun yerine İbrahim Öztürk’ü sahaya sürüyor. Devamı için tıklayın… »
İntihar sistemi
Beşiktaş orta sahası Konya Ovası gibi. Bomboş. Ernst ve Fink nereye koşacaklarını şaşırıyorlar. Göbeği kapatacaklar, her iki savunmadan dönen topları alacaklar, yetmedi bir de her iki kanattaki açıkları kapatacaklar. Nihat, Tello, Bobo ve Ekrem önde bekliyorlar, savunmacılar da arkada. Bu iki grup arasındaki mesafe 40 metre. Hesaba göre bu devasa boşluğu Ernst ve Fink dolduracak. Hoca hayal dünyasında yaşıyor özetle. Manisaspor ligin orta sınıf ekiplerinden biri. Normal bir Beşiktaş’la baş etme şansları yok. Ancak orta alanda üstünlüğü ele geçirince maçı istedikleri gibi kontrol ettiler. En çok efor sarfetmeleri gereken bölgeyi ellerini, kollarını sallayarak geçtikleri için Beşiktaş kalesi önüne diri geldiler. Pozisyonlar buldular. Mesut Bakkal son 25 dakikada bir puana yatmasa kazanabilirlerdi de. Dikkat edin Beşiktaş savunmasındaki hatalara hiç değinmiyorum. Çünkü o hataların sebebi orta alanda rakibe herhangi bir direnç uygulanmamasıydı. Bunu isteyen de Mustafa Denizli. O zaman bireysel hatalarla uğraşmak, bataklığı görmemek olur. Bataklık sistem! Yani 4-2-3-1. Orta sahayı rakibe ikram eden bir sistem bu. İntihar sistemi yani.
Manzara gayet açık
Beşiktaş her şeye rağmen özellikle ilk yarıda rakip kaleye yeter sayıda gitti ama hiçbir gidişinde Manisa defansının dengesini bozacak ikinci bindirmeyi yapamadı. Sorun bu kadar açık ve net. Böyle bir handikapa rağmen Bobo zor pozisyonda, topu ayağında sektirip yere düşürmeden çok güzel bir plase yaparak golü attı. Orta sahaya hakim bir Beşiktaş en azından bu skoru koruyabilirdi. Oyunu tutamadıkları için koruyamadılar. Görmek isteyen için manzara gayet açık. Denizli, orta alanı boşaltmakta inat ediyor. Beşiktaş, iyi de oynasa, kötü de oynasa, orta sahaya hakim olamadığı için iki haftadır kazanamıyor. Bu gidişle arkası da gelir. Mustafa hoca puan kaybetmekle kalsa iyi ama o ısrarla Nihat’ı kaybetmek, Ekrem’i serseme çevirmek için de gayret sarfediyor. Hiçbir hatadan ders almıyor. Bildiğini okuyor. Okusun bakalım!
Büyük Mustafa!
Çarşı grubunun maç öncesi iki takımı birlikte tribüne çağırması harikaydı. Ardından yeşil-kırmızılı tribünler “Beşiktaş”, siyah-beyazlı tribünler de “Diyarbakır” diye İnönü Stadı’nı inletti. Sonunda, dosta, düşmana karşı hep birlikte haykırdılar: “Türkiye… Türkiye…” Stat ya da salon fark etmez, nasıl nefret, nefreti her yerde buluyorsa, sevgi de sevgiyi her yerde bulur. Dün İnönü Stadı’nda bulduğu gibi. Karşılaşma böylesine güzelliklerle başlayınca, Mustafa Denizli’nin rakibi küçümseyen onbiri bile keyfimi kaçırmadı… Hoca her halde maçı kolay gördüğünden olacak, Tello, Yusuf ve Nihat’ı birlikte kullandı… Devamı için tıklayın… »
Macera tutkusu
İşin kolayı, aklın yolu, Beşiktaş kadrosunun gerçeği Ekrem, Fink, Ernst, İsmail dörtlüsünü orta sahada kullanmak, önlerine de Tabata ya da Nihat’tan birini koyup ileride Bobo’yu bırakmak… Doğru bu ama doğruyu arayan kim? Takım çok önemli üç maçta altı gol atmış, kalesinde doğru düzgün pozisyon bile görmemiş… Niye bozuyorsun kadroyu? Hadi Toraman sakatlandı ve o bölgede zorunlu bir değişiklik yaptın, peki Ekrem’in yeri niye değişti? İsmail Köybaşı neden yedek? Denizli, beşaltı hafta üst üste aynı oyuncuları, aynı bölgede kullansa ve zorunlu haller dışında değişiklik yapmasa hem sistem oturacak, hem takım makine düzeninde oynamaya başlayacak ama nerde? Devamı için tıklayın… »
Destan yazdılar
Günümüz futbolunun en önemli gerçeği şu: Rakip savunmadan dönen topları alamazsan zor gol atarsın, kendi savunmandan gelen topları alamazsan kolay gol yersin… İki kere iki dört… Bu dönen topları alabilmek için de eğer elinde iki tane Gerrad yoksa orta alanda üç ya da dört oyuncu bulunduracaksın… Denizli nihayet bu gerçeği gördü. Trabzon ve Fenerbahçe’den sonra Manchester karşısında da doğruyu yapıp ortayı dörtledi. Dün gece Old Trafford’da Beşiktaş genel olarak bu doğruları yaptı. Aksayan üç kişi golü atan Tello, İsmail ve çok çalışmasına rağmen çok top kaybeden Bobo’ydu… Tello topsuz oyunda hiç yoktu, İsmail panik yaptı… Harika bir gol atan Tello bir daha sahada görünmedi… Bu Beşiktaş’ın çok rahat pozisyonlarda bile kontrataklara çabuk çıkmasını Devamı için tıklayın… »


