Geçen haftaki yazımda Niang için “Tam isabet. Fenerbahçe durdu durdu, turnayı gözünden vurdu” yorumunda bulunmuştum. Siyahi oyuncu, civa gibi ele avuca sığmıyor, çok iş yapıyor. En önemlisi de rakip defansın göbeğine diklemesine dalışlarda bulunuyor. Devamı için tıklayın… »
Çarşamba Alex’siz de olabilir
Quaresma noktayı koydu
Beşiktaş ilk yarıda iki, ikinci yarıda da iki gol attı. Ancak ilk yarıdaki futbolu, insanı donduracak kadar soğuktu. Herhalde siyah-beyazlı taraftarlar bu bölümü titreyerek izlemişlerdir. Karabükspor’un değerlendiremediği tam 4 net pozisyon vardı. Birinde Cenk başarılıydı, diğer üçünde Karabükspor’lu oyuncular beceriksizdi. Beşiktaş, pozisyona girmeden ilk yarıyı iki golle kapattı. Goller duran toplardan. Yediği gol de duran toptan. 45 dakikanın özeti; Beşiktaş hiçbir şey oynamadı, Karabükspor oynadı ama bunu skora yansıtamadı. Devamı için tıklayın… »
Kartal ter attı
Kartal’ın futbolunu beğenmedim. Şimdi hemen “Dört farkla kazanan bir takımın oyunu beğenilmez mi?” demeyin. Gerçekten ilginç bir maçtı. Beşiktaş özellikle savunma hattıyla S.O.S verdi. Direkler ve Cenk, Helsinki takımına bela oldu. İki takım arasında bu kadar kalite farkı varken, Beşiktaş rakibine bu kadar çok pozisyon verir mi? Elbette bunda savunma oyuncuları kadar orta alan ve ileri uçtaki oyuncuların da suçu büyüktü. Çok şükür ki, rakipte bitirici oyuncu yoktu. Ve de şans Kartal’ın yanındaydı. Devamı için tıklayın… »
Burası Türkiye Schuster!
Tamam kabul, Schuster takımı tanımak öğrenmek istiyor. Ve bir de Perşembe-pazar maçların düşünüyor. Ancak takımla bu denli oynanmaz. Helsinki maçındaki ilk on birin yarısı dışarıda. Özellikle de defansta üç değişik isim. Ve bunlar rakibi ofsayt uygulamasıyla durdurmaya çalışıyorlar. Dünyada “ofsayt taktiği” diye bir şey kalmadı. Üç kez beş kez yaparsın birinde tökezlersin veya yardımcı hakem atlar, çıra gibi yanarsın. Nitekim de öyle oldu. Devamı için tıklayın… »
Quaresma mı yoksa Stoch mu?
Dedikoduyu öyle çok severiz ki, kulaktan kulağa yayılan son havadis şöyle. F.Bahçe yönetimi Quaresma’yı düşünmüş, girişimde de bulunmuş, istese hemen alıverirmiş. Ancak Aykut hoca veto etmiş. “Quaresma değil, Stoch” demiş. Devamı için tıklayın… »
Tek tabanca yetmez
İnönü’deki ilk maçta elde edilen üç farklı bir skor… Rakip kurabiye gibi tek dişle un ufak oluyor… Ve de daha 10. dakikada Ekrem ve Nihat ile gelen iki gol. Böyle bir ortamda geride kalan 80 dakikayı oynamak futbolcu için hiç de kolay değildir. İş bitmiş her şey belli olmuş, Artık bundan sonrası angarya. Özellikle de takımın banko oyuncuları aynen böyle düşünürler. Devamı için tıklayın… »
Bakan sporcu olursa
Spor Bakanlığı’nın hazırladığı bir kanun tasarısı var. Yakında Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulacak. Spor Bakanımız Faruk Özak, futbolun içinden gelmiş, son derece saygın ve güvenilir biri. Bu taslak büyük ölçüde kendisinin eseri. Devamı için tıklayın… »
Takımım İspanya
Türkiye şampiyonada değil. Brezilya o eski görkemli görüntüsünün çok uzağında. Peki ben hangi takımı tutacağım. Bugün Almanya’nın mı yoksa İspanya’nın mı finale çıkmasını ve hangi takımın şampiyon olmasını isteyeceğim? Devamı için tıklayın… »
Kapıları kapatmayın
Getafe’ye dönen İbrahim Kaş Beşiktaş’a sitemde bulunmuş. Geçirdiği kaza sonrası Beşiktaşlı yöneticilerin ve Mustafa Denizli’nin ilgisizliğinden söz etmiş. Daha da ileri gitmiş yöneticilerin hakkında yalan haber yaptırdığını belirtmiş. “Giderken kapıyı açık bırakmak” lafını sıkça kullanırız. Ne yazık ki gençlerimiz köprüleri yıkıp gitmeyi marifetmiş zannediyorlar. Neden susmayı bilmezler. Neden hatayı hiç kendilerinde bulmazlar. Devamı için tıklayın… »
Schuster işini bilir
Geçen sezon Galatasaray UEFA eleme maçları için sezonu erken açmış, erken form tutmuş ve daha sonra bir düşüş yaşamıştı. Pek çok kimse bu düşüşü sezonu erken açışa bağlamıştı. Şimdi yine aynı türkü söyleniyor ve bu kimseler Beşiktaş’ı da aynı tehlikenin beklediğini belirtiyorlar. Bu değerlendirmeler nasıl yapılıyor, neye dayanarak yapılıyor aklım almıyor. Yok böyle şey, hiç yok. Beşiktaş’ı da böyle bir tehlikenin beklemesi söz konusu değil. Devamı için tıklayın… »
Adı üstünde Schuster
Günlerdir Schuster ile yatıyor, Schuster ile kalkıyoruz. Her kafadan bir ses çıkıyor. Bağıran bağırana… Bir kesim “Alman hoca ile önceden anlaşma sağlandı. Yönetim sakladı” diyor. Diğer kesim “Hayır değil, Mustafa hocanın rahatsızlığı ortaya çıkınca görüşme yapıldı” iddiasında bulunuyor. Ortalık toz duman, kıyamet kopuyor.
Diyelim ki yönetim Mustafa Denizli’nin rahatsızlığını bildiği için bir B planına gereksinim duydu, bu nedenle de hocasının durumu tam netleşmeden Schuster ile bir ön görüşme yaptı. Devamı için tıklayın… »
Kartal’ın transfer sancıları
Mustafa Denizli’nin gidişine üzülenler de var, sevinenler de. Ben üzülenler arasındayım. Bunu geçtiğimiz Pazar günkü yazımda da çok net bir biçimde belirttim. Denizli’yi Beşiktaş çok arayacak. Umarım dönüşü çabuk olur.
Denizli’nin gitmesiyle şimdi bir de transferdeki rota ile ilgili problemler ortaya çıktı. Denizli giderken, “Her türlü programımız hazır. Gidecekler de belli, boş yerler de” şeklinde bir açıklama yaptı. İyi güzel de bu program Denizli’nin kendi oyun planına, mantelitesine göre dizayn edildi.
Devamı için tıklayın… »
Dönüşünü bekleyeceğim
Medya kazanı bu kez de Mustafa Denizli’yi içine aldı. Çekti çekiştirdi kafasına göre takıldı. Teori üstüne teori üretti. Son bir hafta içinde inanılmaz bir bilgi kirliliği ve kaosu yaşandı. Sonunda Beşiktaş ve Denizli muhteşem bir tablo ile son noktayı koydu. Başkan ve yönetim tam kadro Denizli’nin yanında yer aldı. Büyük bir gövde gösterisiydi. Beşiktaş’a yakışan bir veda töreni oldu. Yönetim Beşiktaş duruşunu vurguladı. Denizli lider görüntüsünü bir kez daha sergiledi.
Devamı için tıklayın… »







