Zirvedeki dört takım gözlerini puan cetvelinde aşağı çevirmiş, Beşiktaş’ın alttan zorlayıp zorlayamayacağını merakla beklerken Beşiktaş sakin bir ruh hali ile maça başladı. “Nasıl olsa golü bulurum” düşüncesiyle ve de belki ideal formül olan Bobo ve arkasında Nihat Kahveci ile hücum organizasyonları gol getirmediyse de göze hoş geldi. Beşiktaş’ın hırsı kadar Manisa’nın da ligdeki yerine isyan edercesine mücadelesi yedikleri gole erken cevap vermelerini sağladı. Devamı için tıklayın… »
Balayı bitti
Alıştık bir kere
İki haftadır yaşatılan zaferlerin sarhoşluğu ile hepimiz en azından hafta sonu için liderlik koltuğuna yavaş yavaş oturmaya hazırlanmıştık. Mustafa hocanın maçtan birkaç gün önce, “Yeter ki üç puan olsun, ne şekilde olması önemli değil” deyişi; bu maçın zorluğunu ve çekilebilecek olası gol kısırlığını tahmin ettiğini gösteriyordu. Bununla birlikte camiada yaşanan sarhoşluğun, hiçbir şekilde takımda söz konusu olmadığını söyleyebiliriz. 75 dakika bitmeden, tükenmeden, sağdan, soldan ve göbekten, kısaca bulunabilecek her delikten 18′e aktarılmaya çalışılan toplar; ne yazık ki forvet hattındaki zaaftan bir türlü pozisyon olarak olgunlaşamadı. Devamı için tıklayın… »
Kısmet tepilmez
Geçen sezon tüm Beşiktalılar’ın çok ‘ah-vah’ yaptığı hafta sonları yaşanmıştı… Ellerde kâğıt kalem, puan durumu ve olasılıkların nasıl değerlendirilmediği hesaplanıyordu. Bu sezon ise takım çıkışa geçtiği günden beri bu kısmetli haftaların değeri de bilinmeye başlandı. Rakiplerin düşüşe geçmesi ile Beşiktaş’ın çıkışının aynı haftalara rastlaması da futbolun ayrı bir cilvesi. Böyle bir durum 6 yıl önce Beşiktaş’ta yaşandı diye komiteler kurulup incelemeler yapıldı… Devamı için tıklayın… »
Nakarata son
Bir maç bir takımın toksinlerini ne kadar atabilir? Bir maç haftalar boyunca ayaklar altına alınan onurları nasıl tamir eder? Bir maç kaç Beşiktaşlı’nın yeniden gururla formalarını giyip sokaklara düşmelerini sağlar? Bütün bunlara cevap yazarak ve vakit ayırarak bu köşenin yenini harcamayalım. İki takım da uzunca bir süre Devamı için tıklayın… »
Yağmur adamlar
Bu adamların Fink, Ernst ve İsmail oldukları konusunda herhalde maçı izleyen herkes hemfikirdir. Bu maçta ıslanan her oyuncu, her seyirci hakkını helal etsin, zira bu kadar kısa zaman dilimi içerisinde neredeyse yazdan çıkıp kışa girerek bir maç oynamak her oyuncunun harcı değil. Bu maçta tribünleri doldurmak da her vefalı olduğu bilinen seyircinin yapacağı iş değil. Kadro açıklandığında Ernst-Fink ikilisi takımın sezon başında ideal kabul ettiğimiz ikilisi idi.
Devamı için tıklayın… »


