ÖNEMLİ TELEFONLAR

Veri Basın Haber Ajansı 27 - Ekim - 2009

GENEL ÖNEMLİ TELEFONLAR

Polis İmdat:155
Alo Trafik :154
Yangın İhbar:110
Bilinmeyen Tel:118
Tel Arıza:121
Alo Zabıta :153
Alo RTÜK:178
Emniyet Danış. :174
Alo Valilik:179
Su Arıza:185
Elektrik Arıza:186
Gaz Arıza:187
Kablo TV Arıza:126
Sağlık Danışma:184
Cenaze Hizmet.:188
Vergi Danışma:189
Alo Tüketici:174
Hızır Acil:112
Uyandırma Servis:135
Özel Servis Numaraları
Sıhhi İmdat 112
Posta Kodu Danışma 119
Telefon Arıza 121
Ankesör Arıza 122
Teleks Arıza 123
Kablo Tv Arıza 126
Alo Zabıta 153
Alo Trafik 154
Jandarma imdat 156
PTT Danışma 161
PTT Borç Sorma 163
Orman Yangın Yhbar 177
İş ve İşçi Bulma 180
Çevre Bilgi 181
Ruhsal Danışma 182
Sağlık Danışma 184
Su Arıza 185
Elektrik Arıza 186
Gaz Arıza 187
Cenaze Hizmetleri 188
Vergi Danışma 189

İSKİ: 588 38 00-185
İETT: 245 07 20
İGDAŞ: 626 46 46

VİLAYET

Santral 514 17 50
Halkla ilişkiler 528 39 32
Emniyet Müdürlüğü; 635 00 00
İETT Genel Müdürlüğü; 245 07 20

DENİZ YOLLARI

Deniz Otobüsü Danışma; 516 12 12
Deniz Yolları Danışma; 252 17 00
Deniz Yolları İşletmesi; 249 92 22
Hızlı Feribot; 458 26 45
Şehir Hatları; 244 42 33

BEŞİKTAŞ ÖNEMLİ TELEFONLARI

Belediye: 319 42 42
Kaymakamlık: 327 33 10
Emniyet: 327 52 73-80-86-88
İtfaiye: 261 75 00
TEK: 267 53 21
Telekom: 288 42 10
Mezarlık: 272 13 73
İSKİ: 285 94 19
Sağlık M: 327 33 14
Milli Eğitim: 325 50 01
Halk Eğitim: 260 31 30
PTT: 236 98 71
Nüfus M: 259 84 44
İtfaiye: 22781 19
Tapu M: 261 73 90
Özel İdare: 261 02 72
Verem S.: 261 33 39
Müftülük: 261 00 84
Kadastro: 261 33 97
Mrk. Sağlık: 236 22 65
Şaban G.S.O.: 257 01 16
SSK: 261 71 15
SSK Levent: 268 35 45
Sait Çiftçi: 236 77 62

KARAKOLLAR

Beşiktaş İlçe Emniyet Müdürlüğü; 3275280-86-88
Beşiktaş Merkez: 3275277
Ortaköy Karakol Amirliği; 261 84 54
Arnavutköy Karakol Amirliği; 263 60 07
Bebek Karakol Amirliği; 263 61 24
Etiler Karakol Amirliği; 263 61 22
Levent Karakol Amirliği; 264 18 00
Dikilitaş Karakol Amirliği; 260 90 43
Asayiş Ekipler Amirliği; 260 33 85

BEŞİKTAŞ BELEDİYESİ

Santral: 3194242
Şikayet Hattı: 4444455

KONSOLOSLUKLAR

Avustralya 257 70 52
Birleşik Arap Emirlikleri; 279 63 49
Bosna Hersek 279 49 31
Bulgaristan 269 04 78
Endonezya Cumhuriyeti 287 00 08
K.K.T.C. 227 34 90
Kanada 272 51 74
Malezya 247 17 28
Malta 227 60 81
Meksika 259 32 11
Mısır 265 24 40
Peru 279 07 50

MUHTARLIKLAR

Abbasağa 2278327
Akatlar 3512169
Arnavutköy 2656795
Ulus 2872715
Balmumcu 267 29 79
Bebek 263 33 00
Cihannüma 2587961
Dikilitaş 2615733
Etiler 2875383
Gayrettepe 2882016
Konaklar 2824212
Kuruçeşme 2870638
Kültür 2635312
Levazım 2889321
Levent 2647531
Mecidiye 2617330
Muradiye 2604123
Nispetiye 2317161
Ortaköy 2616521
Sinanpaşa 2587574
Türkali 3598710
Yıldız 2615005

NOTERLER-BEŞİKTAŞ

Noter Odası 216 60 07
1. Noter 260 22 46
2. Noter 261 00 43
3. Noter 261 35 82
4. Noter 261 57 62
5. Noter 258 61 94
6. Noter 269 00 99
7. Noter 260 56 23
8. Noter 266 02 72
9. Noter 279 55 49
10. Noter 259 20 44
11. Noter 278 42 12
12. Noter 227 26 01
13. Noter 265 09 00
14. Noter 216 13 50
15. Noter 287 85 22
16. Noter 325 05 28
17. Noter 272 33 72

KÜLTÜR MERKEZLERİ-BEŞİKTAŞ

Akatlar Kültür Merkezi 282 60 76
Beşiktaş Kültür Merkezi 259 24 36
Levent Kültür Merkezi 325 43 31
Ortaköy Kültür Merkezi 236 58 02
Yüksel Sabancı Kültür Merkezi 259 70 70

KÜTÜPHANELER-BEŞİKTAŞ

Bahriye Üçok Ortaköy 260 82 23
Boğaziçi Üniversitesi Bebek 263 15 00
Ortaköy 260 86 78
İslam Tarih, Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi Beşiktaş 260 59 88
Milli Saraylar İhtisas Kütüphanesi ve Arşivi Dolmabahçe 227 34 41
M.S.Ü. Fen-Edebiyat Fak. Beşiktaş 260 02 74
Türkiye Şişe ve Cam Fabrikalary A.Ş. Belge ve Bilgi Merkezi 266 90 99
YTÜ Dokümantasyon Dairesi Başkanlığı Yıldız 260 80 94

TİYATROLAR-BEŞİKTAŞ

Beşiktaş Kültür Merkezi Oyuncuları 260 11 56
Ortaköy K. M. Afife Jale Sahnesi 236 58 02

MÜZELER-BEŞİKTAŞ

Çırağan Sarayy Müzesi; 258 33 77
Deniz Müzesi 261 01 30
Dolmabahçe Sarayı Müzesi 258 55 44
Ihlamur Kasrı 261 29 91
Resim ve Heykel Müzesi; 261 42 98
Yıldız Sarayı Müzesi; 260 55 25
Yıldız Şale Köşkü; 259 45 70
Aşiyan Müzesi; 263 69 86
Çamlı Köşk Dolmabahçe; 258 55 44

KÖŞKLER-BEŞİKTAŞ

Dolmabahçe 261 02 25
MSÜ Resim ve Heykel Müzesi 261 42 98
Şehir Müzesi Yıldız Sarayı; 258 53 44
Yıldız Sarayı Tiyatrosu ve Sahne Kostümleri Seksiyonu Sahne
Sanatları Müzesi; 258 30 80

MÜZİK MARKETLER-BEŞİKTAŞ

Genesis Müzik Evi- Bebek 263 38 46
Hormony-Gayrettepe 267 34 14
Pena Müzik Evi -Beşiktaş 227 65 82
Raksotek -Ortaköy 260 79 18
Raten Music Center- Beşiktaş 259 00 28

OTOMOBİL-BEŞİKTAŞ

OPEL – Gerçek Otomobilcilik. Balmumcu Merkez Showroom Barbaros Bulvary No: 103/A Darphane Önü 80700 Balmumcu/BEŞiKTAŞ.Tel: (0212) 227 47 62. Fax: (0212) 259 74 83
Gerçek Otomobilcilik San. Ve Tic. A.?. Dolmabahçe Showroom & Servis Libadiye Caddesi Demokrasi Parky Karşısı Dolmabahçe/BEŞİKTAŞ Tel: (0212) 296 82 15. Fax: (0212) 296 62 24
Gerçek Otomobilcilik. Kuruçeşme Showroom Kuruçe?şe Cad. No: 66/68 Kuruçeşme/BEŞ.Tel: (0212) 287 41 16 Fax: (0212) 287 41 20
BMW- Borusan Oto Servis ve Ticaret . Motosiklet Merkezi Kuruçeşme Cad. No: 72 Kuruçeşme/BEŞ. el: (0212) 287 72 50 . Fax: (0 212) 287 72 54
ALFA ROMEO – Alfam Otomotiv San. Barbaros Bulvarı No: 135/B 80700 Balmumcu/BEŞ. Tel: (0212) 274 01 20 Fax: (0212) 272 94 25
MAZDA- Merbil Mazda Center Satış, Servis, Yedek Parça Barbaros Bulvarı No: 127 Balmumcu/BEŞ. Tel: (0212) 274 55 50. Fax: (0212) 211 35 59
SUBARU- Kamer Hür Otomotiv İnşaat San. Showroom – Aytar Cad. No: 16/3 Levent/BEŞ. Tel: (0212) 281 72 23 – 284 02 29 – 284 02 30

TANITIM-REKLAM-YAYINCILIK İLETİŞİM HİZMETLERİ

Veri Basın: 2368081-82

CATERİNG HİZMETLERİ-BEŞİKTAŞ

Ceremony- Dikilitaş 274 02 80
Cheese & Things Etiler 263 48 44
Cuisine Catering Etiler 263 30 40
Divan Outside Catering- Kuruçeşme 257 71 50
Elchyn Cat. Services-Levent 269 09 01
Fleurete Davet Org.- 4.Levent 269 21 90
Hülya Uğur Ustaoğlu- 4.Levent 278 70 64
K&M Tanıtım ve Org.- Ortaköy 236 27 04
Meto Catering- Gayrettepe 266 40 28
Oda- Ortaköy 258 79 24
Sardunya Outside Cat. -Gayrettepe 266 41 13

AMBULANS HİZMETLERİ

Ambulans 2000: 222 61 61
Ambulans ve Helikopter; 505 72 72
Hava Ambulans Taşımacılık Vakfı; 220 40 54
International Helikopter – Ambulans; 230 96 38

ECZANELER-BEŞİKTAŞ

Beşiktaş-Gayrettepe- Dikilitaş-Balmumcu
Acarer Eczanesi – Beşiktaş Kültür Mer. Altı 260 11 55
Akdeniz Eczanesi- Başak Sok. No:30 Gayrettepe 272 46 04
Alev Eczanesi -Emirhan Cad. No:22- Dikilitaş 260 91 31
Aysel Eczanesi- Ihlamurdere Cad. No:156B Beşiktaş 261 45 61
Berin Eczanesi- Spor Cad. No:22 Maçka 260 18 71
Demet Eczanesi- Sinanpaşa Köprüsü S. No:17/4 Beşiktaş 260 50 42
Elif Eczanesi – Ihlamurdere Cad. No:82/A Beşiktaş 260 04 15
Emek Eczanesi- Ihlamurdere Cad. No:128 Beşiktaş 261 10 92
Ferhan Eczanesi- Ihlamurdere Cad. No:159/3 Beşiktaş 227 20 86
Görsün Eczanesi- Emirhan Cad. No:47/3 Dikilitaş 268 40 63
Güven Eczanesi – Başak Sok. Gayrettepe 272 17 06
İkiler Eczanesi- Fahri Gizden Sok. No:11/5 Gayrettepe 275 25 14
İkizler Eczanesi- Şehit Asym Cad. No:51/4 Beşiktaş 260 05 03
İlgi Eczanesi -Yıldız Cad. No:52/12 Beşiktaş 236 18 85-88
Karadeniz Eczanesi – Ihlamurdere Cad. No:129 Beşiktaş 259 56 53
Kardelen Eczanesi- Emirhan Cad. Hora S. No:65 Dikilitaş 236 35 99
Kalyoncu Eczanesi- Şair Nedim Cad. No:92/A Beşiktaş 259 59 33
Karasu Eczanesi- Köyiçi Cad. Şair Leyla Sok. No:16/5 Beşiktaş 259 05 13
Keremhan Eczanesi – Göktürk Sok. Gayrettepe 272 90 78
Merkez Eczanesi- Emirhan Cad. Çarşı Durağı Dikilitaş 262 92 60
Nermin Eczanesi- Türkali Mah. İmamzade S. No:8/1 Beşiktaş 261 10 45
Nur Eczanesi- Emirhan Cad. Dikilitaş Sok. No:37 Dikilitaş 260 48 11
Nursan Eczanesi – Yıldız Posta Cad. No:28 Gayrettepe 266 48 11
Özden Eczanesi- Cemil Aslangüder S. Gayrettepe 267 00 23
Pınar Eczanesi- Yeni Mah. Sinemacı Sok. No:5/7 Beşiktaş 261 42 49
Soley Eczanesi-Gelincik Sok. No:6 Dikilitaş 261 15 30
Sürmen Eczanesi- Ihlamurdere Cad. Odalar Sok. No:12 Beşiktaş 261 22 09
Tülay Eczanesi – Çırağan Cad. No:61 Beşiktaş 227 09 61
Tümay Eczanesi- Emirhan Cad. No:11/A- Dikilitaş 259 75 10
Türkay Eczanesi- Nüzhetiye Cad. No:11/A Beşiktaş 260 24 40
Uğur Eczanesi – Hüsrev Gerede Cad. No:39/1-2 Beşiktaş 236 18 64
Volkan Eczanesi- Emirhan Cad. No:123/1-B Dikilitaş 258 44 60
Ediz Eczanesi – Yıldız Cedidiye Sok. No:1/1 Beşiktaş 261 19 75
Yüksel Eczanesi – Balıkçılar Çarşısı Yanı Beşiktaş 258 69 24
Mutlu Eczanesi- Ortabahçe Cad. No:59 Beşiktaş 261 39 83
Ihlamur Eczanesi- Ihlamurdere Cad. No:49 Beşiktaş 261 07 54
Beyhan Eczanesi- Ihlamurdere Cad. Beşiktaş 261 01 98
Sağlık Eczanesi- Ortabahçe Cad. No:28/A Beşiktaş 261 01 98
Valideçeşme Eczanesi- Spor Cad. No:127 Maçka 260 29 19
Yeni Yıldız Eczanesi- Yenimahalle Yıldız Posta Cad No:19 Beşiiktaş 261 24 99
Meral Eczanesi – Asariye Cad. No:24/A Beşiktaş 260 14 50
Beşiktaş Eczanesi Ortabahçe Cad. No:24/A Beşiktaş 261 01 84
Bulvar Eczanesi- Barbaros Bulvarı No:43/1 Beşiktaş 261 63 16
Onur Eczanesi- Serencebey Yokuşu No:10/2 Beşiktaş 250 12 33
Oya Eczanesi – Yıldız Posta Cad. Jandarma Mektebi Sok. 261 00 90
Sera Eczanesi – Barbaros Bulvarı Eski Yıldız Yolu No:52 Beşiktaş 260 63 63
Günseli Eczanesi- Barbaros Bulvarı No:70. Beşiktaş 261 91 30
As Eczanesi- Konutlar C Blok No:30 Balmumcu 2723196
Aslan Eczanesi Barbaros Bulvarı No:18 Balmumcu 211 55 71
Aylin Eczanesi -Cemil Aslangüder Sk. Gayrettepe 272 07 22
Seher Eczanesi – Emirhan Cad. Fulya Sitesi B Blok No:27/1 Dikilitaş. 261 78 84
Site Eczanesi – Yldız Posta Cad. No:28 Gayrettepe 266 39 29
Sultan Eczanesi- Barbaros Bulvarı. Fuat Sarp Sok. No:5 Balmumcu 274 02 65
Meral Eczanesi- Yıldız Posta Cad. No:3 Balmumcu 266 26 50
Nursun Eczanesi – Necati Albruz Sok. No:13 Beşiktaş 266 14 67
Saba Eczanesi- Hattat Tahsin Sok. No:24 Vişnezade- 258 39 07
Orkide Eczanesi -Şair Nedim Cad. No:119 Beşiktaş 260 49 49 Etiler-Levent-
Akatlar Şifa Eczanesi A.Adnan Saygun Cad. No:5 2.Ulus 282 35 43
Suna Eczanesi – Tepecik Yolu Narin Sit. No:62/3 Etiler 266 97 65
Deniz Eczanesi- Aytaç Cad. No:18 Etiler 264 93 12
Akatlar Eczanesi- Zeytinoğlu Cad. No:49/A Akatlar 269 66 16
Akalay Eczanesi- Nispetiye Cad. No:28/3- 1.Levent 264 0857
Özgen Eczanesi – Levazym Sitesi G1 Blok Pasajı 1.Levent 273 36 02
Altuğ Eczanesi – Nispetiye Cad. No:40 Etiler 263 40 79
Erdoğan Eczanesi Zeytinoğlu Cad. No:78/1 Akatlar 269 89 08
Sevil Eczanesi – Konaklar Mah. Akçam Sok. No:8/114. Levent 269 83 85
İkbal Eczanesi Ordu Pazarı Karşısı No:31 Yeni Levent 270 14 83
Ayfer Eczanesi Dereboyu Cad. Muvakkit Sk. No:54/1 Ortaköy 260 15 88
Can Eczanesi -Dereboyu Cad. No:129 Ortaköy 261 78 60
Dilek Eczanesi Cevdetpaşa Cad. No:180 Bebek 257 26 05
Kuruçeşme Eczanesi. Kyrbaç Sok. No:7/1 Kuruçeşme 265 50 11
Arel Eczanesi- Küçükbebek Cad. No:19/8 Bebek 265 56 52
Bebek Eczanesi – Manolya Sok. No:2/1 Bebek 265 02 67
Macit Mete Eczanesi- 1.Cadde No:85 Arnavutköy 265 05 35
Gündüz Eczanesi- Dereboyu Cad. No:96 Ortaköy 260 71 79
Cem Eczanesi -Cevdetpaşa Cad. No:342 Bebek 263 30 72
Zuhal Eczanesi Beyazgül Cad. No:37 Arnavutköy 263 42 61
Yeni Eczanesi – Dereboyu Cad. No:201/A Ortaköy 261 84 44
Sevinç Eczanesi – Dereboyu Cad. No:193/A Ortaköy 260 50 87
Mert Eczanesi -Küçükbebek Cad. No:7/1 Bebek 265 48 35
Boğaziçi Eczanesi Tayyareci Suphi Sok. No:22 Arnavutköy 265 81 98
Yeni Şifa Eczanesi – Dereboyu Cad. No:81 Ortaköy 268 89 28
Yasemin Eczanesi – Dereboyu Cad. Muvakkit Sok. No:32 Ortaköy 260 11 24
Eyüboğlu Eczanesi- Dereboyu Cad. No:79 Ortaköy 259 65 76
Fırat Eczanesi – Hamam Sok. No:12 Bebek 265 56 31
Dereboyu Eczanesi – Dereboyu Cad. No:79 Ortaköy 259 65 76
Ortaköy Eczanesi-Eski Bahçe Sok. Çebeçi Hanı No:4 Ortaköy 261 99 90

HASTANELER VE SAĞLIK MERKEZLERİ-BEŞİKTAŞ

Dünya Göz Hst. 281 11 11
Etiler Hst. 265 20 37
Etiler Polikliniği 283 03 33
istanbul Ortopedi Merkezi 324 03 24
Levent Sağlık Hst 264 64 35
Methodist Hst. 227 85 70
Ortaköy Şifa Yurdu 241 52 60
Ota Sağlık Mer. 227 84 50
Özel Levent Hst. 2700022

OTOBÜS FİRMALARI

Ulusoy Turizm 236 20 40
Metro Turizm 261 19 30
Kamil Koç 259 11 76
Pamukkale 258 48 54
Uludağ Seyahat 227 50 67
Ç.Kale Truva 258 90 15

KİTAPEVLERİ-BEŞİKTAŞ

A Kitabevi Beşiktaş 259 31 26
Bilgi Kitabevi Beşiktaş 261 44 81
Bizim Kitabevi Beşiktaş 261 10 54
Bo?aziçi Kitabevi Bebek 265 41 65
D&R Etiler 263 29 14
Dünya Kitabevi Bebek 265 71 03
Kabalcy Kitabevi Beşiktaş 261 31 24
Kelepir Beşiktaş 236 24 76
Pan Kitabevi Beşiktaş 261 80 72
Remzi Kitabevi Akmerkez 282 02 45
Mayadrom 284 57 00
Saka Kitabevi Beşiktaş 260 12 79
Uluslararası Kitapçılık Etiler 257 94 46

ALIŞVERİŞ MERKEZLERİ-BEŞİKTAŞ

Akmerkez Etiler 282 01 70
Alkent Alışveriş Merkezi Etiler 257 81 18
Mayadrom Akatlar 352 31 28

SİNEMALAR-BEŞİKTAŞ

Etiler Akmerkez 282 05 05
Beşiktaş Mıstık 260 11 56
Beşiktaş Yumurcak 261 01 91
Etiler Hillside 263 18 38
Levent Kültür Merkezi 325 43 31
Ortaköy Feriye 236 28 64
Ortaköy Kültür Merkezi 258 69 87
Ortaköy Princess 227 91 47

OTELLER-BEŞİKTAŞ

Conrad International 227 30 00 – 259 66 67
Çırağan 258 33 77 – 259 66 86
Etiler Akmerkez Residence Apart Hotel 282 01 20
Gayrettepe Dedeman 274 88 00 – 275 11 00
Ortaköy Princess 276 60 10 – 260 21 48
A La Turka 258 79 24
Balmumcu The Plaza Hotel 274 13 13 – 273 15 90

HASTANELER-İSTANBUL

Acıbadem Poliklinik: 0 212 283 03 33
Acıbadem Göz: 0 212 284 90 90
M.Florence Nıghtıngale:0 212 288 34 00
Özel Dentistanbul Diş:0 212 327 40 20
Özel Dünya Göz:0 212 339 39 00
Etiler Poliklinik:0 212 324 73 73
Etiler Şube:0 212 444 44 69
Özel Hattat:0 212 282 36 46
Özel Internatıonal Hospital.:0 212 663 30 00
Int.Hos. Etiler Kli.:0 212 280 40 30
Acil Yard. ve Trafık Hastanesi:0 212 591 34 16
Akliye Lape Hastanesi:0 212 246 10 20
Aksoy Hastanesi:0 212 274 88 90
Anadolu Özel Hastanesi:0 216 391 60 20
Avcılar Candan Hastanesi:0 212 695 55 00
Avrasya Hospital:0 212 665 50 50
Balat Musevi:0 212 635 92 80
Balıklı Rum Hastanesi:0 212 582 73 30
Bayrampaşa Göz Hastanesi:0 212 612 79 20
Bilgi Hastanesi:0 212 234 31 10
Böbrek Sağ. Ve Diy. Merk. Hast.:0 212 507 99 50
Çamlıca Hayat Hastanesi:0 216 521 30 30
Dr. Pakize Tarzı Doğ. ve Cerrahi:0 212 248 48 40
Fertijın Kadın Hastalıkları Dogum:0 212 234 25 85
Bayrampaşa Göz Hastanesi:0 212 612 79 20
Huzur Hastanesi:0 212 589 55 75
Halkalı Kent Hastanesi:0 212 471 20 00
Hayrunnisa Hastanesi Ve Dogum Evı:0 212 503 92 10
International Hospital:0 212 663 30 00
JFK Hospital:0 212 441 41 42
Özel Amerikan Hastanesi:0 212 231 40 50
Özel Avrupa Hastanesi:0 212 288 20 95
Özel B.Evler Haznedar Ömür Hast.: 0 212 571 87 38
Özel Erdem Hastanesi:0 216 443 46 51
Özel Göztepe Hastanesi:0 216 565 40 65

KÜLTÜR MERKEZLERİ-İSTANBUL

Aksanat Akbank Kültür Merk.: 0 212 252 35 00
Alman Kült. Merk./Goethe Enst.:0 212 249 20 09
Atatürk Kültür Evi:0 216 390 40 19
Atatürk Kültür Merkezi AKM:0 212 251 56 00
Beşiktaş Bel. Akatlar Kültür Merk.:0 212 351 93 94
BM Çağdaş Sanat Merkezi:0 212 231 10 23
Borusan Kültür Sanat Merkezi:0 212 292 06 55
Bostancı Gösteri Merkezi: 0 216 384 72 10
Cemal Reşit Rey Konser Salonu:0 212 232 98 30
Fransız Kültür Merkezi: 0 212 334 87 40
Harbiye Kültür Merkezi: 0 212 233 27 20
İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı: 0 212 293 31 33
İstanbul Sanat Merkezi İSM:0 212 254 96 96
İstasyon Sanat Merkezi:0 212 230 66 17
İstek Vakfı Kültür ve Sanat M.:0 212 266 51 56
İş Sanat Kültür Merkezi:0 212 316 00 00
Kabataş Kültür Merkezi:0 212 236 25 22
Müjdat Gezen Sanat Evi:0 216 346 51 09
Necip Fazıl Kültür Merkezi:0 212 575 40 34
Pera Sanat Merkezi:0 212 245 44 60
Rıfat Ilgaz Kültür Merkezi: 0 212 293 23 98
Tarık Zafer Tunaya Kültür M.:0 212 293 12 70
Yunus Emre Kültür Merkezi:0 212 661 19 41
Yüksel Sabancı Kültür Merkezi:0 212 253 70 70

ALIŞVERİŞ MERKEZLERİ-BEŞİKTAŞ

Polcenter: 0 212 270 63 31
Alkent Alışveriş Merkezleri:0 212 257 46 84
Çarşı Mağazaları / Maslak:0 212 286 27 20
Kule Çarşı:0 212 316 10 15
Mayadrom Alışveriş Merkezi:0 212 284 57 06
Metrocity: 0 212 282 49 52
Pabetland:0 212 285 21 85
Uptown Etiler Alışveriş Merk.:0 212 352 31 71
Benetton: 0 212 282 01 39
Chicco:0 212 282 07 40
Diesel Kids:0 212 282 26 10
Joker:0 212 282 10 76
Kid`s Story:0 212 282 01 46
Kiddyland:0 212 282 01 22
Mothercare:0 212 282 01 70
Tommy Hilfiger Kidswear:0 212 282 26 26
Toyzz Shop:0 212 282 10 00

ALIŞVERİŞ MERKEZLERİ-İSTANBUL

Atrium Alışveriş Merkezi: 0 212 661 12 33
Bauhaus: 0 216 448 03 44
Capitol:0 216 391 19 20
Carousel Alışveriş Merkezi:0 212 570 84 34
Carrefour/Büyükçekmece:0 212 852 06 06
Profilo Alışveriş Merkezi: 0 212 216 44 00
Tepe Nautilus Alışveriş Merkezi:0 216 339 39 29
YKM Büyükçekmece:0 212 883 42 52
YKM Galleria:0 212 661 72 40
YKM Suadiye:0 216 478 28 45
YKM Sultanhamam: 0 212 526 82 50
YKM Şişli: 0 212 248 41 20
Z.Burnu Olivium Outlet Center:0 212 547 74 53
Kids Safe-T:0 216 456 76 45
Mothercare:0 212 661 39 65
Nişantaşı Kanz Shop:0 212 248 47 18
Polcenter: 0 212 270 63 31
Metro Güneşli: 0 212 478 70 00
Praktiker: 0 216 451 69 07
Printemps:0 212 285 21 85
Olivium Outlet Center:0 212 547 74 53
Cevahir Alışveriş Merkezi:0 212 368 69 00
Boyner:0 212 335 75 75
Colony Outlet:0 212 580 45 75
Götzen:0 212 543 63 12
Mr. Bricolage: 0 212 630 08 07
Aymerkez:0 212 836 30 30
Maxi City: 0 212 736 00 36
Pratiker:0 216 451 01 02
Mass:0 212 616 22 65

BAR / CAFE / RESTAURANT

Acı Soğan 260 84 25
Ahtapot 261 91 48
Bellini Çırağan Palace Kempinski 258 33 77
Brasserie Çırağan Palace Kempinski 258 33 77
Çırağan Restaurant & Bar 258 33 77
Çiftnal Rest. 260 81 07
Gazebo Bar 258 33 77
Hanedan 260 48 54
International Lounge Conrad Hotel 227 30 00
Int.Lunch 227 30 00
Japan Club 266 14 23
La Maison 227 42 63
Manzara Conrad 227 30 00
Monteverdi 227 30 00
Ristorante Monteverdi Conrad Hotel 227 30 00
Summit Roof Bar 227 30 00
Tuğra Rest.Çırağan Palace Kempinski 258 33 77
Vogue 277 44 00
Wine’n Roses 236 20 92
Yıldız Bahçe 259 60 60 Etiler Adres 263 14 04
All Sports Cafe 257 42 99
Bar Papillon 257 37 68
Beymen Cafe-Bar 282 02 30
By Pello 283 09 48
Café de Paris 263 07 66
Cafe Dino 282 04 74
Cafe Fiskos 265 53 36
Cafe M 257 74 65
Cities 268 66 60
Coscienza Restaurant Bar 283 09 48
Cuisine 257 01 27
Çara Et Lokantası 257 54 97
Da Umberto 287 16 92
Daily News 257 86 85
Dalmaz Center 257 60 60
Dedikodulu Meyhane 265 40 34
Etiler Şamdan 263 48 98
Fasl-ı Meyhane 265 8998
Fly Inn 257 89 89
Hacı Emmi 287 32 99
Hacıdan 263 67 74
Kallavi 282 70 70
Little China 263 17 15
Mac Renzi 282 21 00
Nihavent 268 58 62
Osteria da Mario 265 51 86
Paper Moon 282 16 16
Pizza Papillon 257 39 46
Popüler Pizzeria 263 13 24
Quest 263 45 22
Sale E Pepe 280 88 03
Santa Fe 265 82 70
Seoul Restaurant Karaoke Bar 263 60 87
Şayan 270 29 47
Tandoori 257 84 79
Tgi Friday’s 257 70 78
Tiryaki Ocakbaşı 263 35 55
Trompet 257 13 76Levent
Ahmet Rasim 270 93 13
Always 280 73 97
Arena 270 01 08
Biges 279 93 93
Cafe Amadeus 269 56 86
Cafe Turc 269 45 58
Cafetto 264 49 61
Cool Bar 269 52 47
Dragon Levent 269 56 86
El Patio 283 50 14
Escobar 281 91 49
Hacıdan Ocakbaşı 278 44 72
Köşebar 270 24 33
La Boheme 283 48 35
La Toretta 270 40 50
Lal Ocakba?y 270 13 48
Le Cigare 279 86 98
Le Select 268 21 20
Namly Kebab 264 10 49
Nihavend 268 58 62
North Shields 281 43 58
Rodeo Drive 282 91 91
Sai-Tai 283 53 46
Set Kebab Salonu 264 44 72
Sherlock Holmes 281 63 72
Şans Restaurant 280 19 92
Şayan 24 270 29 47
Tiendes 288 55 95
Villa Keyif 264 07 20Ulus
Alfredo 257 88 18
Aşkana 268 74 42
Stamboul 263 35 55
Sunset Grill & Bar 287 03 57
Şamata 282 75 80
Şef Pelit Cafe 263 35 55
The Gallery 263 35 55
Ulus 29 265 61 81Ortaköy
A La Turka 258 79 24
Alageyik 258 87 55
Bodrum 260 74 14
Bol Kepçe 259 82 61
Café Caliente 260 96 08
Cafe Creme 227 72 94
Cafe Çaydanlyk 227 83 69
Caliente 260 96 08
Ceneviz Kahvesi 261 48 73
China Club 260 20 92
Cuba Bar 260 05 50
Çınar 261 58 18
Çınaraltı Restaurant 227 33 81
Dünya Restaurant 258 63 85
Feriye Bar 227 22 16
Gargantua 259 17 89
İlhami’nin Yeri 260 80 80
Lavinia 227 60 10
Mangal Köfte Salonu 260 46 64
Memo’s 261 83 04
MNM 261 60 05
Mor Fil 236 01 69
Myott 258 93 17
Neyzen Bar 227 69 01
Ristorante Vito 227 65 98
Rock Clup 260 84 41
Rock House Cafe 259 89 11
Ulu Orta 227 31 49
Ziya Bar 261 60 05

BEŞİKTAŞ

Ortaköy-Anjelique:0 212 327 28 44
Beşiktaş-Balmumcu Divan Pub :0 212 216 01 49
Kuruçeşme-buzADA: 0 212 263 09 09
Beşiktaş-Caliante:0 212 274 20 45
Beşiktaş-Çırağan Bar:0 212 326 46 46
Arnavutköy-Eylülist Müzik Kulübü:0 212 257 11 09
Etiler-Friends & Trends:0 212 265 02 32
Kuruçeşme-Kuruçeşme Divan Pub:0 212 257 71 50
Gayrettepe-Divan Pub:0 212 337 49 00
Kuruçeşme-New Yorker Summer: 0 212 265 69 12
Kuruçeşme-New Yorker Summer:0 212 265 69 12
Etiler-Nispet:0 212 263 56 56
Ortaköy-Reina: 0 212 259 59 19
Maslak-Rit İstanbul: 0 212 286 26 76
Maslak-Roof Bar:0 212 285 09 00
Beşiktaş-Shu Bar&Lounge:0 212 259 41 96
Beşiktaş-Summit Restaurant&Bar:0 212 227 30 00
Etiler-Sunset:0 212 287 03 57
Beşiktaş-Şarap Mahzeni:0 212 326 46 46
Ortaköy-The Mix:0 212 258 29 36
Levent-Tutti`s:0 212 284 81 46
Beşiktaş-Vogue Restaurant&Bar:0 212 227 44 04
Levent-Woo:0 212 281 63 73

KAFE

Etiler-Vakko Le Select:0 212 282 06 95
Balmumcu-Divan Pub:0 212 216 01 49
Beşiktaş-MADO:0 212 258 77 80
Beşiktaş-Cafe Bestekar:0 212 273 00 49
Beşiktaş-Cafe City:0 212 236 95 17
Beşiktaş-Chocolate:0 212 252 45 37
Beşiktaş-Çadır Köşkü:0 212 258 90 20
Beşiktaş-Gazebo:0 212 258 33 77
Beşiktaş-Gülizar:0 212 227 30 00
Beşiktaş-International Lounge:0 212 227 30 00
Beşiktaş-Pomodoro:0 212 259 01 00
Beşiktaş-Prunella:0 212 258 33 77
Arnavutköy-Cafe Reis:0 212 265 52 45
Arnavutköy-Çiftesaraylar Horasan:0 212 265 15 85
Arnavutköy-Tayfa:0 212 287 77 22
Etiler-All Sports Cafe:0 212 257 42 99
Etiler-Bella Cafe:0 212 282 05 21
Etiler-Cafe Gardenlife:0 212 358 22 56
Etiler-Café Loggia:0 212 358 26 26
Etiler-Del Piero :0 212 325 73 20
Etiler-Dreams Cafe:0 212 352 30 00
Etiler-MADO:0 212 287 06 82
Etiler-FE Fashion Cafe:0212 265 98 78
Etiler-Harvard Cafe: 0 212 287 10 51
Etiler-Just Cafe :0 212 358 38 36
Etiler-Mansion: 0 212 287 34 42
Etiler-Panini Mayadrom 0 212 352 25 56
Etiler-Paul:0 212 287 42 68
Etiler-Sanat Café:0 212 358 54 60
Etiler-Starbucks / Akmerkez:0 212 282 16 36
Etiler-Sunset:0 212 287 03 57
Etiler-Taboo Lounge:0 212 283 89 00
Etiler-Vakko Le Select:0 212 282 06 95

RESTAURANTLAR

Etiler-Schlotszky`s Deli:0 212 282 07 09
Arnavutköy-Adem Baba Balık: 0 212 263 29 33
Arnavutköy-Balıkçı Hasan:0 212 263 48 29
Arnavutköy-Bekriya Restaurant:0 212 257 04 69
Arnavutköy-Cabaret Cine:0212 257 74 38
Arnavutköy-Coco Pazzo:0 212 265 21 29
Arnavutköy-Çiftesaraylar:0 212 263 08 70
Arnavutköy-Huzur Restaurant:0 212 263 42 19
Arnavutköy-İskele Livar Balık Evi:0 212 265 77 72
Arnavutköy-Köfteci Ali Baba:0 212 265 36 12
Arnavutköy-Kuyu Restaurant:0 212 263 67 50
Arnavutköy-Mimi Taverna:0 212 265 09 49
Arnavutköy-Neşe Taverna:0 212 265 10 93
Arnavutköy-Saros Balık Lokantası:0 212 265 17 76
Arnavutköy-Vira Vira Sirene:0 212 257 18 05
Arnavutköy-Yeni Köşk:0 212 263 23 74
Levent-13 Thirteen:0 212 280 00 32
Levent-4 Aralık Restaurant Bar:0 212 278 24 78
Kuruçeşme-A Plus:0 212 259 36 71
Levent-Bahadır Ocakbaşı:0 212 278 44 72
Ortaköy-Banyan Seaside:0 212 259 90 60
Etiler-Bella Notte:0 212 352 57 95
Beşiktaş-Caliante:0 212 274 20 45
Beşiktaş-Cam Restoran:0 212 334 44 44
Levent-Camelot:0 212 325 68 21
Kuruçeşme-Chinese Unlimited:0 212 227 17 11
Etiler-Chopsticks:0 212 265 21 49
Etiler-Çamlık Restaurant: 0 212 265 18 93
Etiler-Çara Et Lokantası:0 212 257 54 97
Beşiktaş-Çıtır Restaurant:0 212 260 25 19
Etiler-Da Mario:0 212 265 51 86
Kuruçeşme-Ocakbaşı Restaurant:0 212 263 20 17
Kuruçeşme-Pafuli Restaurant:0 212 263 66 38
Kuruçeşme-Park Fora:0 212 265 50 63
Kuruçeşme-Piemonte:0 212 287 22 60
Kuruçeşme-Qbanas Latin Club:0 212 287 12 77
Kuruçeşme-Sea House Restaurant: 0 212 287 32 26
Bebek-Babe Pizza Company:0 212 287 13 24
Bebek-Balıkçı:0 212 263 34 47
Bebek-Broadway Diner:0 212 263 60 80
Bebek-Cats and Dogs:0 212 263 45 35
Bebek-Gülen Köfte:0 212 257 24 29
Bebek-Kikka Pastaworks:0 212 257 10 53
Bebek-Little China:0 212 287 32 78
Bebek-Mexican Cantina:0 212 287 57 21
Bebek-New Yorker:0 212 263 60 80
Bebek-Poseidon:0 212 287 95 31
Bebek-Salopet :0 212 257 10 53
Bebek-Sellam Restaurant:0 212 287 01 50
Bebek-T Bone Steak House:0 212 287 05 11
Bebek-Tonoz:0 212 263 36 62
Bebek-Uzakdoğu Mutfağı:0 212 287 32 78
Bebek-Üst Kat Cafe:0 212 257 54 02
Bebek-Yuen China Restaurant:0 212 265 01 90

BJK TARİHÇE

Veri Basın Haber Ajansı 27 - Ekim - 2009

bjkamblem

Beşiktaş Bereket Jimnastik Kulübü’nün Kuruluşu ve Tarihçe;

Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküş dönemiydi artık. Koca dev yavaş yavaş eriyor, bitiyordu sanki. Ve devir Abdülhamit devriydi. İşte böyle bir ortamda Türkiye’nin ilk spor kulübü olan Beşiktaş Bereket Jimnastik Kulübü kurulur. Kulüp, sayıları 26′yı bulan bir genç grup tarafından Serencebey semtinde, 1903 yılının Mart ayında, sporun bir suç, bir kabahat olarak kabul edildiği bir zamanda, her türlü risk göz önüne alınarak Medine-i Münevvere Muhafızı Seyhülharem Osman Pasa’nın konağında kurulur.
Kulübün kurucuları: Hüseyin Bereket, Mehmet Samil (Saplı), Ahmet Fetgeri (soldaki resimde görünen) , Mehmet Ali Fetgeri, Nazim Nazif (Ander), Tayyareci Fethi Bey, Behçet Bey, Haydar Bey, Şevket Cenani Bey, Mahmut Naci Bey, Cami Baykurt ve Serafettin Bey.
Kurulus sırasında kulübün renkleri kırmızı-beyaz olarak saptanır. Osman Pasa’nın konağında, güreş, boks, barfiks, parallel, jimnastik ve halter branslarında baslayan sportif çalışmalar kısa zamanda diğer gençlerin de ilgisini toplamıştır. Kadro yeteri kadar genişleyince bir tüzük hazırlanarak, ilk idare heyeti oluşturulur.İlk idare heyeti:Başkan (Reis): Samil Osman Bey. Genel Sekreter (Umumi Kâtip):Hüseyin Bereket Bey. Spor Hocaları: Mehmet Ali Fetgeri, Ahmet Fetgeri Bey, Nazim Nazif Bey.

Kulübün Adının Değiştirilmesi

Gösterilen faaliyetler Osmanlı sarayında kuşku yaratıyordu. Saray ajanları boş durmayıp gencleri Abdülhamit’e bile şikayet etmişlerdi. Bu jurnallemenin sonucunda bir gün, Ahmet Fetgeri ve arkadasları yorucu bir antreman sonrası Osmanpaşa Konağı’ndan çıktıktan sonra zaptiyeler tarafından tutuklanıp Hasan Paşa Karaklu’na götürülmüşlerdi. Kendilerinin zindanlara atılacağını düşünürken, saray çevrelerine olan yakınlıkları sayesinde serbest bırakılmışlar, ama bir daha yaptıkları faaliyetleri tekrarlamamaları kendilerinden istenmişti. Kurtulmuşlardı ama bu işe köklü bir çözüm bulmaları gerekiyordu. Saray çevrelerindeki bağlantılarını kullanarak fikir danışmaya başlamışlardı. Sonunda Abdülhamit’in yaveri Mehmet Bey soruna çözüm bulmustu. Beşiktas Bereket Jimnastik Kulübü adı değiştirilecekti. Zira jimnastik kulübü kurmak suçtu. Bu tavsiye üzerine hemen toplanıldı ve kulübün adı Osmanli Beşiktaş Terbiye-i Bedeniye Mektebi olarak değiştirildiArtik iş Mehmet Bey’e ve Abdülhamit’in kusçubaşısı Behçet Bey’e kalmıştı. Onlar da Abddülhamit’e yeni kurulan mektebin sporların yapılacağı, insan sağlığına yararlı bir yer olduğunu söylediler. Abddülhamit en güvendiği iki adamına inandı. Ve böylece de Beşiktaş’lı gençler çalışmalarını daha rahat ve korkusuzca sürdürmeye başladılar. Zamanla Abddülhamit’in en yakınları bile kulübe katılmaya basladılar.

Kulübün Resmiyet Kazanması

23 Temmuz 1908′de mutlakiyet dönemi bitmiş, meşrutiyet ilan edilmisti. Bu insanların daha da özgürleşmesi, dolayısıyla da daha rahat spor yapabilmeleri, bir araya gelebilmeleri demekti. 3 Agustos 1909′da da Cemiyetler Kanunu çıkarıldı. Aynı yıl içersinde Tepebaşı Kışlık Tiyatrosu’nda Beyoğlu Mutasarrifi Muhittin Pasa’nın öncülük ettiği spor bayramı yapılıyordu. Azınlıkların kurdukları kulübler oradaydı. Dört Rum kulübü ilgi çekiyordu. Fakat bayramda bir tek Türk spor kulübü yoktu. Sadece birkaç Türk zabiti davetliydi. Ve onların arasında Beşiktaş’lı Refik, Mazhar, ve Fuat Bey’ler de vardı. Muhittin Paşa spor yapan gençleri hayranlıkla izledi, zaman zaman da alkışladı. Dayanamadı, “Şu gençleri gıte ile izliyorum. Şurada bir Türk kulübü neden yok? Halbuki bir kulübümüzü de törende görmeyi ne kadar arzu ederdim, bilemezsiniz.” dedi.
Fuat Bey atıldı:
- Paşam, aslında 6 yıldan beri Beşiktaş’ta böyle bir kulüb var. Ama biliyorsunuz ortamı. Çalısmalar gizli yapıldı. Eğer izin verirseniz…
- Yaa… Neden benim haberim yok? Hemen harekete geçilsin. Her türlu yardıma hazırım. Vakit kaybetmeden gidin ve bana iştidayı getirin.
Bunu takiben hemen toplandılar. Artık mektep olmayıp kulüp olduklarına dair bir kararı onayladıktan sonra da adlarını Beşiktaş Osmanlı Jimnastik Kulübü olarak değiştirdiler.
Fuat Balkan ve Umumi Katip Hüsnü Bey Beşiktaş Osmanlı Jimnastik Kulübü’nün nizamnamesini hazırladı. Mazhar Kazancı istidayı imzaladı. Istida Beyoğlu Mutassarrifliği’nin Cemiyetler Defteri’nin 468. sayfasına 26 Ocak 1326 (1910 miladi) tarih ve 1760 numarayla kaydedildi. Ve tasdik edilen 185 sayılı tescil belgesi verildi.
Şükrü Paşa başkanlığında oluşturulan ilk resmi yönetim kurulunda şu isimler yer alıyordu: Ziyaeddin Karamürsel, Şevket Cenani, Ahmet Paşa, Mazhar Kazancı, Fuat Balkan, Ahmet Fetgeri, Mehmet Ali Fetgeri, Hüseyin Hüsnü.
Beşiktaş, Cemiyetler Kanunu’nun kabülünden sonra resmiyet kazanmış ilk Türk spor kulübü olarak tarihe geçti. Beşiktaş semtinin Akaretler bölgesinde Şair Nedim Caddesi’ndeki Sulh Mahkemesi binasi lokal olarak belirlendi. Ancak burası küçük olup kulüp hızla büyüyordu.
Daha sonra Akaretler’deki 84 numaralıı binaya taşınıldı. Binanin arkası tam 600 altın harcanarak spor sahası yapıldı. Malzemeler alındı. Kulüp artık tesis ve lokale de kavuşmuştu.

Futbolun Spor Dalı Olarak Kulübe Katılması

Bir gün Valideçeşme’de gençler aralarında konuşuyorlar, eğleniyorlardı. İçlerinden biri Taşkışla yönünü gösterdi:
- Bakın alevlere… Taşkışla yanıyor!
- Haydi gidip bakalım, orada ne oluyor?
Koşarak gittiler. Amaçları yangını görebilmek ve hatta yardım edebilmekti. Taşkışla’ya geldiklerinde ilgilerini başka bir olay çekti. O bölgedeki İngilizler bir çesit spor yapıyorlardı. iki takıma ayrılmışlar ve bir topun peşinde koşuyorlar, sayı yapmaya çalışıyorlardı. Hayranlıkla bir süre onları izlediler.
- Bu oyunu biz de oynayamazmıyız?
- Oynarız,
- Ama nasıl? Bizim topumuz yok ki…
- Alalım şu topu kaçalım.
- Olmaz, ayıp olur…
O sırada top önlerine gelir. “Alalım şu topu kaçalım” diyen Katip Tevfik dayanamaz. Topu alır, İngilizlerin şaşkın bakışları arasında koşmaya başlar. Arkadaşları da peşinden tabii…
Valideçeşme’ye geldiklerinde izlerini kaybettirmişlerdi. Topu Refik Osman’ın evinin bahçesinde saklarlar. Onlar Beşiktaş kulübünden değildiler. Ama Beşiktaş’ta oturan gençlerdi… ve böylece semte futbol topunu ilk getirenler olarak tarihe geçtiler.
Semte getirilen futbol topu bile Beşiktaş Osmanlı Jimnastik Kulübü’ne futbolu ilk yıllarda sokamadı. Ama gençler zamanlarını aralarında futbol oynayarak geçirmeye baslamışlardı.
1911 yılının Ağustos ayıydı. Şu haber semte hızla yayıldı: “Gümrük memurlarından Elazızlı Hacı Yusufzadelerden Mehmet Bey’in oğlu 17 yaşındaki Seref Bey futbol kulübü kurmuş.”
Takımın adı Valideçeşme idi. Seref Bey’in dışında takımda Şair Kazım, Asım, Alaeddin, Selahettin, Doktor Mehmet, Askeri Hakim Hakkı Bey vardı. Bölgedeki diğer gençler de boş durmadılar. Münir Bey’in önderliğinde birleştiler. Nuri ve Rüstü kardeşler, Küçük Hakkı,Büyük Hakkı, Ziya, Hafız Mustafa ve Refik Osman bir araya gelerek Basıret takimini kurdular.
Aralarında maçlar yaptılar. Güçlendiler, geliştiler. Rekabeti bıraktılar. Karma kadrolar oluşturarak azınlıklarla iddialı karşılaşmalar yaptılar. Tatavla’nın Araks, Kadiköy’ün Barham ve Oresten takımlarıyla oynadılar.
Önderleri Seref Bey’di. Bir gün yaptıkları toplantıda Seref Bey arkadaşlarına düşüncesini açıkladı:
- Beşiktaş semtinin tek ve en güçlü kulübü Beşiktaş Osmanl Jimnastik Kulübü’dür. Ancak bir tek eksikleri var o da futbol branşının olmaması. Beşiktaş Osmanlı Jimnastik Kulübü’ne katılalım. Böylece Galatasaray, Fenerbahçe, ve Altınordu ile rekabete girebiliriz.
İtiraz eden olmadı. Fikir alkışlarla karşılandı. Ama çekinenler de yok değildi:
- Ya bizi almazlarsa?
- “Merak etmeyin, ben gidip görüşeceğim. Almayacaklarını sanmıyorum ve hatta sevineceklerini de sanıyorum.” dedi Seref Bey.
1911 yılının son aylarıydı. Seref Bey Beşiktaş Osmanlı Jimnastik Kulübü’ne gitti. Karşısında Fuat Bey, Ahmet Bey, ve Mazhar Bey vardı. Kulübe katılmak istediklerini kendilerine bildirdi. Fuat Bey, Ahmet Bey, ve Mazhar Bey öneriyi sevinçle karşıladılar.
Valideçeşme ve Basiret Külüpleri, Beşiktaş Osmanlı Jimnastik Kulübünün çatısı altında resmen birleştiler.
Seref Bey hiç boş durmadı. Hemen çalışmalara başladı. Takımda yer alacaklar belliydi. Beşiktaş’ın ilk futbol takımı şu isimlerden kurulmustu: Resul Bey (kaleci), Ridvan Bey, Behzat Bey, Dr. Sabri, Şair Kazim, Sadi Baltalimanlı, Dr. Mehmet, Asim Bey, Seref Bey, Dr. Ali, Fahri Bey.
Takım kurmak yetmiyordu. Eksikler çoktu. Forma yoktu. Ayakkabı yoktu. Top yoktu. Ama bulundu. Çevresinde sporsever olarak tanınan İpekçi İhsan Bey gençlerin çaresi oldu, her eksiklerini tamamladı.
Zamanla ikinci ve üçünçü takımlar da kuruldu. Futbol Beşiktaş Osmanlı Jimnastik Kulübünü’de bir anda kısa süre içinde birinci sıraya oturdu.
Ama kulüpte sadece futbol yoktu ki… Diğer branşlar da vardı. İşte futboldaki bu gelişme bazı branşların yöneticilerini sinirlendirdi:
- Halterde geri kaldik!
- Futbol yüzünden jimnastik yapamıyoruz!
- Atış eğitimleri ne olacak?
- Boksu unutmayalım!
- ……..!!!!!!!
İç çekişme bitmedi. Seref Bey’e karsı cephe alanlar çoğaldı. O da sonunda Beşiktaş Osmanlı Jimnastik Kulübünü’den ayrılmaya karar verdi. Şişli’deki Sebat kulübünü’ne katıldı. Arkadaşları O’nun peşini bırakmadılar. Seref Bey yoksa biz de yokuz diyerek onlar da Sebat kulübü’ne katıldılar.
Seref Bey’in çalışkanlığı orada da etkisini gösterdi. Sebat takımı kısa sürede güçlendi. Ve günlerden bir gün Sebat Beşiktaş’ın karşısına futbol sahasında dikiliverdi.
Sebat takımı sahada Mahmut, Nazmi, Adil, Hüsnü, Andon, Haluk, Refik Osman, Orhan, Şeref, Siyret, Haluk’tan kuruluydu. Beşiktaş ise su kadro ile mücadele etmişti: Resul, Alaaddin, Nebi, Badi Kemal, Güresçi Hikmet, Hüsnü, Şeref, İhsan, Cemal, Tayyip, Kadri.
Sebat Futbol Takımı Beşiktaş’ı 3-2 yendi. Şeref Bey ve arkadaşlarının Beşiktaş’tan ayrılışı da işte o günde bitti. Biz hata yaptık yuvana dön diyen yöneticiler Şeref Bey’i ikna ettiler. O da fazla nazlanmadı. Zaten kalbi Beşiktaş’taydı…

MÜZELER

Veri Basın Haber Ajansı 27 - Ekim - 2009

denizmuzesi

AŞİYAN MÜZESİ

Tevfik Fikret’in Rumelihisarı’nda müzeye dönüştürülmüş evi. İstanbul Belediyesi, büyük Türk şairi ve düşünürü Tevfik Fikret’in hayatının bir kısmını geçirdiði, şiirlerini yazdıðı ve hayata gözlerini kapadıðı Rumelihisarı’ndaki ‘Aşiyan’ adını taşıyan konutunu 1940′ta şairin eşi Nazime Hanım’dan satın alarak kamulaştırıldı. Binada, dönemin Vali ve Belediye Başkanı Lütfü Kırdar’ın girişimiyle bir Edebiyat-ı Cedide yazarlarına ait hatıra eşya ve belgeler bu binada toplandı. Bugün müze Büyükşehir Belediyesi Kültür ışleri Daire Başkanlıðı Kütüphaneler ve Müzeler Müdürlüðü’ne baðlıdır. Pazartesi ve Perşembe günleri dışında 09:00 – 17:00 saatleri arasında ziyarete açıktır.

YILDIZ SARAYI MÜZESİ

Yıldız Sarayı’nın birinci avlusunda yaveran ve bendegan dairesini arkasında yer alan marangozhanededir. 1994′te açılan müzede Yıldız Sarayı’nda en uzun süre yaşamış padişah olan II.Abdülhamid’in bazı kişisel eşyası ile döneminde sarayda kullanılmış çeşitli eşya sergilenmektedir. Bunlar arasında marongozluða meraklı olan II. Abdülhamid’in elinden çıkmış parçalar ile saray marangozhanesinde üretilmiş ahşap eserler de vardır. Arıca çeşitli vesilelerle padişaha hediye edilmiş eşyayla bir saray arabası da müzenin seçkin objelerindendir.

DENİZ MÜZESİ

Beşiktaş’ta ‘Türk Denizciliði ve Deniz Tarihi’ ile ilgili objelerin sergilendiði branş müzesi. 1897′de Bahriye Nazırı Bozcaadalı Hüseyin Hüsnü Paşa’nın emri ile Amiral Arif Hikmet Paşa ve Yüzbaşı Süleyman Nutki Bey tarafından Taşkızak Tersanesi’nde Deniz Müzesi ve Kütüphanesi adıyla kuruldu. ılk objeler denizcilikle ilgili kişi ve kurumlardan hibe yahut satın alma yoluyla elde edildi.

Tarihi ayıklar galerisi, denizcilikle ilgili çeşitli objeleri ihtiva etmesi baımından müzenin en ilginç bölümünü oluşturur. Osmanlı Saltanat Kayıkalrı, bu galeride tamamen orjinel şekilleriyle muhafaza edilip sergilenmektedir. Müzenin bahçesi de açık teşhir alan olarak düzenlenmiştir. Burada Piri Reis’in haritasının mozaik röprodüksiyonu ile Osmanlı egemenlik sınırlarını gösteren üç duvar haritası, ayrıca ünlü Türk Denizcilerinin büstleri, hava şartlarından etkilenmeyen diðer objeler ve orjinel mayınlar, torpidolar, deniz topları, denizcilikle ilgili kurumlara ait eski kitabeler vb sergilenir. Müze Pazartesi ve Salı günleri hariç ger gün mesai saatlerinde ziyarete açıktır. Kütüphane ve arşiv ise mesai gün ve saatlerinde araştırmacılara hizmet vermektedir.

RESİM VE HEYKEL MÜZESİ

Beşiktaş’ta, Dolmabahçe Caddesi üzerinde, Türkiye’nin ilk, ıstanbul’un halen tek resim ve heykel müzesi. Dolmabahçe Sarayı kompleksi içinde yer alan veliaht dairesinin, Atatürk’ün ilgi ve emriyle Güzel Sanatlar Akedemisi’ne tahsis edilmiştir. Tahsis edildikten sonra 20 Eylül 1937′de törenle açıldı.

19. yy ile 20. yy’ın ilk yarısına ait bölümü daha zengin olan müze koleksiyonunda 2 bini aşkın resim ve 400′e yakın heykel, sanat akımlarına uygun kronolojik bir düzenlemeyle sergilenmektedir.

Müzede müstakil Ressam ve Heykeltraşlar Birliði’nin kurucularından resam Refik Epikman, Ceavr Dereli, şeref Akdik, Mammud Cuda, Nurullah Berk, Hale Asaf, Ali Çelebi, Zeki Kocamemi, resam ve heykeltraş Muhittin Sebati, heykeltraş Ratip Asir Acudoðu ile D Grubu kurucuları resam Faik ızer, Nurullah Berk, Elif Naci, Cemal Tollu, Abidin Dino, heykeltraş Zühtü Muritoðlu’nun eserlerinin yanında, gruba daha sonra katılan Bedri Rahmi Eyuboðlu, Turgut Zaim, Halil Dikmen, Eşref Üren, eren Eyüboðlu, Arif Kaptan, Sabri Berkel gibi sanatçıların eserlerini görmek mümkündür.

ŞEHİR MÜZESİ

Yıldız Sarayı bünyesinde yer alan müze, ıstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne baðlı olan müze, sarayın Güzel Sanatlar binasında 1988′de açılmıştır. şehir Müzesi’nin tarihi 1939′a kadar iner. Bu tarihte Beyazıt’taki Belediye Kütüphanesi’nde açılan müze 1945′te Gazanfer Aða Külliyesi’ne taşınarak Belediye Müzesi adını almıştır. 1988′de Yıldız Sarayı’na taşınan ve şehir Müzesi adıyla yeniden hizmete açılan müze, esas itibariyle sergileme alanı olarak düzenlenmiş, alt ve üst katta bulunan, iki uzun salondan oluşmaktadır. Osmanlı Dönemi ıstanbul’un sosyal hayatını yansıtan eserler, tablolar, yazılar resimler ve hat levhaları, kumaşlar, Yıldız ve eser,i ıstanbul damgalı porselenler, çeşitli cam eserler, yazı (hat) malzemelri, tarikat eşya ve alemler, mutfak eşyas kahve takımları, buhurdanlar, sahanlar, takılar, mahfazalar, ölçek, terazi ve aðırlıklar, mühürler, cilt kalıplar, seramik ve çiniler, Tpohane lüleciliði ürünleri vb objelerden oluşmaktadır.

SİNEMALAR

Veri Basın Haber Ajansı 27 - Ekim - 2009

sinema

Bir zamanlar tüm İstanbul’da olduğu gibi Beşiktaş’ta da sinema toplumsal yaşamın en önemli parçasıydı. Beşiktaş’ta 1914′ten bu yana 30′un üzerinde kışlık ve yazlık sinemanın varlığı saptanabilmiştir. ılk sinema bugün arsası Vakıflar Bölge Başmüdürlüğü tarafından kullanılan Beşiktaş’ta şair Nedim Caddesi’nde 1914′te açılan Ahali Sineması’dır. ıkinci sinema 1922′de açılan Park Sineması’dır. 1930′da Suatpark adını alan sinemanın yazlık kısmı da vardı. Beşiktaş’ın en uzun ömürlü sineması olan Suatpark 1980′lerin başında kapandıktan sonra 1984′te yıkıldı. Bugün salonu ve yazlık kısmını da kapsayan alanda Sinanpaşa Çarşısı bulunmaktadır. Bir kadastral plana göre de Köyiçi’nde bugünkü Balıkçılar Çarşısı’nın yerinde Elektra adlı bir sinema bulunduğu anlaşılmaktadır. 1938′de Köyiçi’nde Ortabahçe Caddesi’nde Aile Bahçesi adıyla açılan yazlık sinemanın cadde tarafına bir de salon inşa edildi. 1939′da Gürel Sineması olarak faaliyete geçen bu sinema, 1970′lerde işletmeci değiştirerek Yumurcak adını aldı. 1980′lerin ortalarında sinema kapatıldıktan sonra bir süre çeşitli topluluklarca tiyatro salonu olarak kullanıldı. Bugün kapalı durumdadır. 1952′de Beşiktaş’ta Akmazçeşme Sokağında açılan Yıldız Sineması bugün semtin faal olan tek sinemasıdır. Beşiktaş ilçesinde küçük salonlar halinde işletmeye açılan üç sinema faaliyet göstermektedir. Bunlar 1994′te açılan dört salonlu Akmerkez Sineması, Levent’teki gene dört salonlu Movieplex Sineması ve 1995′te Kabataş Lisesi’nin sinemaya dönüştürülen spor salonunda açılan üç salonlu Feriye Sineması’dır. Ortaköy’deki Princess Otel ile Akat Mahallesi’ndeki Alkent Sitesi’nde de birer sinema salonu bulunmaktadır. Bugün ilçedeki tek yazlık sinema ise 1995′te açılan Conrad Oteli Sineması’dır.

KÜLTÜR

Veri Basın Haber Ajansı 27 - Ekim - 2009

kulturmerkezleri_tiyatro

KÜLTÜR MERKEZLERİ

19. yy’da inşa edilen saray tiyatroları (Dolmabahçe ve Yıldız) dışta tutulursa yakın zaman kadar Beşiktaş’ta tiyatro salonu yoktu. Beşiktaş’taki ilk tiyatro salonu 1989′da açılan Beşiktaş Kültür Merkezi’dir. Kapatılan kimi sinemalar tiyatro salonu olarak kullanıldıysa da fazla uzun ömürlü olamamışlardır. Ilçe son yıllarda Beşiktaş Belediyesi’nin girişimiyle bünyesinde tiyatro salonları da bulunan iki kültür merkezi kazanmıştır. Bunlardan Ortaköy Kültür Merkezi toplam 2343 metre kare alana sahiptir. Mimari projesi mimar Erhan Işözen’e ait yapıda 400 metre kare sergi alanı bulunan bir sanat merkezi, 218 koltuklu tiyatro salonu, 205 metre karelik okuma salonu olan bir kütüphane ile 200 işlik alanlı bir atölye yer almaktadır. 1998′de açılan Akatlar Kültür Merkezi ise 6718 metre kare alana sahiptir. Bu yapının da mimari projesi mimar Erhan Işözen’indir. Yapının kültür merkezine ayrılan bölümü 3816 metre karedir. Iki bodrum katı otopark olarak ayrılmıştır. Zemin katında 350 kişilik tiyatro salonu ile kafeterya ve fuaye, üst katta ise 180 metre karelik iki sergi salonu ile 277 metre karelik açık gösteri salonu yer almaktadır.

KERVANSARAYLAR

Veri Basın Haber Ajansı 27 - Ekim - 2009

kervansaray

Osmanlı döneminde Rumeli ile Anadolu arasındaki kervan ticaretinde önemli bir geçiş noktası olan Beşiktaş’ta bir kervansaray bulunduğundan söz eden tek kaynak Evliya Çelebi’nin Seyahatname’sidir. Evliya Çelebi’nin aynı zamanda Anadolu tarafındaki sefere giden Rumeli askerinin konak yeri olduğunu belirttiği Beşiktaş’taki kervansarayın 18. yy’da bu fonksiyonlarını yitirerek harap olduğu ve ortadan kalktığı sanılıyor. Kimin tarafından ve hangi tarihte yapıldığı bilinmeyen yapının yakınındaki Sinan Paşa Külliyesi’nin ya da Barbaros Hayreddin Paşa Külliyesi’nin parçası olabileceği ileri sürülmüştür.

DİKİLİTAŞLAR-NİŞANTAŞLARI

Beşiktaş çevresinde iki semte ad veren bu taşlar iki Osmanlı padişahının burada yaptıkları tüfek atışlarını belgelemek amacıyla dikilmiştir. Bugün Beşiktaş ilçesi sınırları içinde kalanlar Ihlamur Parkı ile Ihlamur Yıldız Caddesi arasındaki setli alanda ve Dikilitaş Sokağı’nda bulunmaktadır. I. Abdülhamid döneminde (1774-89) padişahın silahtarı Seyyid Mehmed Ağa Ihlamur’da alttaki düzlüğe bir havuz yaptırmış, üstteki yamacı ise setler halinde bir atış yeri ve namazgah olarak düzenletmiştir. Namazgahın günümüze ulaşmayan kitabesi Cemaziyelevvel 1192 (Haziran 1778) tarihini taşıyordu. I. Abdülhamid’den sonra tahta çıkan III. Selim sık sık Ihlamur Mesiresi’ne gelmiş ve burada tüfek atışları yapmıştır. Bu atışlardan birini belgeleyen h. 1205 (1790-91) tarihli taş bugün ayaktadır. Şair Naşid tarafından yazılan 58 beyitlik manzum kitabede aynı yerde atış yapan Enderun ağalarından söz edilir. Gene aynı yerde üst sofada II. Mahmud’a ait H. 1226(1811) tarihli iki taş bulunmaktadır. Bunlardan büyüğünün 35 beyitlik kitabesi Enderuni Vasıf’ın, küçüğüün 9 beyitlik kitabesi Şakir’indir. Semte adını veren Dikilitaş’taki taş da H. 1226 (1811) tarihlidir ve 15 beyitlik kitabesi Enduruni Vasıf’ındır. Bugün Şişli İlçesi’ne bağlı olan Teşvikiye Mahallesi’nde de biri H. 1205 (1790-91) tarihli III. Selim’e, diğerleri H. 1226 (1811) tarihli II. Mahamud’da ait üç taş bulunmaktadır. Gene Beşiktaş’ta eski Levent Çiftliği arazisinde bulunan II. Selim’e ait H. 1205 (1790-91) tarihli bir taş ise bugün Topkapı Sarayı Müzesi’ndedir.

YALILAR-KONAKLAR

Veri Basın Haber Ajansı 27 - Ekim - 2009

besiktasyali

Bir kıyı yerleşmesi olarak Beşiktaş Osmanlı döneminde başta sahil saraylar olmak üzere birçok yalıya ve sahipliği yapmıştır.18. yy’ın ikinci yarısında Dolmabahçe Rumelihisarı arasında kıyı şeridi büyük ölçüde dolmuştu. Bu dönemde hanedana ait saraylar Beşiktaş dışında Ortaköy-Kuruçeşme arasında yer alıyor , Beşiktaş-Ortaköy arasında Çırağan Mevlihanesi ile Çırağan Sarayı dışında hemen her seviyede Müslüman devlet görevlilerinin irili ufaklı yalıları sıralanıyor , Ortaköy kıyılarında çoğu sarraf zengin Ermeni ve Yahudilerin , Kuruçeşme Bebek arasında Fenerli Rum beyleri ile zengin Rumların ve Ermenilerin , Bebek Koyu’nda ise çoğu ilmiye sınıfından Osmanlı Ricalinin yalıları bulunuyordu. Bir yüzyıl sonra ise bu sıralamanın hayli değiştiği gözlemlenmektedir. Beşiktaş-Ortaköy arası hanedana ait saraylarla dolmuş , 19. yy sonlarında ise hanedan sarayları Ortaköy-Defterdar Burnu arasına da taşmıştı. Defterdar Burnu’ndan sonra vükela yalıları , Kuruçeşme-Arnavut köy arasında sayıları hayli azalan zengin Rumlara ve Ermenilere ait yalılar , Arnavutköy Rumelihisarı arasında ise gene ilmiye , mülkiye ve askeri sınıflarından Osmanlı ricalinin yalıları yer almaktaydı. Bugün bunların çoğunun yalnızca adları bilinmekte , bir kısmı da fotoğraflardan tanınmaktadır. Ancak küçük bir bölümü hakkında araştırma yapılabilmiş , mimari özellikleri ve tarihçeleri saptanmıştır. Aşağıda yer alanlar bu türden yalılardır. 19. yy ortalarından itibaren varlığı saptanabilen yalıların belli başlarının yalnızca adlarını sıralarsak Beşiktaş’ın bir zamanlar sahip olduğu mimari zenginlik daha iyi anlaşılır sanırız:Ulviye Sultan Sarayı , Cemile Sultan (Esma Sultan) Sarayı , Fehime Sultan Sarayı , Hatice Sultan Sarayı , Fatma Sultan Sarayı , Zekiye Sultan Sarayı , Fazıl Efendi Yalısı , Mustafa Paşazade Yalısı , Tahsin Efendi Yalısı , Neşetabad Sarayı , Tırnakçı (Büyük Esma Sultan) Yalısı , Enderun Pazarbaşısı Mustafa Bey Yalısı , Şeyhülislam Cemaleddin Efendi Yalısı , Naile Sultan Yalısı , Mazhar Paşa Yalısı , Ayvaz Paşa (Şeyhülislam Salih Efendi) Yalısı , Çavuşzade Emin Yalısı , Mabeyinci Arif Bey Yalısı , Muhsinzade Yalısı , Edhem Paşa Yalısı , Nazime Sultan Yalısı , Mazlum Paşa Yalısı , Beyhan Sultan Sahil Sarayı , Karaca Boyer , İskerlet , Ligoraki , Klimaki , Muruzi Karatodori , Glika Yalıları , Çorlulu Ali Paşa Yalısı , Hanım Sultan Köşkü , Sucu (Soçi) Köşkü , Hançerli Köşkü , Vogoridis (Muzurus) Köşkü , Cemil Paşa Köşkü , Düzoğlu Köşkü , Kavafyan Konağı , Celal Paşa Köşkü , Mihal Voyvoda Yalısı , Hançerli Yalısı , İzzetabad Biniş Köşkü (sonra yerine Vezir Köşkü) , Beyhan Sultan (Said Paşa) Yalısı (sonra yerine Çifte Saraylar) , Köçeoğlu Yalısı , Abbas Halim Paşa Yalısı (eskiden yerinde İmamzade Mehmed Es’ad Efendi ve Musahip Said Efendi yalıları vardı , sonra yerine Hıdiva Sarayı yapıldı) , Ali Paşa Yalısı (aslı Dürrizade Yalısı , sonra Mehmed Emin Rauf Paşa Yalısı) , Hekimbaşı Yalısı , Himmetzade Yalısı , Elmaszade Yalısı , Yesarizade Yalısı , Divitigüzel Yalısı , Direkli Yalısı , Mabeyinci Faki Bey Yalısı , Reşad Fuat Bey Yalısı , Arslanlı Yalı , Mümtaz Efendi Yalısı , İsmail Hakkı Paşa Yalısı , Arifi Paşa Yalısı , Haşim Paşa Yalısı , Yılanlı Yalı.

HIDİVA SARAYI

Hıdiva Sarayı veya hıdiv Yalısı olarak tanınmış olan bina Bebek’te Cevdet Paşa Caddesi ile deniz arasında ve Bebek Meydanı’nın güneyindedir. Yalı, Akıntıburnu’ndan başlayıp Rumelihisarı kayalar Mevkiine uzanarak bir yay çizen Bebek Koyu’nun ortasındadır. Hıdiva Sarayı’nın yerinde eskiden büyük bir ahşap yalı olduğu bilinmektedir. Buradaki Halilpaşazade Arif Efendi Yalısı, önce Rauf Paşa’ya, sonra Sadrazam Ali Paşa’ya (1815-1871) geçmiş, paşanın ölümünden sonra II. Abdülhamit (1876-1909) tarafından satın alınarak Mısır Hıdivi Abbas Hilmi Paşa’nın annesi ve eski Hıdiv Tevfik Paşa’nın eşi Hıdiva Emine’ye 1896’da hediye edilmişti. Yeni saray, Hıdiva Emine tarafından bu yüzyılın başında inşa ettirildi ve hıdiva Sarayı ve Validepaşa yalısı olarak tanındı. Halen Mısır Arap Cumhuriyeti İstanbul başkonsolosluk binası ve başkonsolos rezidansı olarak kullanılmaktadır. Hıdiva Sarayı, yalnız Bebek semtinin değil, Boğaziçi’nin de en önemli yapılarından birisidir ve yalnız mimari kaliteleri ve üslup özellikleri ile değil, boyutları ve konumuyla da göze çarpar. Yapı, gerçekten de, geniş cephesi denize bakan 64×28m boyutunda ve zemin alanı yaklaşık 1800m2 olan, iki tam katla çekme ve çatı katları toplamı olarak yaklaşık 5000m2 kullanım alanı bulunan küçük bir saraydır. Dikdörtgen bir kitlesi olan saray, harem ve selamlık olarak iki bölümden meydana gelmiştir. Plan ve kitlede eşit ağırlık verilerek tasarlalan bu iki bölüm, deniz cephesinde simetrik bir düzenlemeyle ifade edilmiştir. Plan şeması açık ve okunaklıdır. Sarayın denize dik ekseninde harem, kuzeyinde selamlık bölümü vardır. Her iki bölümün de plan şemaları birbirinin aynıdır. Ortada, büyük giriş holleri ve kabul salonlarının ve büyük merdivenlerin bulunduğu ortak ve açık mekanlar vardır. Bu mekanların iki tarafında ve denize paralel doğrultuda dikdörtgen planın iki yanı boyunca oda ve salonlar dizilidir. Harem ve selamlık bölümlerinin birleştiği yerde, tam ortada bir kış bahçesi yer almaktadır. Ortadaki bu merkezi bölüm, harem ve selamlığı bağlayan paralele koridorlarla tamamlanır. Harem ve selamlık koridorları sadece birer kapıyla ayrılmıştır. Bu şemanın yapıya görkem ve estetik kalite kazandıran mekanları, ortada denize paralel eksen üzerinde bulunan holler ve salonlardır. Pilastr ve kolonlarla hareketlendirilen duvarların çevrelediği, kolonların arkasındaki yan mekanlarla büyüyen bu salonların aslında en önemli elemanı, girişlerin tam karşısına yerleştirilmiş olan merdivenlerdir. Giriş hollerini üst katlara bağlayan bu merdivenler, art nouveau literatürünün özgün tasarımları arasına girecek kalitede düzenlenmelerdir. Eğrisel planlı merdivenin korkulukları, kıvrılan, bükülen, dolanan incecik dallar, asma filizleri, atkestanesi yaprakları, tomurcuk ve çiçeklerden oluşan ‘’floreal’’ (çiçeksi) anlayışta bir tasarımdır. Merdiveni taşıyan metal çerçeve sistemi ile ilk basamaktaki kolon da yoğun bir bitkisel dekorasyonla yüklüdür. Bu bitkisel ve çiçeksi biçimler, pembe ve yeşilin yumuşak tonlarının renklendirdiği ve yaldızların yer yer parlattığı heyecan verici bir görsel zenginlik sergilerler. Metalden yapılmış çiçek ve yaprakların natüralis esprisi, salonlardaki kolonların başlıklarında ve tavan kasetlerindeki bezemelerde de alçıdan yapılmış olarak gözlenir. Kolon başlıklarında İyonik volütlerin veya Korentiyen lotus yapraklarının arasında pembe, mavi kır çiçekleri görülür. Tavan kasetlerinin stilize çiçeklerinde bile renkli dokumalar vardır. Merdivenlerin üstü, art nouveau desenli bir ışıkla aydınlatılmıştır. Bu floral motifler, renkler ve ışıklar, tüm bu mekanlara imgesel boyutlar ve derinlikler katar. Halen konsolosluk olarak kullanılan selamlık bölümünde üst kattaki büyük kabul salonu, yine büyük bir yemek salonu ve ‘’fumoir’’ ile birleştirilip mekan olarak daha da zenginleştirilebilmektedir. Konsolosluk rezidansı olan eski harem bölümünde de büyük yemek ve müzik salonları vardır. Haremdeki bu salonların duvarlar, pembe ve yeşil rengin önde geldiği art nouveau desenli kumaşlar ve kağıtlarla kaplıdır. Bunların özgün kaplamalar olduğu Hıdiva Emine’nin sarayda çekilmiş fotoğraflarından anlaşılmaktadır. Plan şemasının açık ve okunabilir olmasına karşılık sarayın kitle ve cephe düzeninde çeşitli öğe ve biçimlerin kullanılmış olmasından gelen karmaşık bir kompozisyon görülmektedir. Kitlenin dikdörtgen biçimindeki ana formu, iki tam kat için aynen korunmaktadır. Ancak salonların birbirine göre enine ve boyuna yönlendirilmeleri sonucu cephede geri çekme veya öne çıkmalar yapılmış ve böylece büyük kitlenin İstanbul mimarlığının parçalı cephe anlayışına ve dokusuna olabildiğince uyumlanması aranmış görünmektedir. Üçüncü katta oda ve salon dizisi, yalnız deniz cephesinde ve yüksekliği azaltılarak sürdürülmektedir. Kitleye asıl önemi ve ayırt edici vurguları getiren öğeler, deniz cephesinde iki uçta yer alan simetrik konumlu yüksek ve dik bir çatı örtüsü ile kapatılmış olan bölümlerle arakada batı cephesinde çift kulelerdir. Orta Avrupa çizgileri taşıyan bu öğeler, yapıya öncelikle anıtsal bir görünüm kazandırmaktadır. Bu yükseltiler, özellikle deniz cephesinde, cephenin iki ucunu tutarak o çok özgün balkon/loggia motifini çerçevelemektedir. Deniz cephesinin tam merkezinde yer alan kule formu verilmiş bir çift baldaken ile vurgulanan balkon/loggia, önündeki kraliyet arması gibi yerleştirilmiş hıdiviyal arma ile birlikte yapının bir saray olduğunu gösteren bir simge ögesidir. İstanbul’daki art nouveau örnekleri içinde boyutları bakımından en büyükleri olan sarayda, Orta Avrupa art nouveau’su jugendstil’in geometrik biçimleriyle İtalyan stile floreale’sinin çiçeksi/bitkisel biçimleri bir arada kullanılmıştır. Bu iki farklı art nouveau ekolü, burada yan yana ve iç içedir. Örnekse, barok ve jugendstil karışımı olarak biçimlenen kulelerin pencerelerinde bitkisel biçimli kayıtlamalar vardır. İçeride büyük resepsiyon salonlarının merdivenleri alabildiğine floral olduğu halde bunlara bitişik kış bahçesinin kapıları, ışıklıkları ve tüm vitrayları geometrik üsluptadır, hatta art deco’ya takındır. Cephelerde, genel çerçevede, jugendstil çizgisi belirgindir, ama ikincil mimari ögeler, kapı kemerleri, pencere kasaları, balkon korkulukları, saçak altı destekleri vb floral üslupta biçimlenmiştir. Bu ikincil ögeler arasında, rıhtımı çepeçevre kuşatan parmaklıklar özellikle belirtilmelidir. Jugendstil üslubunda taş dikmeler ve bunları bağlayan karşılıklı iki büyük volütün oluşturduğu eğrisel zemin bir çerçeve oluşturmaktadır. Bunların içine oturan parmaklık üniteleri yapraklarda floral birikime katılırlar. Aslında bu yapıda yalnız art nouveau ekolleri arasında değil, bu yeni üslupla tarihsel üsluplar arasında da birliktelikler gözlenmektedir. Örneğin, yapının planı, klasik ve akademik ilkelere uygundur. Ama büyük merdivenlerde, denize bakan çıkmalarda ve balkonlarda barok ve art nuoveau bir tasarım öne geçmiştir. Kolonların, plastir ve tavan kasetlerinin çizgileri klasiktir, ama volütlerin arasından çiçekler çıkabilir veya çerçeveler natüralist dallarla bezenebilir. Klasik kurallarla tanımlanmış kimi ögeler, başlıklar, kornişler vb ayrıştırılıp yeniden –ve bir hayli keyifli bir biçimde- birleştirilebilir. Akademik geleneğin çözülmesi ile yorumlama arasında gidip gelen böyle bir yaklaşımın biçimlenişleri, art nouveau estitiği ile kitsch’in tehlikeli sınırlarında dolaşabilirdi. Ancak tasarımın tümü göze alındığında karşıtlıkların yapının amacına uygun bir bütünlük oluşturdukları görülür. Yapı hem geleneksel referansları olan ve hıdivliğin gücünü ve zenginliğini yansıtan bir saraydır, hem de en moda çizgilerle avant garde sanatı örnekleyerek güzelliğini ve hıdivanın farklı dünyasını çerçeveler.KAHVECİBAŞI KONAĞIBeşiktaş’ta, Serencebey’de 19. yy’ın başlarında inşa edilmiş olan bu konak günümüze ulaşmamıştır. Üç katlı bir harem bölümü ile tek katlı bir selamlıktan oluşan konağın mimari ayrıntılarına, süslemesine ve cephe tasarımına ampir üslubun egemen olduğu, haremin 1. ve 2. katlarında ise geleneksel orta sofalı planın uygulandığı görülmektedir. Harem bölümünde, sokak üzerinde cephenin zemin kat duvarı kesme küfeki taşı ve tuğla sıraları ile almaşık düzende örtülmüş, üst katların ahşap iskeletini taşıyan meşe direkler bu duvarın içine oturtulmuştur. Yapıdaki diğer duvarların dış yüzeyleri ahşap kaplamayla, iç yüzeyleride bağdadi sıva ile donatılmıştır. Kırma çatı alaturka kiremitlerle kaplıdır. Almaşık örgülü duvarda bulunan dikdörtgen açıklıklı cümle kapısından ön bahçeye, buradan da bir direkliğin arkasına alınmış ve zemini mermerle kaplanmış olan sofaya girilir. Zemin kat sofasından birtakım servis birimlerine, selamlığa, misafirhaneye ve arka bahçeye geçilebilmekte, servis birikimlerinden birinin altında su haznesi yer almaktadır. Birbirinin eşi olan 1. ve 2. katlarda orta sofalı plan tipinin 19. yy’a özgü bir varyantı gözlenir. ‘Karnıyarık’ adındaki şemadan türetilen bu plan tipinde, katların ekseninde gelişen sofalar yapının, bir cephesinden diğer cephesine kadar uzatılmayarak bir uçlarına çift kollu merdivenler yerleştirilmiş, arka bahçe yönünde cepheden taşan merdivenler yanlardan hela-abdestlik ve kiler birimleri ile kuşatılmıştır. Ön bahçe yönünde ileri çıkan ve manzaraya açılan sofalar, yuvarlak kemerli pencere dizileri ile aydınlatılmış, bu yalancı kemerlerden 2. kata ait olanlar üzengi hizalarında silmelerle birbirine bağlanmış ve çıkıntılı kilit taşları ile donatılmıştır. Sofaların yanlarında yüklükleri olan ve dikdörtgen açıklıklı pencerelerden ışık alan, farklı boyutlarda ikişer oda yer alır. Bu odalardan 1. katta bulunan bir tanesi hamamla bağlantılı olup soyunmalık (soğukluk) niteliğindedir. Küçük boyutlu hamam kare planlı bir ılıklık ile dikdörtgen planlı bir sıcaklıktan meydana gelmektedir. Harem bölümünün barındırdığı mekanların tavanlarında enli çıtalarla (pasalarla) oluşturulmuş geometrik taksimat bulunur. Sofaların ve bazı odaların tavanları ‘’çubuklu’’ denilen türdedir. Bazı odalarda ise kare, dikdörtgen, sekizgen, baklava gibi çeşitli biçimlerin kullanıldığı daha gelişmiş bir tavan taksimatı, 2. kattaki odalardan birinde de ‘’Sultan Mahmud güneşi’’ tabir edilen beyzi güneş şeklinde bir tavan göbeği gözlenir. Yapının ağırbaşlı cephelerini hareketlendiren çıkıntıların köşeleri Dor başlıklı pilastrlar ile belirlenmiş, bütün pencereler kafeslerle donatılmıştır. Selamlık bölümünde, harem farklı olarak asimetrik bir plan düzeni tercih edilmiştir.KAVAFYAN KONAĞIBebek’te Yoğurtçu Zülfü Sokağı’nda İstanbul’un ayakta duran en eski konağı, 1751’de inşa edilmiştir. Bu tarih, yapının altındaki bir kuyu taşında bulunmuştur. Bugün konağın yalnızca harem bölümü ayaktadır. III. Ahmed döneminde (1703-1730) Sadrazam Nevşehir Damat İbrahim Paşa’nın girişimiyle başlayan ve 18. yy’ın ikinci yarısında Boğaziçi’nin en uzak köylerine kadar uzanan imar faaliyeti, Bebek’in itibarlı bir yerleşim merkezi olarak gelişmesine neden olmuştu. Bu girişimin bir örneği olan Kavafyan Konağı’nın ilk sahibinin kim olduğu bilinmemektedir. Konak ve bahçesi iki taraftan yol ile çevrilmiştir. Meyilli bir araziye oturan Kavafyan Konağı üç seviyede bahçeye açılmaktadır. Konağın zemin katındaki avlu-bahçe, taşlık ve cümle kapısı aynı seviyededir. Bina geyet kaliteli bir yapı tekniği ile inşa edilmiştir. Üç katlı cephe, iki sokak tarafında muntazam kesme taş duvarlı bir kaideye oturmaktadır. Zemin katındaki büyük taşlık, iki oda hariç, konağın altının tümünü kaplar. Ahır, arabalık, seyis ve arabacı odalarının yer aldığı anlaşılan bu katta üzerinde konağın inşa tarihi bulunan mermer kuyu vardır. Zemin katın avlu-bahçeye açılan bölümünde sokağa bakış imkanı da sağlanıyordu. Taşlıktaki ahşap kemerler ve sütunlar üst katı taşımaktadır. Üst katlara çıkan ahşap iç merdiven duvarlar arasında kalmaktadır. Taşlığın tavanı kemerle ayrılmış pasalı tiptedir. Köşedeki iki odanın tavanları ise çapraz şişe taksimatlıdır. Zemin katındaki avlu-bahçeden üst bahçeye taştan bir dış merdiven ile çıkılmaktadır. Bu merdiven sağda harem kapısının önündeki sahanlığa varmaktadır. Sol tarafta ise ikinci seviyede yer alan bahçe bulunmaktadır. Sokağa açılan bahçe kapısı da buradadır ve birinci kata dışardan bu bahçe kapısı ile girilir. Bahçe kapısının önünde sahanlığa çıkan dış merdiven, bundan sonra konağın en üst katındaki gelin odasının altındaki direkliğin içinden geçerek sola döner ve bir üst seviyedeki bahçeye çıkar. Üst bahçenin meyili yan sokak boyunca yükselen duvarı üzerindeki izlerden konak selamlığının burada olduğu anlaşılmaktadır. Konağın arka tarafına devam eden ikinci seviyedeki bahçede yer almış olan hamam ve mutfak da yıkılmıştır. Kavafyan Konağı’nın zemin üzerindeki kat planları merkezi sofa tipindedir. Sofalar köşeleri pahlı ve ikişer eyvanlıdır. Konağın dört köşesinde köşe odaları yer alırken, daha dar tutulmuş ikinci eksen üzerinde eyvanların yerine merdiven ve birer küçük oda yerleştirilmiştir. Üçüncü katta sofanın iki ucundaki eyvanlar sokağa ve bahçeye uzanan çıkmalarla genişletilmiştir. Bu katta evin güney tarafında II. Mahmud döneminde (1808-1839) eklenmiş olduğu anlaşılan bina, eliböğründelerle taşınan gelin odası dışında, yapıldığı tarihteki durumunu hemen hemen korumuştur. Her iki katın tavanları çapraz çubukludur. En üst kat en fazla itibarlı olandır. Burada iki köşe odasının tavanı, diğerlerinden farklı olarak çift şişeli yapılmıştır. Kubbe, duvar, yüklük, resimleri ve nakışlarıyla dikkati çeken Kavafyan Konağı’nda tavanların tümü, hatta dış kaplamalarının yarısı özgündür. Özellikle gelin odasının tavanı ve bu odada bulunan bir niş içindeki resimler 18. yy özellikleri taşır. Gelin odasının tavanı bağdadi kubbedir. Bu odayı ilave etmek için bahçe tarafındaki köşe odası bozulmuş ve içinden bir koridor geçirilmiştir. Koridorun ucunda bir merdiven ile yassı kubbeli, ufacık ve loca şeklinde bir balkon çıkılır. Bu sembolik balkonla yeni gelinin odası tamamlanır. Kubbeli oda zamanında son modaya uygun sayılırdı. Kiliseye bakan oda baş odadır. Burada tavan çaprazları üç kattır. Diğer üç odanın da yüklükleri eski halleriyle korunabilmiştir. Birçok yerde duvar nakışları ve alçı baş pencereleri bulunmaktadır.

KÖÇEOĞLU YALISI

Bebek’te, Arnavutköy’den Bebek Koyu’na dönüldüğünde, Beyhan Sultan Sahil Sarayı’ndan sonra yer almaktaydı. 18. yy’ın sonlarında inşa edilmiş olan yalı 1940’larda yıkılmıştır. S. H. Eldem yalının yıkımı sırasında yapılan çizimleri ve eski fotoğrafları kendi gözlemleriyle birleştirerek kapsamlı bir restitüsyon hazırlanmıştır. Bostancıbaşı Defterleri’nden anlaşıldığına göre, 1791’de Üsküdar mollası oğlu Halid Efendi’ye ait olan yalı, 1809-1814 arasında Bedesteni Ahmed Ağa ailesine intikal etmiş, bir aralık Polonya ve

MUZURUS PAŞA KÖŞKÜ

Arnavutköy Amerikan Kız Koleji’nin arazisi içinde yer almaktadır. Kolejin idarecileri tarafından ‘’konak’’ olarak adlandırılan bu köşk 19. yy’ın birinci yarısına tarihlenmektedir. Sarrafburnu’ndaki Muzurus Paşa Yalısı’nın dağ köşkü olan yapı, iki tarafı ağaç dizileri ile kuşatılmış bir yolla ulaşılan manzaralı bir tepede bulunmaktadır. İki katlı ahşap köşk derinliğine gelişen, ancak zemin katta ve üst katta farklı özellikler gösteren bir tasarıma sahiptir. Zemin katta, yapının bir ucundan diğer ucuna kadar uzanan, zemini mermer döşeli, ince uzun bir taşlık, bu taşlığın uçlarında, aynı eksen üzerinde yer alan iki giriş bulunmaktadır. Biri köşkün ön cephesinde, diğeri arka cephesinde yer alan girişler, mermer sütunlara oturan çıkmaların altına alınmış, zemin kat taşlığı, ön girişin bulunduğu tarafta yanlara doğru genişletilerek bir oturma mekanı haline getirilmiştir. Taşlığın yanlarında hizmetkarlara ait odalar, hela birimleri ve üst kata ulaştırılan üç kollu merdiven sıralanır. Merdiven boşluğu ile taşlığın sınırında, merdiven kollarının köşelerine isabet eden birer sütun yükselmektedir. Girişlerin üzerindeki çıkmaları taşıyan sütunlar ön cephede dört, arka bahçede iki tanedir. Bunların üzerinde İyon üslubunda başlıklar vardır. Köşkün üst katında, birbiriyle bağlantılı ‘’T’’ konumunda iki sofa, bu sofanın ön cephe tarafına girişin üzerindeki çıkmayı teşkil eden, büyük boyutlu baş oda, arka cephe tarafına ise dört adet küçük oda, iki hela ve hizmet merdiveni yerleştirilmiştir. Arkadaki odalardan yapının ekseninde yer alan, arka cephedeki girişin üzerindeki çıkma ile genişletilmiştir. İç mimarisi oldukça süslü olan köşkün cephelerinde ampir üslubun yalın ifadesi hakimdir. Cephelerde sıralanan dikdörtgen açıklıklı pencereler ahşap pervazlarla çerçevelenmiş, zemin kattakiler bezemesiz demir parmaklıklarla, üst kattakiler ise tablalı ahşap kapaklarla donatılmıştır. Ampir üslubun etkisi özellikle çıkmaları taçlandıran üçgen alınlıklarda (frontonlarda) kendisini belli etmektedir.

YILANLI YALI

Bebek’te, Bebek-Rumelihisarı Caddesi üzerinde bulunmaktadır. 18. yy’ın sonlarına tarihlendirilen yalının, I. Abdülhamid (hd 1774-1789) ya da III. Selim (hd 1789-1807) dönemlerinde yapılmış olduğuna dair iki ayrı görüş vardır. Yalının ilk sahibi Reisülküttab Mustafa Efendi’dir. Çeşitli dönemlerde onarımlar gören yapının en önemli onarımı Raşid Efendi zamanındadır. Harem ve selamlık olarak iki ayrı kısımdan oluşan yalının, bu onarımlar sırasında özellikle harem kısmı mimari özelliklerini kaybetmiştir. Selamlığa göre daha büyük olan harem kısmı 1964’te yanmıştır. 40’dan fazla odası bulunan harem kısmının geniş odaları ve bezemeli tavanları vardı. En üst katında bir ‘’sakal-ı şerif’’ odası bulunuyordu. Girişte kagir kubbeli tavanı, ortasındaki fıskiyeli havuzu ve duvardaki selsebili ile yapının en güzel odalarından biriydi. Günümüze ulaşan selamlık kısmı taş ve kayalardan oluşan bir set üzerine, geniş furuşlarla oturtulmuştur. Restorasyon sırasında yapının özgün dış mimarisi korunmuş, fakat içteki düzenleme günün koşullarına uygun yapılmıştır. Selamlığın çıkmalı kabul odası ve geniş sofası ilgi çekicidir. Yalının oldukça geniş olan bahçesi, Boğaziçi Üniversitesi’nin ana binasının arkalarından, Rumelihisarı’nın Zağanos Paşa Kulesi’ne kadar uzanırdı. Bu bahçede su hazneleri, havuzlar, setler ve çok çeşitli ağaçlar bulunurdu. Yalıya tonozlar üzerine inşa edilmiş, başlangıcında bir çeşme olan, meyilli bir yoldan çıkılırdı. Yalının dağ tarafında bir hamamı bulunuyordu. Yalının ismi II. Mahmud döneminde /1808-1839) çıkarılan bir söylentiden gelmektedir. II. Mahmud bir gezisi sırasında yalıyı beğenmiş ve sahip olmak istemiştir. Yalının sahibinin bir yakını olan Muhasib Said Efendi, yalının içinde yılan olduğunu söyleyerek padişahı bu kararından vazgeçirmiştir. Bu olaydan sonra yapının adı Yılanlı Yalı olarak anılmıştır.

AYAZMALAR

Veri Basın Haber Ajansı 27 - Ekim - 2009

1AYAZMA

AYAZMALAR

Rumcada kutsal yer anlamına gelen “hagiasma” kelimesinin Türkçe’de aldığı biçim olan ayazma Ortodokslarca bir aziz ya da azizeye adanmış su kaynakları için kullanılmıştır. Şifalı olduğuna inanılan bu su kaynaklarını içine alan kileseler inşa edildiği gibi ayrı yapıları olan ayazmalar da vardır. Çoğu küçük, basit ypılardır. her ayazmanın adandığı aziz ve azize için yılda bir kez yapılan yortusu aynı zamanda çevre için de bir panayır günüydü. Yalnız Ortodokslarca değil, Müslümanlarca da saygı gösterilen, ziyaret edilen, şifa umulan ayazmaların İstanbul’un yaşamında özel bir yeri vardı. Bugün kiliselerin içinde kalanlar dışında büyük bölümü yok olmuş ayazmalar üsütne bir katolog çalışması sayılabilecek tek araştırma 1947-482de Hakkı Göktürk tarafından, R.E. Koçu’nun yayımlamaya başladığı İstanbul Asiklopedisi için yapılmıştır. Beşiktaş’taki ayazmalra ilişkin bilgiler de bu çalışmadan alınmıştır.

AYİA FOTİNİ AYAZMASI

Arnavutköy’de Dubaracı Sokağı’nda cadde kavşağından girilince az ileride sol tarfata, kçşebaşındaki kalaycı dükkanının bulunduğu yerde, yer altında idi. Yaya kaldırımı üzerindeki girişten üç dört basamak taş merdivenle inilir, üstü tonoz örtülü bir yerdir. 1924-25’te Beldiye tarafından toprak ile dodurularak kapatılmıştır.

AYİA KİRYAKİ AYAZMASI

Arnavutköy’de, Elçi Sokağı’ndadır. 2295 m genişlikte, 5 m uzunulukta, tavanı tonoz, zemini maltataşı döşelidir. Kapıdan girince karşıda sağda bir insanın eğilerek geçebileceği kadar dar ve basık, 13 m uzunlukta, karnlık tonoz bir dehliz vardır. Dehlizin nihayetinde sağda duvarın altında derin bir kuyu, önünde bir delikli taş bulunmaktadır. Kapının yanında sağda 1 m boyunda mermer kaide üzerine bir küllü şamdan vardır. Panayırı 7 temmuz’da yapılır.

AYİA PARASKEVİ AYAZMASI

Arnavutköy’de Satış Meydanı ile Kamacı Sokağı kavşağı köşesinde Taksiarhis Kilisesi’nin karşı köeşsinde, yer altındadır. Girişi yaya kaldırımı üstünde ve demir bir kapakla kapanmıştır; yüksek ve bozuk dört basamak taş merdivenle inilir. Duvarları taş ve tuğla, tavanı tuğla tonoz, 2 m boyunda 1 m eninde bir yerdir. İçinde geniş ağızlı ve derin bir kuyu vardır. Metruk ayazmalardandır. Suyu, kilisenin içinde bulunan ve aynı ismi taşıyan diğer ayazmaya alınır.

AYİA PARASKEVİ AYAZMASI

Arnavutkööy’de Satış Meydanı’nda Taksiarhis Kilisesi’nin avlusundadır. Dört duvar üzerinde kiremit örtülü bir yapıdan ibaret olup 9 m genişliğindeki bir girişten 6 basamak taş merdivenle inilir. 1939’da mütevelli heyeti tarfından konulan iki musluklu mermer tekneye su, üsütü tonoz örtülü bir sarnıçtan el tulumbası ile çekilir. Sarnıçtaki su kilisenin karşısındaki aynı adı taşıyan diğer bir ayazmadan gelir.

AYİA PARASKEVİ AYAZMASI

Başiktaş’ta, Çırağan Caddesi üzerinde Panaiya Kilisesi içinde, narteksin sol tarafındadır. Tavanı ahşap, zemini mermer döşelidir. İçerisinde ağzı yekpare taştan oyulmuş bir kuyu olup üzerinde mermer kapak vardır. Yanında 1945’de yapılmış mermerlerden dar, uzun tekneli üç musluklu ve üç bakır taslı bir çeşme vardır. Duvarında 1945’te yapılmış mermer plaka üzerine konulmuş çerçevesi bronz, gümüşle işlenmiş Ayia Paraskevi’nin bir tasviri vardır.

Halkın inancına göre bu ayazmanın suyu göz ağrılarına şifalıymış. Panayırı her yıl 26 Temmuz’da yapılır.

AYİA PARASKEVİ AYAZMASI

Kuruçeşme’de, Ayios Dimitrios Kilisesi mütevellilerinden Yani Devletoğlu’nun söylediğine göre, Kurçeşme Caddesi’nde 38 nnumaralı binanın altındadır. İçinde bir kuyu bulunan bir tonozdan ibarettir ve metruktür. Gezilmek istendiğin de mülk sahibi tarafından böyle bir ayazma olmadığı söylenmiş ve açılmamıştır.

AYİA PARASKEVİ AYAZMASI

Beşiktaş’ta, Fulya Deresi Sokağı’ndadır. Ihlamur Kasrı yanındaki yoldan gidilir, bu yolun nihayetinde sol tarafta Bay Cemil’in 32 No’lu bahçesindedir. Halk ağzında Molla Ayazması diye anılagelmektedir. Bir ahır içinde 5 m boyunda ve 2 m eninde üstü tonoz örtülü ve demir kapılı bir yerdir. Zemini maltataşı döşeli iken bozulmuştur; kapıdan girilince soldaki duvarın nihayetinde geniş ağızlı ve derin bir kuyu bulunmaktadır. Duvarın kuyu ağzı hizasında mermer bir haç vardır. 1930’dan beri metruk bir ayazmadır.

AYİA VLAHERNA AYAZMASI

Arnavutköky’de Yağhane Sokağı’nda Kokas’ın bahçesindedir. Ağzı 3,5 m çapında ve 13 m derinlikte bir kuyudur, kandilli, kapının altında, ince tuğladan ypılmış kemerli iki küçük hücre içinde yanar, üç hücrede bir Meryem Ana ikonu vardır. Panayırı 2 Temmuz’da yapılır.

AYİİ APOSTOLİ AYAZMASI

Bebek’te İnşirah Sokağı’nda Ayios Haralambos Kilisesi karşısında, madam Kokoli’nin köşkünün bahçesinde, köşkün altındadır. Evvelce sağa, sonra sola kıvrılan gayet dar, içinde ancak iki büklüm yürünebilen, üstü tonoz ve 15 m kadar uzunluğunda bir yerdir. Suyun kaynağı dağın altındadır, ayazmaya ikinci dirsekte çıkar ve bir künk içinden yarım metre kadar derinlikte bir sarnıçta toplanır, sarnıca bir sızıntı halinde akar. Kapısının üstünde Yunanca bir kitabe mevcut olup tercümesi şudur: “Her kim bu sudan itikad ile içerse bu Havariyyun berakatı ile zengin olup ve ümitlerinde aldnmayacaktır. İstavrakis buna dua eder, ki bu adam ayazmanın inşa masraflarını üzerine aldı, 1742 senesinde Ağustos ayına yapıldı.

AYİOS DEMETRİOS AYAZMASI

Kuruçeşme’de Kırbaç Sokağı’nda, aynı adı taşıyan kilisenin yanındadır. Genişçe bir girişten geçilerek iki basamakla çıkılır, 8 m uzunlukta, 3, 5-4 m genişlikte küçük bir ibadet mahaline girilir. Sol tarafta dört mermer sütunu bir örtü altında üç musluklu, mermer kaplı bir su haznesi bulunmaktadır. Haznenin içinde nihayette Ayios Demetrios’un at üstünde bir ikonu olduğu söylenir. Aynataşına Bizans zamanına ait olduğu söylenen azizin tam boyda yağlı boya ve gümüşlü bir ikonu vardır. Asıl ayazmaya buradan geçilir. Suyun bulunduğu yer 40 m uzunlukta 1,20 m genişlikte, kısmen basamaklı kısmen ince tuğladan yapılmış tonoz bir mağaradır. Nihayeti kayalık olup 1 m kadar genişlikte ve uzunlukta ve 1m’ye yakın derinlikte kayalık bir çukura biriken su bulunmaktadır. Suyu kayalık arasından gelmektedir. Ön tarafına bir musluk yapılmıştır. İbadet mahalinde bulunan hazneye su buradan demir boru ile getirilmektedir. Bu kısmın duvarında Bizans zamanına ait kalın çiviler, halkalar ve Ayios Demetrios’un mermer üzerine kabrtma at üstünde bir ikonu, yanı başında bulunan küçük bir hücre içinde yatmış vaziyette küçük insan kabartması, kanalın başında sağ duvarda mermer üzerine kabartma Ayios Demetrios’un at üstünde bir ikonu vardır. Sağ duvarın ortalarında alt kısmında meme şeklinde kabartmalar bulunmaktadır ki, kadınların meme ve süt hastalıklarına iyi gelirmiş. Ayazmaya gelen kadınlar rahipler tarfından kutsanır ve bu memeler üç defa öpülür. Duvarlarında küçük delikler vardır. Pis suların akmasına mahsus sol duvar boyunca bir oluk bulunmaktadır. İbadet mahallinde sade ve basit bir ikonostasion olup duvarlarında yağlı boya ikonlar asılıdır ki, bu kısmı ayios Nestorios’a ithaf olunmuştur. Ayin günü 27 Ekim’dir. Sol tarafta bulunan hazne ile mağara Ayios Demetrios ayazmasıdır. İstanbul’un en büyük ayazmalarından biridir. Panayırı 26 Ekim’de yapılır.

AYİOS SOTİRİOS AYAZMASI

Arnavutköy’de, Arnavutköy-Kuruçeşme Caddesi’nde, İoannes Prodromas Kilisesi’nin narteksinin altındadır, ağzı yekpare mermer bir kuyudur.

AYİOS İONNES AYAZMASI

Bebek’te, Bebek-Rumelihisarı yolunda 102 no’lu Şemsi Bey’in evinde (eski Kayalar Tekkesi) binanın altındadır. Eni boyu birer metre, üstü tonoz örtülü, kuuyusunun ağzı yanında mermer bir sütun bulunan bu ayazma metruk olup evin sakinleri tarafından kuyu olarak kullanılmaktadır.

AYİOS İONNES AYAZMASI

Beşiktaş ile Ortaköy arasında Çırağan Sarayı civarınd bu azizin adına bir bir ayazma olduğu söylenir. Beşiktaş’ta Panayia Kilisesi mütevelli heyetinden Bay Corci’nin tarifine göre Beşiktaş’tan gelirken kemere yüz adım kala sağ kolda bir yerde imiş. H. Göktürk 1948’de ayazma hakkında da araştırma yaparken Yahya Efendi Tekkesi’nde bir kapıdan ibaret bir ayazma olduğunu ama 1943,44 senelerinde içine bir çocuk düşüp boğulduğundan ağzı çimento ile örtülerek kapatıldığını öğrenmiştir.

AYİOS İONNES AYAZMASI

Bebek-Arnavutköy arasında, Rum Mezarlığı’ndadır. Yarı kagir, yarı ahşap dört duvar üzerine kiremit örtülü bir yapıdır. Tavanı ahşap, zemini çimento döşelidir. Kapıdan girince tam karşıya rastlayan ve içinde yarım metreye yakın su bulunan mermer havuzun üstü de tonoz örtülüdür. Sağ duvarda bir mermer tekne, sol duvarda üst üste iki hücrenin içinde azizlere ait ikonlar vardır. Panayırı 24 Haziran’dadır.

AYİOS MİNAS AYAZMASI

Bebek’te İnşirah Sokağı’nda, caddeden gelindiğinde sokağın nihayetine doğru sol tarafta yüksekçe bir arsanın altındadır. 70 cm kadar yükseklikte dar bir dehlizden ibaret olup, sokağın altına rastlayan orta kısmının iki metrelik yerinde, dibi çamurlu bir su bulunmaktadır. Dehlizin methaline yakın bir yerde önünde bir kandil fener yanan, biri ayakta, diğeri atlı Ayios Minas’ın iki tasviri vardır. Panayırı 11 Kasım’dadır.

AYİOS NİKOLAOS AYAZMASI

Kuruçeşme Arnavutköy arasında, kolej yolunda; Kolej bahçesinin altındadır. 2 m kadar genişlikte, 6 m kadr uzunlukta tavanı tonoz zemini kaba taş döşelidri. Kapıdan girince iki adım yürüdükten sonra iki taş basamaklı merdivenle inilir. Kapıdan girince karşıda tonozun altında, önünde tel örgü korkuluk olan 1 m eninde ve boyunda derin bir kuyu bulunmaktadır. Sol duvar boyunca kaba taştan bir set vardır. Sağ duvarda iki, sol duvarda bir hücre vardır. Panayırı 6 Aralık’tadır.

AİYİOS ONOFRİOS AYAZMASI

Arnavutköy’de, Dulkadiroğuları Sokağı ile Arnavutköyü Çeşmesi Sokağı kavşağı köşesindedir. Girişin üzeri dört kaba taş duvardan yapılmış, üzeri çimento kagir bir yapıdır. Sekiz kaba taş basamaklı merdivenle inilir. Aşağı kısmı 1,80 m genişlkte, 3m uzunluktadır. Üstü tonoz, zemini taş döeşlidir. Merdivenden inince karşıda orta yerde ağzı dört köşe yekpare adi taştan oyulmuş bir kuyu bulunmaktadır. Merdivenin yanında sağda deliklli bir taş vardır. Merdivenin üzerine sol tarafa korkuluklu bir ahşap set ilave olunmuştur. Setin üzerinde çerçeve içinde Ayios Onofrios’un çıplak, saklaı ayaklarının ucuna uzanamış bir halde, yağlıboya bir tasviri vardır.

AYİOS YEORYİOS AYAZMASI

Ortaköyde’de, Çevirmeci Sokağı’nda, Rum Ortodoks Mezarlığı’da kilisenin altındadır. Sahanın sol tarfında dokuz taş basamaklı merdivenle sağ tarafında dokuz taş basamaklı merdivenle sağ tarafa, dönemeçli olarak 1,67 m genişliktekte 4 m uzunlukta bir yere inilir. Bu kısmın nihayetinde solda iki basamaklı merdivenle bir kapıdan 1 m genişlikte, 4 m uzunlukta tonoz bir bölüme geçilir ki, kilise yapılmadan önce ibadet mekanıydı. Buranın nihayetinde altı boş kagir bir set, soltarafta bir hücre bulunmaktadır. Bu kısmın baş tarafında sağda beş taş taş basamaklı merdivenle sola doğru biraz dönemeçli olarak dar bir yerden asıl ayazma mahaline girilir. 1 m kadar ilerisinde ince tuğladan yapılmış bir tonoz altında 2,5 m genişlikte, 4 m uzunlukta, önünde demir korkuluk olan derin b ir kuyu bulunmaktadır. Tepesinde bir menfez olup mabedin içinden bir elektrik lambası sarkıtılmıştır. Kilisede mihrabın sağ tarafına ayrıca bir mahal yapılarak mermer tekneli, meremer aynataşlı bir su haznesi yapılmıştır. Ayzmadan su buraya tulumbayla çekilir.

KİLİSELER

Veri Basın Haber Ajansı 27 - Ekim - 2009

kilise

Surp Asdvadzadzin Kilisesi

Beşiktaş’ta İlhan Sokağı no. 202’dedir.İlk kez P.Ğ İnciciyan tarafından hakkında bilgi verilen kilise muhtemelen 1661- veya 1681-1684 arasında inşa edilmiştir.Aynı yazarın 1794’te kaleme aldığı Amaranots Püzantyan (bizans yazlıkları) adlı eserinde ise kilisenin yıkık olduğu kaydedilmiştir.Sarkis Tıbir Sarraf Hovhannesyan yıkılış tarihini 1759 olarak kayededer.1836-1838 yıllarına rastlayan ikinci inşa tarihine dek yerine geçici bir şapel yapıldığına dair kanıtlar mevcuttur. Kilise 1836-1838 arasında kilise ünlü saray mimarı Garabet Amira Balyan’ın (1800-1866) mali desteği ile yapılmış olup mimari olarak da yine onun eseridir.Süsleme ve bezeme bakımından çok zengin bir kilisedir.İkinci inşasından sonra kiliseye verilen isim “Küd Dıpo Surp Asvadzadzin” dir(Aziz Meryem Ana’nın sandukasının bulunuşu). Kilise inşaatının bitiminden 28 yıl sonra konan kitabe şöyledr: “Bu kutsal kilise Bakire Meryem Ana adına 1838 yılında ünlü Hassa Mimarı saygıdeğer Garabet Amira Balyan eliyle ve yardımlarıyla inşa edildi.Onun 1866 tarihindeki beklenmedik ölümünü, sayısız iyiliklerini gören Ermeni toplumu kederle anar ve Kilise sonsuza dek göksel yaşam diler”. Çan kulesi daha sonra eklenmiştir.Surp Asvadzadzin Kilisesi Kuzguncuk’taki Surp Krikor Lusavoriç Kilisesi ile Osmanlı döneminde inşa edilen iki kubbeli kiliseden biridir.Kilise 19872de büyük bir onarım geçirmiştir.Bu onarım sırasında kilisesin içi ve dışı boyanmış, ahşap sunak tümüyle altın varak kaplanmıştır. Kiise plan olarak Ermeni kilise mimarisinin tipik bir örneğidir.Haçvari plana sahip kilisenin değişik yönlerinden biri iki galeri katına sahip olmasıdır.Kilisenin ana girişi batı yönündedir.Önce nartekse girilir.Burada, sağ ve soldaki mekanlar yerden üç rıht yüksektir.Tüm kilisede yalnız burada taşıyıcı kolonlar görülür.Narteksin iki yönünde ikişer pencere ile kilise avlusundan hava ve ışık alınır.Narteks neften demir kafes-seperatörle ayrılır.Seperatörün aksı üzerinde görünüşte simetriyi bozmamak için demirle dört kolon görünüşü elde edilmiştir.Haçvari nefin girişinde sağ ve sol köşelerdeki kolonlardan sonra kilise avlusuna çıkış kapıları vardır.Nefin dört kolu tonozlarla örtülü olup köşe kolonlara biner. Kilisenin tüm sütunları duvarlara bitişiktir.Binanın tüm köşelerinde ikişer kolon vardır.Nefin doğu kolu ruhanilere ve okuyuculara ayrılmıştır.Bu bölümün yanlarından kiliseciklere girilir.Küçük birer odadan ibaret olan kilisecikler çapraz tonozla örtülüdürler.Kuzeydeki kilisecik vaftizhaneye, güneydeki ise ruhanilerin ve okuyucuların giyimine ayrılmıştır.Yarım yuvarlak planlı abside beş rıhttan oluşan geniş basamaklarla çıkılır.Kilisenin doğu kolunu örten tonozun bitiminde bulunan kemer, duvara bitişik iki ve ayrık duran iki (toplam dört) kolon üzerinde oturur.Bu kemerin üzerinde kilisenin Meryem Ana’ya atfedildiğini belli eden ve Ermeni Kilisesi ilahilerinden alına şu dize yazılıdır: “Tanrı kelamının temiz mabedi, sınırsız konutu olan aziz Bakire”.Absidin ortasında sunak bulunur. Sunağın arkasından açılan kapı, güneydeki kiliseciğe bağlanan koridor-odaya açılır.Bu koridor-oda ile simetrik olarak vaftizhaneden girilen kilisenin küçük hazine odası vardır. Kuzey, güney ve batı kollarındaki pencereler yarım daire şeklinde olup yüksektedir.Doğu kolunda ise , tepede , absidi aydınlatan küçük bir pencere vardır. Kilisede dış görünüş bakımından sade ibadethanelerden biridir.Ön cephesinde düz bir satıh üzerinde kapı ve üç pencere görülür.İkinci daire katının yarım dairesel penceresi cepheyi süsleyen yegane öğedir.Cephe, içindeki oyuğa çanın yerleştirildiği üçgen bir alınlıkla son bulur.Cephede, kapı üzerindeki kitabe yalın yüzeye hareketlilik kazandırır. Kilisenin süslemeleri iki çeşittir.Bunlardan ilki Garamet Amira Balyan’ın inşaat sırasında yaptığı mimari süslemelerdir.Kilisenin dört kolunu örten tonozlar haçvari ve eşkenar dörtgen şeklindeki bölümlere ayrılmıştır.Bu bölümler ise kendi içlerinde süslenmişlerdir.Haçların içi çiçek, asma yaprakları ve üzüm salkımlarıyla bezenmiştir.eşkenar dörtgenler ise yine asma yaprakları, üzüm salkımları, çiçekler ve başaklarla bezelidir.Kubbenin merkezindeki İsa yağlıboya resminin yanındaki haçvari dört kolların uçların süslü çelenekler ve ışınlar içerisinde “HS” (Hisus=İsa), “KS” (Krisdos=Mesih), “DR” (Der=Rab), “AZ” (Asdvadz=Tanrı) kelimelerinin kısaltılmış şekilleri vardır. Aşırı sade dış görünüşüne karşın süslü bir iç ortamı olan kilise sunağı ile tam bir uyum içerisindedir.Beyazın ağır bastığı, sarı ve mavinin de kullanıldığı mekan varakla kaplı sunağı ile seyredeni büyüler.Başlı başına bir sanat eseri olan sunak dört kolon üzerinde yükselmiştir.Üç kolonun birleşmesinden oluşan her bir kolon helezonik olarak yivlidir.Kolonlara oturan takın iç merkezinde kutsal Üçlüğü(teslis) simgeleyen üçgen içindeki göz resmi vardır.Bu resmin tüm çevresini ışınlar kaplar.Daha üst bölümde rozetler, onların üzerinde ise çelenklerin üzerinde haç bulunmaktadır.Yivli kolonlar korint yapraklarıyla süslü sütun başlıkları ile son bulur.Kolonlardan sonra binanın içini çevreleyen saçak ise akantus yaprakları ve çiçeklerle süslenmiştir. İkinci süsleme çeşidi ise resimlerdir.Genellikle büyük boy olan aziz resimleri saray ressamı Umed Beyzad’ın (1809-1874) eseridir.Her iki tonozun birleştiği köşede ise dört İncil yazarı Matta’nın ,Markos’un ,Luka’nın ve Yuhanna’nın eliptik resimleri vardır.tonozların bingisinde duran bu resimlerin etrafındaki yerler de defne yaprakları ve çiçek demetleri ile süslenmiştir. Sunağın iki yanı , nefin çevresinde bezemeler ve kemerlerle bölünmüş mahallerde Beyzad’ın resimleri bulunmaktadır.

SURP ASDVADZADZİN KİLİSESİ

Ortaköy’de , Mecidiye Mahallesi’nde Cibinlik Sokağı’ndadır.Meryem Ana’ya adanmış olan kilise 1824’te ibadete açılmıştır, mimarı özellikle 19. yy’da İstanbul’da dini ve sivil birçok yapıya imza atan Balyan ailesinden Serekerim Balyan’dır.17.yy’ın ikinci yarısından başlayarak Ortaköy’de sayıları gittikçe artan Bu çevrede Surp Giragos adlı küçük bir kiliseleri vardı.1725’te Havhannes Golod’un patrikliği döneminde ahşap olarak yenilenen bu kilise zamanla eskidiği gibi kalabalıklaşan cemaatin de ibadet gereksinimi karşılayamaz duruma gelmişti.Bugünkü kilise 1824’te ibadete açıldıktan sonra da 1835’te yenilenmiş, 1843 ve 1912’de esaslı onarımlar geçirmiştir.Son kez de 1964’te onarılmıştır. Yüksek duvarlarla çevrili bahçe içinde, giriş kapısının bulunduğu Cibinlik Sokağı’na bakan duvarın hemen arkasında inşa edilmiş olan kilisenin ana kapısı kagirdir.Üstü ahşap kırma çatı ile örtülüdür.Çan kulesi asıl yapının dışında bahçe duvarına bitişik bir yapı üzerinde yükselir. Nefin iki yanında Surp “Yerrortutyun ve Surp İsdepanos’un adlarını taşıyan şapeller bulunmaktadır.Kilisedeki değerli eşyalar arasında Kazaz Artin tarafından 1830’da bağışlanmış yazma İncil’in özel bir yeri vardır.

SURP KRİKOR LUSAVORİÇ KİLİSESİ

Ortaköy’de , Dereboyu Caddesi’ndedir.Ermeni Katolik cemaatine ait olan kilisenin yerinde önceleri ahşap bir şapel (tek mekandan oluşan küçük kilise) bulunuyordu.Ortaköy’deki Katolik Ermeni cemaatinin gelişmesine koşut olarak bu şapel yetersiz kalınca Apraham Amira Allahverdi’nin öncülüğünde zengin cemaat üyelerinin katkılarıyla bugünkü kagir kapı inşa edilmiştir.6 Ocak 1839’da Başpsikopos Boğos Maruşyan tarafından ibadete açılan kilise mimari olarak Roma bazilikasını andırır.Bir merkezi nefle iki yan neften oluşur.Yarım tonoz biçimindeki tavanı merkezi nefi çavreleyen sekiz sütunun üstünde yükselir.Kilisedeki oturma düzeni geleneksel tarzdadır ve kadınlarla erkekler için ayrı yerler bulunmaktadır.Tavanındaki süsleme zenginliği yanında apsidde bulunan yağlıboya tablo da dikkat çekicidir.Tabloda kilisenin adandığı Surp Krikor Lusavoriç’in ilk Hristıyan Kralı olan 2.Dırtad’ı vaftiz etmesi betimlenmiştir.1857’de bir onarım geçiren kilisenin daha sonraki onarımlarına ilişkin bir bilgi yoktur.

YEREVMAN SURP HAÇ KİLİSESİ

Kuruçeşme’de , Kırbaç Sokağı’ndadır. Eremya Çelebi Kömürciyan, kilisenin adını “Surp Nışan” (Kutsal İşaret) olarak kayeder.Patrik Kağızmanlı 2.Zakarya Pokuzyon’ın ikinci patriklik döneminde (1782-1799), onun maddi desteği, Çoban Amira Hovivyan’ın ve Episkopos İstanbullu Hovhannes’in yardımlarıyla temelden inşa edildi.Kiliseyi 28 Şubat 1798’de Patrik 2.Zakarya bizzat takdis ederek ibadete açtı. Kilise, Patrik Bursalı 2.Ispendos Zakaryan’ın maddi katkılarıyla Hassa Mimarı Garabet Amira Balyan tarafından yenilendi.16 Kasım 1834’te bizzat patrk 2.Isdepanos Zakaryan tarafından takdis edilerek hizmete açıldı.Daha sonraki birkaç onarımdan sonra, 1858’de kilisenin doğu ucuna çan kulesi eklendi.1835’te kilisenin bahçesine Tarkmançatz Okulu inşa edildi.Bu okul günümüzde kapanmıştır.1919’daki Kuruçeşme yangınında kilisenin iki kapısı tümüyle , çatısı ise kısmen yandı.Onarım sırasında harap durumdaki çan kulesi de sökülerek Garabet Halacyan’ın maddi desteği ile bu kez madenden inşa edildi. Son büyük onarımlarını Patrik Yozgatlı 1.Şınorhk Kaludsyan’ın döneminde geçiren (1975 ve 1988) Yervman Surp Haç kilisesi, her iki seferinde de patriğin eli ile takdis edilerek ibadete açıldı. Yine kilise bahçesinde zamanında inşa edilen odalardan biri din admlarına , diğeri ise jamgoça tahsis edilmiştir.Tarkmançatz Okulu’nun ana sınıfı ise daha sonra kilisenin Gomidas Korosu’na ayrılmıştır.Daha sonraki onarımlar sırasında tüm bu odalar ve salonlar birleştirilerek yeniden inşa edilmiştir.bu inşaatı kilise yönetim kurulu ve Gomidas Korosu birlikte gerçekleştirmiştir. Kilisenin bahçesine iki de çeşme yaptırılmıştır.Bunlardan biri 3 Aralık 1872, diğeri ise 1 Aralık 1905 tarihini taşımaktadır. Tarihi boyunca Yerevman Surp Haç Kilisesi ve çevresinde meydana gelen iki önemli olaydan ilki Gregoryan ve Katolik Ermeni cemaatleri arasındaki görüşme toplantılardır.Bu görüşmeler Patrik Edirneli 1.Boğos Krikoryan’ın dönemine rastlar. Bir diğer önemli olay ise Ermeni harflerinin bulunuşunun 1500. yıldönümü kutlamalarıdır(12 Ekim 1913). Kilise İstanbul’daki Ermeni kiliseleri arasında tam bir simetri sembolüdür.Tüm ayrıntıları ile taşıdığı simetrik yapı açısından klasik Ermeni mimarisinden ayrılmaktadır. Plan açısından baziliktir.Ana kilise yapısının yanında kuzey ve güneyde olmak üzere iki de şapel vardır.bu şapellerle Yunan Hacı şekline girmiştir.Ana girişinin batı cephesinde olmasına rağmen , narteksin kuzey ve güneyinden de açılan girişler açısından da diğer kiliselerden farklılaşır. Tam bir dikdörtgen planlı narteksin ortasında nefe girilir.Narteksin ön bölümünde, iki yan kısım demir kafeslerle ,demir parmaklıklı bir kapı iki kolonla neften ayrılır.Nefin “tas”a kadar olan bölümü kare planlıdır.Beşik tonozla örtülü nef kuzey ve güney yönlerinden dörderden sekiz pencere ile aydınlanmaktadır. İstanbul’daki diğer birçok Ermeni Kilisesi’ne göre geniş sayılabilecek “tas”ın kuzey ve güney uçlarından yanal şapellere girilir.Bunlar da beşik tonozlarla örtülü olup birer minyatür kilisedir.Kuzey şapeli gelenek gereğince vaftizhane, güneydeki ise daha çok dini kıyafetlerin korunması amacıyla kullanılmaktadır. Ana kilise binasında peme çıkış yanal merdivenlerle sağlanır.1+4 rıhttan sonra pemdeki küçük nişler içerisine yerleştirilmiş iki küçük sunak vardır.Bunların tam merkezinde ise yarı dairesel planlı apsid, tam ortasında da ana sunak vardır.Sunak nişinin kuzey ve güneydeki kapılarla sunak arkasına çıkılır. Kiliseye girenlerin dikkatlerini üzerinde odaklayan nokta ana sunaktır.Gerek sadeliğin altında gizlenen süslemesiyle, gerekse son yıllarda yenilenen varaklarıyla dikkat çeken sunaktaki ahşap oymacılığı da dikkat çeken diğer bir unsurdur. .Narteksin üzeri koroya ayrılan galeri katla örtülür.Galeri kata çıkış, narteksin kuzey ve güney duvarlarındaki dışarıdan işleyen kapılarla sağlanır. Kiliseye ait en eski dekoratif elemanların başında sunak gelmektedir.Onun dışında eski resimlerle de iç mekanda kısmi bir süsleme çabası göze çarpar. Resimler genellikle yeni dönme aittir.Resimlerin kilise içerisine asılışı dekoratif görünmekten çok , daha iyi koruyabilmek amacını gütmektedir.Çan kulesi, kilisenin doğu ucundaki yarı dairesel absidin hemen dışındadır. Yerevman Surp Haç Kilisesi dış görünüş açısından son derce sadedir.Tüm dış duvarları moloz taş görünümündedir.Arada atılan tuğla hatıllar belli bir estetik ve hareketlilik sağlamaktadır.

HİRİSTİYAN VE MUSEVİ YAPILARI

1.RUM KİLİSELERİ

AYİOS HARALAMBOS KİLİSESİ

Bebek’te İnşilah Sokağı’ndadır.Kitabesindeki bilgilere göre, Boğazın giriş yerinde, aynı yerde daha önceleri Avarlar’a ait olan bir tapınağın kalıntıları üzerinde inşa edilmiştir. Geçmişi bizans dönemine kadar uzanan kilisenin günümüzdeki yapısı 21 Nisan 1830’a tarihlenir (Drakos 1891: 99; Hemerologion 1906: 1991). Aziz Haralambos’a ithaf edilmiş olan kilise, Rum Ortadoks Patrikanesi tarafından hazırlanan listede “ Aya Haralambos Rum Ortadoks Kilisesi” adıyla geçer.

Mimari:

Kilise, güneyinde ve batısında konutlarla çevrili küçük bir avluda çevrili küçük bir avluda bulunur. Doğusunda sokağa cephe oluşturan kilisenin bulunduğu avluda, güneyde çan kulesi ve yönetim kulesi vardır.Kilise,doğu –batı doğdultusundadikdörtgen planlı,doğusunda dışta yarım yuvarlak apsis çıkıntılıdır. Dışta,yaklaşık ölçülerle boyu 20 m, eni 13 m, yüksekliği 9 m’dir. İki yüzü kırma çatı ile örtülü yapılda, aspisin örtüsü yarım konik çatıdır.Dışta sıvasız olan yapının duvar örgüsü, kabayonu taş ve düzgün kesme taş ve tuğla almaşığı biçimindedir. Yapıyı saçak altında bir iç bükey silme dolanır. Yapının batısında bulunan ve sunradan eklenmiş olan narteks, kuzey ve güneyde eksenden batıya yakın konumdaki naos girişlerini de kapsayacak biçimde, “U” planlıdır. Narteksin örtüsü düz tavan, iki girişi doğusundaki uçlardadır. Kilise ile aynı adı ayazma, narteksin batısında yer alır. Kilise bazilikal plan tipindedir. Üç nefli naos, doğusunda orta nef hizasında içte yarım yuvarlak apsis ile sınırlanır. Naosta nef ayrımı, altışar taşıyıcının bulunduğu sıralar ile sağlanmıştır. Yan nefler, orta neften bir basamak yüksektir. Doğuda ilk taşıyıcılar hizasında belirlenen bema, yan neflerden bir, orta neften iki basamk yüksektir.Naosta, kuzeydeki sıranın doğudan dördüncü taşıyıcısına oturan ahşap ambon ve güneydeki sıranın üçüncüsü taşıyıcısı önünde bulunan ahşap despot koltuğu, ikonostatis ile benzer bezeme özellikleri gösterir. Naosta, orta nefin tonozu, taşıyıcılar hizasındaki bezeme şeritleri ile dilimlenmiş, dilimler arasında dekoratif panolar oluşturulmuştur. İçi yıldız motifiyle bezeli panolarda, bitkisel ve geometrik motifler, bezeme kuşakları, çiçek dalları,rozetler görülür.Narteksin batı duvarnda, eksende bulunan boyama tekniğindeki büyük boyutlu haç tasviri üste iki yanda melek figürleri ve motifler ile çevrelenmiştir. Apsis duvarı, yaldız boyalı yıldız motifi ile bezelidir. Bemada, apsis önünde düz bir masa görünümündeki altar bulunur.

PROFİTİS İLİAS MEZARLIK KİLİSESİ

Arnavurtköy’deki Rum Ortadoks Mezarlığı’nın yanından geçen Körkadı Sokağı’ndadır. Kilisenin tarihinin, Bizans İmparatorluğu’nun Komnenoslar dönemine ( 1081 – 1185) kadar uzandığı görüşü yaygındır. 19.yüzyıl ortasında İstanbul’’da yaşanan veba ve kolera salgını nedeniyle kilisenin bulunduğu mezarlık önem kazanmıştır. Bugünkü yapı, kitabesine göre 20 Haziran 1871’de ibadete açılmıştır. Profitis İlias’a ithaf edilmiş olan kilise, Rum Ortadoks Patrikanesi tarafından hazırlanan listede, “ Profiti İliya Mezarlık Rum Ortadoks Kilisesi” adıyla geçer.

Mimari:

Kilise, parmaklık bir duvarın sınırladığı avlunun batısında yer alır. Avluda, kilisenin güneyinde Profitis İlias Ayazması vardır. Kilise Doğu – Batı doğrultusunda, “T” planlıdır. Kuzey ve Güneyinin Batısındaki dışa çıkıntılar, doğu –batı doğrulkusunda dikdörtgen planlıdır. Bazikal plan tipindeki kilise, kuzey ve güneyinin batısında, doğu – batı doğrultusundaki dikdörtgen planlı mekanlarla yanlarda dışa çıkıntılıdır. Naos, doğusunda, eksende bulunan içte yarım yuvarlak apsis ile sınırlanır. Apsis önünde bema yer alır. Naosta nefleri sınırlayan sütunlar, basık kemerlerle bağlanır. Sütun başlıkları stilize edilmiş komposit tiptedir. Orta nef duvarının köşelerinde, sütunlar hizasında, sütun biçiminde ve kare kesitli pilasterler vardır. Apsis duvarının köşeleri pahlanmıştır.Kilisede, naosta, orta nefin doğusunda bulunan ahşap ikonostasis, oyma ve kabartma tekniğinde bitkisel ve geometrik motiflerle bezenmiştir. Eksene simetrik sütunçelerle iki yanda üçer parçalı olan ve silmelerle dilimlenen ikonastasis, üstte stilize üçgen alınlıklıdır.Naosta, orta nefin genişlediği kuzeybatıdaki köşediki ahşap ambon ve güneydoğu köşesindeki ahşap despot koltuğu, oyma ve kabartma tekniğinde bitkisel ve geometrik motiflerle bezeli, bezemeler altın yıldız boyalıdır. Ambon üzerindeki madalyonlarda, İsa ve İncil yazarların tasvirleri görülür. Kubbe kasnağındaki ikonalarda Oniki Havariler, kubbede ise, Pantokrator İsa tasvirleri bulunur. Naosta, yan neflerin tonozlarının yüzeyi, silmelerle bapçalanmış ve örtüyü plastik görünüm küzandırmıştır.

TAKSİARHİS KİLİSESİ

Arnavurtköy’de, doğuda ve güneyde Dere Sokağı, batıda Satış Meydanı Sokağı, kuzeyde Abdullah Molla Sokağı arasında yer alır.Kilisenin bizans dönemine kadar uzanan geçmişi, çeşitli kaynaklarda ifade edilmiştir. Kilisenin ithaf edildiği ‘ Taksiarkhes’, Hiristiyan ikonografisindeki Başmelekler ‘Mikhael’ ve ‘Gabriel’i bir arada tanımlar. Kilise İstanbul’daki Rum Ortadoks kiliselerini tespit ederek bir liste hazırlayan Atinalı Antonios Paterakis’in, 55 kiliseyi kapsayan 1604 tarihli listesinde yer almıştır. Kilise, listenin ikinci bölümünü oluşturan ‘ Köylerdeki Kiliseler’ başlığı altında ve 42 numaralı yapı olarak “ H Cwra twn Aswmatwn” adıyla kaydedilmiştir. Eremya çelebi Kömürciyan ( 1637 – 1695 ) de Arnavurtköy’de Rumlara ait “ Arhangel Mikhail adlı güzel bir kilise” bulunduğunu belirtmiştir. ( Kömürciyan 1988: 41 ).

Mimari:

Kilise, yüksek duvarlarla çevrili geniş bir avlunun ortasında yer alır. Avluda, kilisenin güneyinde Ayia Palaskevi Ayazması vardır. Kilise doğu batı doğrultusunda dikdörtgen planlıdır. Doğuda eksende, dışta yarım yuvarlak apsis çıkıntı yapar. Baldaken tipi çan kulesi, yapının batısında eksendeki giriş mekanının, payım tekniğine göre değerlendirildiğinde, sonradan eklendiği anlaşılır. Kilise, Kapalı Yunan Haçı plan tipindedir. Naos, doğusunda içte yarım yuvarlak apsis, batısında kuzey -–üney doğrultusunda diktdörtgen planlı narteks ile sınırlanır. Naosun batısında, narteks üzerinde galeri yer alır. Galeri yanlarda payeler hizasına kadar dikdörgen planlı çıkıntılı, ortada ise iç bükeydir. Galeride de benzer mekan düzenlemesi görülür. Yapının batısında biri eksende, ikisi yanlarda simetrik üç giriş, kuzey ve güneyde eksenden batıya yakın karşılıklı birer giriş daha büyük, diğerleri eş boyutludur. Girişler yuvarlak kemerli açıklıklardır. Yapının doğusunda, kuzey köşedeki dikdörtgen giriş, litürjik amaçlıdır.İkonostasiste, alttaki büyük ikonalar soldan sırayla, Mahşer, Azizler Basileios – Yriyorios, Meryem,e Müjde, Meryem’in Ölümü, Aziz Haralambos, Taksiarhis, Meryem ve Çocuk İsa, İsa, İoannes Prodromos, Azizler İerasimios – Spiridon – Dionisos, Evanyelismos, Azizler Yeoryios – Dimitrios,Şefkatli Meryem, İsa Pandokrator, Azizler Konstantinos – Eleni tasvirleridir. Üstte iki sıra halinde yer alan küçük ikonalar, İncil konulu tasvirlerdir. Naosta örtü sistemi, yıldız motifi ile kaplıdır. Nartkeste, tavanlar bitkisel motiflerle, tavan etekleri meander motifi ile bezenmiştir. Yapıda renkli cam kullanımı görülür.

CİHANNÜMA PANAYİA KİLİSESİ

Çırağan Caddesi üzerinde 49’no’lu yapıdır. Kilisenin varoş sürecinin, Bizans dönemine kadar uzandığı görüşü yaygındır. Eremya Çelebi Kömürciyan (1637 – 1695), XVII. Asırda İstanbul adlı eserinde, Beşiktaş’ta bir Rum kilisesinin bulunduğunu kaydeder ( Kömürciyan 1988 :39 ). Meryemin doğumuna (Panagia Genesis) ithaf edilmiş olan kilise, Rum Ortadoks Patrikanesi tarafından hazırlanan listede, “ Meryem Ana Cihannüma Rum Ortadoks Kilisesi” adıyla geçer. Kitabesi güneyde eksenden batıya yakın konumdaki giriş üstünde yer alır. Mermerden ve enlemesine dikdörtgen kitabenin,kazıma tekniğindeki dört satırlık Yunanca metni küçük haftir. Halfler boyalıdır. “Tanrım sana inanların dayanağını dayanaklı kıl, senin kutsal kanınla inşa edilmiş olan kiliseyi. 21 Ocak 1830.” (İ.Kuçuradi)

Mimari:

Kilise, batı –doğu doğrultusunda eğilimli bir arazi üstünde, etrafı duvar ve yapılarla çevrili, küçük bir avlunun kuzeyinde yer alır. Güney yandaki dik merdiven, avlu ile caddeyi bağlar. Avlunun güneyinde, kilise görevlilerine ayit evler, doğusunda yönetim birimleri vardır. Kilise, doğu cephesinde caddeye açıktır.Kilise, doğu – batı doğrultusunda dikdörtgen planlı iken, kuzeyinde, doğudan batıya doğru daralarak yamuk plan gösterir. Yapının güneyinin batısındaki çıkıntı, doğu – batı doğrultusunda dikdörtgen planlıdır. Doğuda yarım yuvarlak apsis dışa çıkıntı yapar. Dışta yaklaşık ölçülerle boyu 22 m, eni (ortalama) 12 m, yüksekliği 9 m’dir. Kilise bazilikal plan tipindedir. Naos, orta nef ve kuzey yan nef olmak üzere iki neflidir. Batısı duvar olan naos, doğusunda orta nef hizasında, içte yarım yuvarlak apsis ile sınırlanır. Naosta, eğik olan kuzey duvarın, orta nefin kuzeybatı köşesine bitiştiği kuzey yan nef, tepe noktası batıda bulunan dik üçgen planlıdır. Naosta , nef ayrımı,kare kesitli altı taşıyıcının bulunduğu sıra ile sağlanmıştır. Yan nef, orta neften bir basamak yüksektir. Doğuda ilk taşıyıcılar hizasında belirlenen bema, yan neften bir, orta neften iki basamak yüksektir. Naosun batısında yer alan, kuzey – güney doğrultusunda dikdörtgen planlı galeri, yan köşelerdeki üçgen biçimi çıkıntılarla, son taşıyıcılar hizasına kadar uzanır. Son taşıyıcılar hizasında, güneyde çıkıntı yapan mekan üzerind de yer alan galeriye çıkış, güneybatıdaki çıkıntılı bölümde bulunan merdiven ile sağlanmıştır. Kilisenin tek girişi, güneyde dışa çıkıntı yapan bölümde bulunan dikdörtgen açıklıktır. Naosta, kuzeydeki sıranın doğudan üçüncü taşıyıcısına oturan ahşap ambon, ikonostasis ile benzen tarzda, aplikasyon tekniğinde bitkisel ve geometrik motiflerle bezelidir. Ambon yüzlerinde İsa ve İncil yazarlarının tasvirleri vardır. Güney duvarda, doğudan ikinci taşıyıcı karşısındaki pilastr önünde bulunan, koyu renkte ahşap despot koltuğu, oyma, kabartma ve delikişi tekniklerinde, bitkisel ve geometrik motiflerle yoğun bezelidir. Parekklesionun doğusunda bulunan ikonastasis, üstte üçgen alınlıklıdır. Naostaki ile benzer bezeme özellikleri gösteren ikonostasisin yüzeyi, aplikasyon tekniğinde bitkisel ve geometrik motifler ile oluşturulmuş panolarla kaplıdır. Alttaki büyük ikonalarda, Meryem ve Çocuk İsa, İoannes Prodromos tasvirleri vardır.

AYİOS DİMİTROS KİLİSESİ

Kuruçeşme’de Kırbaç Sokağı’nda 52 numaralı yapıdır. Batıda ve kuzeyde Kırbaç Sokağı,güneyde Alayemini Sokağı ile çevrelenmiştir. Kilise, Bizans dönemine kadar uzanan ve imparatorluk yapısı olarak bilinen ayazması ile ün kazanmıştır. Ayazma 1540 yılında, P.Gyllius tarafından ziyaret edilir ve tanımı yapılır ( Timoni 1844: 78). 17.yy’da Evliya çelebi,Kuruçeşme’de Rumlarınüç mahallede yaşadıklarını ve iki kiliseye sahip olduklarını belirtir (Evliya 1995: 193).E.Ç.Kömürciyan (1637 – 1695), Kuruçeşme’de, ‘İmparator yapısı’ olan ve “Aziz Dimitri” adına itaf edilmiş ayazmayı gezdiğini kaydeder; ayazmanın suyunun özelliklerini ve mucizelerini açıkladıktan sonra, Rumların “Ay’ Dimitri” adlı kilisesinin varlığını belirtir ( Kömürciyan 1988:41). 19yy başında, Rum Ortadoks toplumunun üniversitesi ve ruhban olan okulu, Kuruçeşme’de kurulduğunda, kilisede özel önem kazanmış; ancak bu kuruluşlar aynı yüzyılın ortasında buradan taşınmıştır. Kilisede, naosun kuzey duvarında bulunan çeşmenin üstündeki kitabe, kilise ile ilgili yorumlanmakta; buna göre kilise, 1820 yılına tarihlenmektedir. Naosun kuzey duvarında, ayazma suyunun akıltıldığı çeşmenin üstünde ve doğudan ikinci pencere altında kitabe yer alır. Beyaz mermerlerden ve kare biçimde kitabenin, kazıma tekniğindeki sekiz satırlık yunanca metni küçük halftir. Halfler boyalıdır. Kitabenin boyutu 40 *40 cm, half yüksekliği 2 cm’dir. Kitabe metninin Türkçesi: “Bu çeşme ilk kez Aziz Dimitros’un onuruna, 1820’de rahmetli hükümdar Skarlatos Kalimakhos tarafından yapıldı. Sonrada; 1870’te, zevk sahibi insanların katkıları ile havuzu genişletildi.” (İ.Kuçuradi)

Mimari:

Kuzey – güney doğrultusunda eğilimli bir arazi üzerinde yer alan kilisenin batı cephesi ve güney cephesi sokağa açıktır. Kilise, doğusunda ve kuzeyinde yüksek duvarların çevrelediği avlu içindedir. Yapıya, ,kuzeyinde bulunan aynı adlı ayazma ve kuzeydoğusundaki çam kulesi bitişiktir. Kuruçeşme’deki Ayios Dimitros Kilisesi, doğu – batı doğrultusunda dikdörtgen planlıdır. Doğuda, kuzey – güney doğrultusunda dikdörgen planlı apsis dışa çıkıntılıdır.Dışta, yaklaşık ölçülerle boyu 25 m, eni 15 m, yüksekleği 12 m’dir. Dışta iki yüzü kırma çatı ile örtülü yapıda apisin örtüsü de kırma çatıdır. Yapı, bazilikal tipindedir. Üç nefli naos, doğusunda nefler hizasında içte yarım yuvarlak üç apsis, batısında kuzey – güney doğrultusunda dikdörtgen planlı narteks ile sınırlanır. Naosta nef ayrımı altışar sütunlu sıralar ile sağlanmıştır. Yan nefler orta neften bir basamak yüksektir. Kilisenin örtü sistemi ahşaptır. Orta nef ve yan nefler beşik tonoz ile örtülüdür. Apsislerin örtüsü içte yarım kubbe; narteksin örtüsü düz tavandır. Kilisenin naosun doğusunda üç nefi kapsayan ahşap ikonostasis, oyma ve kabartma tekniğinde bitkisel motifler ile bezelidir. Bezemeler arasında, çift başlı kartal ve melek motifleri kullanılmıştır. İkonostasiste, alttaki büyük ikonolarda soldan sırayla Ayios Yeoryios, Ayios Dimitros, Meryem ve Çocuk İsa, İsa, Prodromos, Ayios Athanasios tasvirleri bulunur. Üstteki küçük çerçevelerde İncil’den sahneler içeren tasvirler görülür. Kilisede, galeri korkuluğunda bulunan ve İsa’nın yaşamından sahneler içeren tasvirler kızmen silinmiş durumdadır. Ambon yüzlerinde İncil yazarları, arşitravda taşıyıcılar hizasındaki maralyonlarda Havariler, apsis yarım kubbesinde Meryem, orta nefin örtüsü ortasında Pantokrator İsa tasvirleri görülür.Naosta, sütunları bağlayan kemerler hizasında, yan duvardaki pencerelerin kemerlerini çevreleyen, boyama tekniğinde bezemeler bulunur. Yan duvardaki bu bezemeler bulunur. Yan duvardaki bu bezemeler, taşıyıcılar hizasında sütun biçiminde, kemer yayları arasında maralyon biçiminde uygulanmıştır.

AYİOS FOKAS KİLİSESİ

Ortaköy’de Muallim Naci Caddesi’nde 76 numaralı yapıdır. Bilinen en eski adı Argion olan Ortaköy’ün, Bizans dönemindeki adı ‘Ayios Fokas’tır. Semt, adını Bizans İmparatoru I.Basilcios (867 –886) tarafından burada yaptırılan Ayios Fokas Manastırı’ndan almıştır. Kilise İstanbul’daki Rum Ortadoks Kiliselerini tespit eden Atinalı Antonios Paterakis’in 55 kiliseyi kapsayan 1604 tarihli listesinin ikinci bölümünü oluşturan ‘Köylerdeki Kiliseler’ başlığı altında ve 41 numaralı yapı olarak yer almıştır ( Kerameus 1904: 120). Kilise, bir ve iki numaralı kitabelerine göre, 1856’da temelden inşa edilmiştir. Bir numaralı kitabesine göre, Rum Ortadoks Patriği Yedinci Kyrillos ve Osmanlı Padişahı Abdülmecit’in yönetim dönemlerinde, Bölgedeki mümin Hiristiyanların katkıları ile inşa edilmiştir. İki numaralı kitabesine göre kiliseyi inşa ettirenler, Vasil Murakoğlu Stefan Anastasiu, yönetim kurulu üyeleri ve tüm bağış yapanlardır. Kilise üç numaralı kitabesine göre, 1938 yılının ağustos ayında İoannis Küpelis’in yardımlarıyla tizyin edilmiştir.Kilise, Rum Ortadoks Partikanesi tarafından hazırlanan listede “Aya Fokas Rum Ortadoks Kilisesi” adıyla yer almıştır. 1 numaralı kitabesi kuzey cephede, eksenden batıya yakın konumdaki giriş üstünde yer alır. Beyaz mermerden ve enlemesine dikdörtgen kitabenin, altı satırlık yunanca metni kazıma tekniğinde , büyük halftir. Halfler siyah renkte boyalıdır. 2 numaralı kitabe naosta kuzeydeki girişin üstünde yer alır. Beyaz mermerlerden ve kareye yakın biçimdeki kitabenin altı satırlık Yunanca metni, kazıma tekniğinde ve büyük halftir. Halfler siyah renkte boyalıdır. 3 numaralı kitabe, naosta güneydeki girişin üstünde yer alır. Beyaz mermerden ve enine dikdörtgen kitabenin, azıma tekniğindeki beş satırlık Yunanca metni, Büyük halftir. Halftler siyah renkte boyalıdır. Kitabe metninin Türkçesi: “Bu kutsal kilise, İoannis Küpelis’in yardımlarıyla tezyin edilmiştir. Ağustos 1938 “ (İ.Kuçuradi)

Mimari:

Kilise doğusu, kuzeyi ve güneyinde yüksek duvarlarla çevrili bir avlunun batısında yer alır. Avluyu sınırlayan yapılar, kiliseye batısında bitişiktir.Avlunun kuzeyi ve güney batısında, yönetim birimleri ile kilise görevlilerinin evleri, kuzeybatısında, metay mazzemelerden yapılmış çan kulesi bulunur. İki yüzü kırma çatı ile örtülü yapıda, apsisisin örtüsü yarım konik çatıdır. Yapının kuzeyindeki giriş açıklığı hizasında, mimari özelliklerine bakarak sonradan eklendiği anlaşılan girixş mekanı bulunur. Kilise, bazilikal plan tipindedir. Üç nefli naos, doğusunda orta nef hizasında içte yarım yuvarlak apsis ile sınırlanır. Batısında duvar ile sınırlanan naosta nef ayrımı, yedişer sütunlu sıralar ile sağlanmıştır. Yan nefler orta neflerden bir basamak yüksektir. Doğuda, ilk sütunlar hizasında belirlenen bema; yan neflerden bir, orta neften iki basamak yüksektir.Kilisede, kuzey ve güneyde naosa açılan birer giriş eksenden batıya yakın konumda ve karşılıklıdır. Girişler eş boyutlu ve yuvarlak kemerli ditdörtgen açıklıktadır. Kuzeyde, eksenden doğuya yakın konumda, yuvarlak kemerli küçük bir giriş açıklığı daha vardır. Antik çağ tapınağı görünümünde düzenlenen ikonostasiste, silmeler ve sütüncelerin sınırladığı alttaki büyük çerçevelerden ikonaları yer almıştır. Üstte, bir sıra friz oluşturan küçük dikdörtgen çerçevelerde, İncil’den sahneler içeren ikonalar bulunur. İkonastatiste alttaki ikonalarda Aziz Basileios, Aziz Dimitros, Meryem’in ölümü, Ayios Fokas, Meryem ve Çocuk İsa, İsa, İoannes Prodromos, İsa’nın doğumu, Ayios Yeoryios, Ayios Trifon tasvirleri yer alır. Naosta, kuzeydeki taşıyıcı sıranın doğudan dördüncü sütununa oturan ahşap ambon, kabartma tekniğinde bitkisel motiflerle bezelidir. Ambon yüzlerinde İsa ve İncil yazarlyarının tasvirleri vardır. Güneydeki taşıyıcı sıranın ikinci sütunu önündeki desport koltuğu, kabartma tekniğinde bitkisel ve geometrik motiflerle bezelidir. Ambon ve despot koltuğundaki bezeme motifleri yaldız boyalıdır. Bemada, apsis önünde eksende yer alan dikdörtgen biçimli ahşap altar üzerinde kiborios bulunur. Naosta, arşitravda sütunlyar hizasındaki madalyonlarda Havari tasvirleri, orta nefin örtüsü ortasındaki madolyonlarda Pantokrator İsa tasviri bulunur. Naosun batı duvarındaİncil, galeri koltuğunda ise İncil ve Tevrat kaynaklı sahneler tasvir edilmiştir.

AYİOS YEORYİOS MEZARLIK KİLİSESİ

Ortaköy’de, Çevirmeci Sokağı’ndaki Rum Ortadoks Mezarlığı’nın içindedir. Kilisenin içindeki bulunduğu mezarlıktaki en eski tarihli mezar taşına bakarak, Bizans dönemine kadar uzanan bir geçmişe sahip olduğu ifade edilir. Kilisenin günümüzdeki yapısı, daha eski dönemde de varlığı bilinen, aynı adlı ve tarihi ayazmanın üstünde inşa edilmiştir ( Koçu 1961: 1594 ). 1892’de inşa edilmiştir ( Hemerologion 1906: 198). Aziz Yeoryios’a ithaf edilmiş olan bu mezarlık kilisesi, Rum Ortadoks Patrikanesi tarafından hazırlanan listede, “ Aya Yorg Mezarlık Ruk Ortadoks Kilisesi “ adıyla yer alımştır.

Mimari:

Ortaköy’de, yöksek duvarlarla çevrili Rum Ortadoks Mezarlığı içinde bulunan kilise, mezarlıın güneydoğusunda yer alır. Kilise, doğu – batı doğrultusunda dikdörtgen planlıdır. Dışta yaklaşık ölçülerle boyu 13 m, eni 9 m, yüksekliği 6 m’dir. Yapı,iki yüzlü kırma çatı ile örtülüdür. Oldukça harap durumda bulunan yapı, tamamen ahşap ve dışta boyasızdır. Zamanla oluşan yıpranma nedeniyle, yapının kuzey cephesi saç levha ile kaplanmıştır. Batıda eksende bulunan, Kuzey – güney doğrultusunda dikdörtgen planlı giriş mekanı, yapım tekniğine göra değerlendirildiğinde daha sonraki bir dönemde tarihlenir. Kilisenin naosa açılan tek girişi, batıda eksende yer alan dikdörtgen açıklaktır. Güneyde ve batıda, eksene yanlara simetrik ikişer pencere bulunur. Pencereler, aynı hizada, eş boyutlu ve dikdörtgen açıklıktır. Doğuda, üstte eksende bulunan bir pencere, önündeki örtünün kare biçiminde açılarak yükseltilmesiyle işlevsel kılınmıştır. Naosta kuzeybatıda bulunan ahşap ambon beyaz renkte ve üzeri aplikasyon tekniğinde bezemelidir. Ambon yüzlerinde, İsa ve İncil yazarlarının tasvirleri bulununr.Güneybatıda bulunan ahşap despot koltuğu, sade ve koyu renktedir. Naosun ahşap tavanı, çıtaların silme tarzında kullanıldığı dekoratif görünümdedir

CAMİLER

Veri Basın Haber Ajansı 27 - Ekim - 2009

cami

ABBAS AĞA CAMİİ

Beşiktaş’ta Sinan paşa Mahallesi’nde, Selamlık Caddesi ile Abbas ağa Sokağı’nın kesiştiği yerde bulunmaktadır. Banisi, 17. yy’ ın ikinci yarısında Darüssade ağalığı yapan ve pek çok hayratı günümüze ulaşmış olan Abbas Ağadır. Hadika’ya göre 1076/1665’te yapılmıştır. 1250/1834’te yenilendiğine dair bir kitabesi vardır.

Bir süre depo olarak kullanılmış olan yapı, yakın tarihlerde de onarım görmüştür. Camii, çeşme ve sübyan mektebi ile birlikte ufak bir külliye şeklinde inşa edilmiştir. Mektep, günümüze ulaşmamış ise de, 1080/1669 tarihli çeşmesi bugün mevcuttur.

AKATLAR CAMİİ

Akat Mahallesi’nde Karanfil köy meydanındadır. Bulunduğu yerdeki mescit kullanılmayacak şekilde harap olunca yıktırılmıştır. Halen içi, avlu revakları, müştemilat binaları eksik durumdadır. Revaklı geniş bir avlu içinde yer alan bu cami dört yarım kubbeli plana sahiptir. Dört köşesinde birer küçük kubbe bulunmaktadır. Kesme taştan inşa edilmiş olan bu caminin beden duvarlarında üç sıra, yarım kubbe ve kubbe kasnaklarında birer sıra pencere ile dışarıdan bol miktarda gün ışığı aldığı görülmektedir

ASARİYE CAMİİ

Beşiktaş’ta Yıldız Mahallesi’nde Asariye Caddesi ile Asariye Çıkmazı’nın kesiştikleri köşede yer almaktadır. Harika’da, yıkılan Kılıç Ali Paşa İskelesi Camii’nin yerinin değiştirilerek Nevşehirli Damat İbrahim Paşa tarafından yeniden yaptırıldığı kaydedilmiştir. Son şeklini ise II. Mahmut Dönemi’nde (1808-1839) almıştır. Avluda muhafaza edilen II. Mahmut tuğralı kırık kitabe bu durumu kanıtladığı gibi, yapının mimari özellikleri, üslubu da bu döneme uygundur. Caminin kuzeybatı köşesinden dikdörtgen şeklinde bir çıkma yapan hünkar kasrı sütunlu girişli caminin oldukça gösterişli bölümünü teşkil eden.

BELEDİYE SİTESİ CAMİİ

Levent’te Nisbetiye Mahallesi’ndeki Belediye Sitesi’ndedir. 1978 yılında inşa edilmiştir. Geniş bir avlu içinde yer alan cami tek kubbeli bir yapıdır. Giriş cephesi, kapının iki yanında yer alan dikdörtgen söveli pencereler ve üst seviyedeki yarım daire biçimli ve revzenli pencereler ile teşkilatlandırılmıştır. Üzeri üç kubbe ile örtülü bu kapalı mekan ayakkabılık sofası olarak düzenlenmiş olup, buraya bir kapı ile bağlantılı durumdaki dikdörtgen planlı mekan, üç kubbe ile örülü son cemaat yeridir. Yapının içi kalem işleri ve beyazın egemen olduğu çiçek desenli fayanslar ile süslenmiştir. Kesme taştan tek şerefeli bir minaresi vardır. Avluda, altıgen biçimli haznesi olan bir şadırvan bulunmaktadır.

DEFTERDARBURNU CAMİİ

Ortaköy’de, Defterdar burnunda, deniz kenarındadır. 17. yy’a ait olan yapının banisi Defterdar İbrahim Paşa’dır. Cami, banisinin adıyla anıldığı gibi, İhmal Paşa Camii diye de bilinmektedir. Fevkani bir yapı olan Defterdar burnu Camii’nin iki kapısı bulunmaktadır. Kıble yönündeki kapının üzerinde 1248/1832-33 tarihli, celi ta’lik hatla yazılmış manzum tamir kitabesi bulunur. İkinci tamirine ait olan, yine ta’lik hatla yazılmış 1303/1885-86 tarihli, on bir beyitlik manzum kitabe ise harim kapısının dış kısmındadır. Yapının kuzeybatı köşesinde yer alan taş minaresi silindirik gövdeli ve tek şerefelidir. Caminin doğu kısmında ise hazine yer alır.

EBUBEKİR CAMİİ

Dikilitaş’ta Emirhan Caddesi, Saraka Sokağı’ndadır. Yapımına 1996 başlanan bu cami ibadete açık durumda ise de, inşaatı sürmektedir. Fevkani bir yapı olan ve yüksek bir terasın üzerinde yükselen caminin son cemaat yeri dört, sütun ve son cemaat yeri duvarına istinat eden kemerlerin taşıdığı üç kubbe ile örtülüdür. Bu kubbelerin içleri kalem işleri ile bezelidir. Sütun başlıkları baklavalıdır. Son cemaat yeri duvarı, harim duvarları gibi Kütahya çinileri ile kaplanmıştır.

KAPTAN İBRAHİM AĞA CAMİİ

Beşiktaş’ta Akaretler’de, Sinan paşa Mahallesi’nde Sinan paşa Köprüsü Sokağı’ndadır. Sormagir Odaları Camii diye de bilinen yapı Kaptan İbrahim Ağa tarafından 1032/1622’de yaptırılmıştır. Cümle kapısı üzerinde yer alan ve 1317/1899 tarihini taşıyan üç satırlık kitabesinden anlaşıldığına göre, II. Abdül hamit tarafından duvarlı ve ahşap çatılı olarak ihya edilmiştir. Müezzin mahfili haremin kuzey batı köşesinde ve ahşap parmaklıklarla ayrılmış dar bir mekan halindedir. Ayrıca ahşap bir kadınlar mahfili bulunmaktadır. Tek şerefli minaresi taştandır.

NEŞET AĞA CAMİİ

Ortaköy’de Revanici Sokağı’ndadır. 1955’te inşa edilmiştir. Yer aldığı araziyi düzenleyen bir platformun üzerinde yükselir. Kagir bir yapıdır. Mihrap ve vaaz kürsüsü mermer, minber ve müezzin mahfili ahşaptır. Minaresi kesme taştan yapılmış olup, tek şerefelidir. Avlusunda meşruta binası ve musalla taşı bulunmaktadır.

ORTAKÖY CAMİİ

Ortaköy İskele Meydanı’nın kuzey ucunda ve sahildedir. Güneyi ve batısı denizle çevrili olma üzere, Boğaz’a doğru uzanan bir burnun üzerindedir. Büyük Mecidiye Camii olarak da bilinir. Caminin bulunduğu yerde daha önce, Vezir İbrahim Paşa’nın damadı Mahmud Ağa’nın yaptırdığı bir mescit vardır. 1721’de yapılmış olan bu mescit, Mahmud Ağa’nın Patrona Halil Ayaklanması’nda ölümünden sonra yıkılmış olmalı. Bugünkü cami, Abdülmecid (hd 1839-1861) tarafından H. 1270/1853’te yaptırılmıştır. Giriş kapısı üzerindeki kitabede Abdülmecid’in tuğrası ile birlikte, caminin bitirilişini belirten bu tarih vardır. Caminin mimarı Nigoğos Balyan’dır. Cami, 1894 depreminde önemli ölçüde zarar görmüş, minarelerinin petek ve külah bölümleri yeniden yapılmıştır. Ortaköy Camii, statik açıdan oldukça narin yapılardandır. 1862,1866 ve 1909 onarımlarında sonra Ortaköy Deresi yatağı üzerindeki temellerinin yeterli stabiliteye sahip olmadıkları ve yapının çökmek üzere olduğu anlaşıldığından 1960’larda önemli bir onarımdan geçti. Ortaköy Camii, bu büyük restorasyondan sonra 1984’te büyük bir yangın geçirdi ve yeniden onarıldı. Özetle cami, özgün parçaları büyük ölçüde bir yenilenmeyle değiştirilmiş ama Boğaziçi girişindeki eşsiz konumu ile İstanbul’un mimari mirasının yapıtaşlarından biri olmayı hala sürdüren bir yapıttır.

TEŞVİKİYE CAMİİ

Arnavutköy-Akıntı burnunda, Arnavutköy Polis Karakolunun hemen yanında, bir teras üzerinde yükselen fevkani bir yapıdır. Geniş bir avlusu olup, her ikisi de denize karşı olan iki kapı avluya geçit verir. Bu kapılardan biri cümle kapısı iken, diğeri hünkar kasrının özel kapısıdır. İki yanında İyonik başlıklı duvar payeleri bulunan bu kapıların üzerinde Şair Rifat’ın kaleme aldığı iki mısralık kitabeler bulunmaktadır. Her ikisinde de II. Mahmud’un tuğrası olan bu kitabelerden cümle kapısı üzerinde olan 1248/1832 yılında caminin yapımına başlandığını belirtmekte, diğer kitabeden ise 1254/1838’de inşaatının sürdüğü anlaşılmaktadır. Kitabelerdeki yazı Yesarizade Mustafa İzzet’e aittir.

TEZKİRECİ OSMAN EFENDİ CAMİİ

Kuruçeşme’de, Kuruçeşme-Arnavutköy Caddesi üzerindedir. Kuruçeşme Camii adıyla da anılmaktadır. 18. yy’ da inşa edilmiş olan caminin banisi Tezkireci Osman Efendi’dir. Yapının içi çift sıra halinde düzenlenen bol sayıda ve büyük boyutlardaki pencerelerden alınan ışıkla oldukça ferah bir görünüm arz eder. Kesme taştan yapılmış kürsü kısmı üzerinde yükselen silindirik gövdeli minaresi tek şerefelidir. Caminin arka kısmında küçük bir hazine yer almakta, caminin adıyla anılan sokağı bir hazineden ayıran alçak bir duvara yaslanmış vaziyette kitabesiz bir çeşme bulunmaktadır. Caminin mihrap yönündeki klasik üslupta yapılmış diğer çeşme ise 18. yy sonlarına aittir.

VİŞNEZADE CAMİİ

Beşiktaş’ta, Vişne zade Mahallesi’nde Vişne zade Tekke Sokağı ile Vişne zade Cami önü Sokağı’nın çatal yaptığı köşede yer almaktadır. Banisi Kazasker Vişne zade Mehmet Efendi’dir. 1075/1664 yılında inşa edilen yapı günümüze değin pek çok onarım geçirmiştir. Kagir duvarlı, ahşap çatılı bir yapıdır. Son cemaat yeri de ahşaptır. Caminin çatısı kiremit örtülüdür. Yapının sağ tarafında yer alan tek şerefeli minaresi kesme taştan yapılmıştır. Kübik bir kürsü kısmının üzerinde minarenin silindirik gövdesi yükselmekte olup, şerefe korkuluklarında yıldız kabartmaları bulunur.

AZİZİYE CAMİİ

Maçka, Taşlok’ta, Vişne zade Mahallesi’nde Sultan Abdülaziz (hd 1861 – 1876) tarafından inşaatına başlatılmış, ancak tamamlanamamıştır. Projesine göre Sultan Abdülaziz bu camiyi Maçka’nın Dolmabahçe üzerindeki hakim bir noktasına dört minareli olarak yaptırmak istemişti. Caminin mimari Sarkis Balyan olacaktı.

Yaptırdığı bütün büyük yapılarda şehrin kuzey taraflarını tercih eden Abdülaziz, inşaatı başlatmadan önce caminin geliri için, günümüzde de Akaretler olarak anılan sıra evlerini yaptırdı. 1874 sonları veya 1875 başlarında büyük bloklar halindeki temel taşları yerleştirilerek bina temelden yükselmeye henüz başlamışken Abdülaziz 30Mayıs 1876’da tahttan irdirilmiş ve inşaat durmuştur. Duvarların ve ana payelerin uzun süre burada duran temel taşları, mevkiinin “ Taşlık” adını almasına sebep olmuştur. Cumhuriyet döneminde bu temeller üzerinde Taşlık Gazinosu inşa edilmiş, 1980’li yıllarda ise beş yıldızlı bir otel (Swissotel –Bosphorus ) yükselmiştir. Caminin avlu olarak tasarlanmış bölümü ise İnönü Parkı olarak düzenlenmiştir.

BEBEK CAMİİ

Bebek Sahilinde, vapur iskelesinin hemen yanında bulunmaktadır. 1331 /1913 yılında yaptırılmıştır Bebek köyünün Lale Devri’nde bir sayfiye olarak düzenlendiği. dönemde 1128 /1716 yılında Hümayumabad Kasrı’nın yanına III. Ahmet adına bir cami yaptırılmıştır Hünkar mahfili de bulunan ve alt katı mektep olan bu fevkani yapı, gördüğü çeşitli onarımlarla 20.yy başlarına kadar gelmişti. Bu eski bina vakıflar tarafından yıktırılarak Mimared Kemaleddin’e bugünkü cami yaptırılmıştır. Bebek Cami I. Ulusal Mimari Üslubu’nun önemli bir örneğidir.

CAVİT AĞA CAMİİ

Ortaköy’de Esikitürk Sokağı’nda bulunan bu cami 1906’da Musahip Cavid Ağa tarafından yaptırılmıştır. T. Öz’ün verdiği bilgiye göre duvarlar kagir, çatısı ahşaptı. Mimar şerefesinin etrafı pencere biçimindeydi. Boğaziçi Köprüsünün çevre yolu güzergahında kaldığından 1972’de yıktırılmıştır.

DİKİLİTAŞ CAMİİ

Dikilitaş’ta, Cami Meydanı Sokağı’nda, semt karakolunun hemen yanında , aynı adla anılan mahallenin cami i olan bu yapı II. Abdülhamid döneminde ( 1876 –1909 ) Hacı Mustafa Aşir Efendi tarafından yaptırılmıştır. Bir avlu içinde yer alan Dikilitaş Camiinin cümle kapısından ayakkabılık sofasına girilir. Cami boylamasına dikdörtgen planlıdır. Batı duvarında dört, güney ve doğu duvarında ikişer pencere bulunur. Bu pencerelerden altta bulunan kare biçimli, üste bulunanlar ise yuvarlak kemerli e revzenlidir. Mermer kaplamalı mihrabı içten üç kenarlıdır. Taş mimaresi bodur ve silindirik gövdeli olup, kaide kısmına bitişik bir müezzim meşrutası bulunmaktadır. Yapının üzerinde kiremit kaplı bir kırma çatı örter.

HACI MAHMUD CAMİ

Ortaköy’de Dereboyu Caddesi’ndedir. 19. Yy sonları ya da 20.yy başlarında Teşrifatçı Hacı Mahmud Efendi’nin yaptırdığı eski caminin yerine 1981’de inşa edilmiştir. Hoca evi ile caminin arasında geniş bir avlu bulunur. Yapı kapalı bir son cemaat yeri ile harim kısmından meydana gelmektedir. Bunlardan giriş ekseni üzerinde bulunan kubbenin çapı, bunun iki yanındaki üçer kubbe ile örtülüdür. Mihrap, minber ve vaaz kürsüsü mermerdendir. Yapının içi mahfil hizasına kadar bitkisel desenli fayanslarla kaplanmıştır. Beden duvarında e boşaltma kemerleri içindeki ikişer sıra ve kısnağındaki bir sıra pencere ile alınan gün ışığı ve yüksek kubbesinin yarattığı atmosfer içini oldukça ferah bir hale getirmiştir. Silindirik gövdeli taş minaresi iki şerefelidir.

LEVENT CAMİİ

Levent’te, Levent Mektep Sokağı ile Sümbül Sokağı’nın kesiştiği yerdedir. Baniyesinin adıyla Afet Yola Camii olarak da anılmaktadır. Mimari projesi Vasıf Egeli’ye ait olan cami 1961’de ibadete açılmıştır. Mihrap ekseni üzerinde yer alan cümle kapısı mermer söveli ve basık kemerlidir. Kapının iki yanında kadınlar mahfiline çıkışı sağlayan merdivenler bulunur. Harim duvarına kuzeybatı cephesinden bitişik vaziyetteki tek şerefeli minaresi, yüksek bir kaide üzerinde yükselmektedir. Gövdez-si silindirlik biçimli, şerefesinin altı beş sıra mukarnaslıdır. Levent Camii oranları ve mimari detayları ile 20.yy Türk neo klasiğinin güzel örneklerinden biridir.

MURADİYE CAMİİ

Muradiye Mahallesi’nde, Şair Nazım Sokağı ile Göknar Sokağı’nın kesiştiği köşede bulunmaktadır. Üzerinde bulunduğu arazinin eğilimli olmasından dolayı, bunu ortadan kaldıracak bir bodrum katı üzerinde yer almaktadır. Dikdörtgen planlı olan caminin kıble yönündeki duvarı üç cepheli olarak düzenlenmiş, bu cephelerden ortadaki, dış cepheden taşkınlık gösteren yarım yuvarlak mihrap çıkıntısı, yanındaki iki cephe ise dikdörtgen pencereler ile teşkilatlandırılmıştır. Bu mekanın batı köşesinde yer alan minaresi kübik ve şerefesi arabesk havaya sahip bir cumba şeklindedir. Caminin orijinal bir yönü de dış cephelerinin çinko levhalarla kaplanmış olmasıdır. Son cemaat yerinden, iki yönden ahşap merdivenler vasıtasıyla mahfile çıkılır. Avlusunda sekizgen biçimli mermer bir haznesi olan şadırvanı ve 1317 /1899 tarihli bir meşrutası vardır.

ORHANİYE KIŞLASI CAMİİ

Yıldız’da, Mecidiye Mahallesi’nde, II Abdülhamid döneminde inşa edilen Orhaniye Kışlası’nın bünyesinde yer almaktadır. Yapının güney cephesinde bulunan ve II. Abdülhamid’in tuğrasını taşıyan kitabesi 1303 /1887 tarihini vermektedir. Minare yapının kuzey batı köşesine bitişik vaziyettedir. Taş minarenin neogotik özellikler taşıyan şerefesi ince sütuncukllarla bağlantılı sivri kemerlerle sahiptir. Ortasında bir boğum olan taş külahı alem ile bir bütün oluşturur.

RAİF AĞA CAMİİ

Beşiktaş’ta, Vişnezade Mahallesinde Hüsrev Gerede Caddesi’ndedir. Günümüzde apartmanların arasında kalmıştır. “İclaliye Camii” adıyla da bilinir. Hacı Mehmed Raif Ağa tarafından 1876 yılında yaptırılmıştır.1891’de II. Abdülhamid tarafından yenilerek genişletilmiştir. Basık kemerli pencereler vasıtasıyla dışarıdan gün ışığı alan caminin dışı oldukça ferahtır.Sokağa bakan ön cephe duvarına gömülü durumda vesatıhtan yarım daire kesitli bir taşkınlık yapan minare gövdesi kaidesiz ve konsollarla desteklidir. Aynı cephede 1293 /1876 tarihli bir çeşme bulunmaktadır. Minaresi kagir ve külahının etrafı geniş saçaklıdır.

ŞENLİK DEDE CAMİİ

Beşiktaş’ta, Vişne zade Mahallesi’nde, Şenlik dede Dere Sokağı’ndadır Yapının inşa tarihi bilinmemektedir. İse de, 1092 / 1680 yılında yapıldığı kabul edilmektedir. Bina düz ve platform elde etmek gayesiyle yapılmış ve halen imam evi olarak kullanılan bir alt yapı üzerinde yer almaktadır. Binanın içi sekiz tane pencere ile gün ışığı almaktadır ki, bunlardan üçer tanesi uzun duvarlarda ikisi kıble duvarında yer almaktadır. Tek şerefeli minaresi tuğla örgülü olup mermer şerefe korkuluklarında yıldız kabartmaları bulunmaktadır.

TUZBABA CAMİİ

Beşiktaş’ta, Türk Ali Mahallesi’nde, Uzunca Ova Caddesi’ndedir. Cami eğilimli bir arazi üstünde olduğundan dolayı bir platform üzerinde inşa edilmiştir. Orijinaline batıdaki kare planlı küçük kısımdır. Yapının doğudaki geniş parçasını teşkil eden bölüm eski yapının müştemilat kısmı olan yapı yakın bir tarihte halime ilave edilmiştir. Doğudaki piyade kısım üç tane paye ile desteklenmiştir. Harem genişliğince ek binada da devamı olan kadınlar mahfiline eski caminin sağ kısmından ahşap merdivenlerle varılır. Minare kapısı mahfilin üzerinde hemen merdiven başındadır. Ahşap tavanının üzeri karton piyer kaplıdır. Yenilinmiş olan minaresi ahşaptır ve şerefesi arabesk detayları olan bir cumbaya benzer. Çatısının üzeri kiremit örtülüdür.

YER ALTI CAMİİ

Beşiktaş’ta, Ihlamur’da, Türk ali Köprü Sokağı ile Selatı Sokağı’nın kesiştiği köşede yer alır. Buradaki apartmanın zemin katı 1972’de cami haline getirilerek ibadete açılmıştır. Yanında bulunan sokağın konumundan dolayı düzgün bir plan göstermez. Payelerle desteklenen harim tavanı betondur. İbadet mekanı, son cemaat yerinden mihraba doğru daralma gösteren bir yamuk biçimindedir. Duvarlarının tamamı, mihrap ve minberinin dış yüzleri bitkisel desenli fayanslarla kaplanmıştır. Sadece vaaz kürsüsü ahşaptır. Kuzey ve Doğu kısmını üstte “L”şeklinde kadınlar mahfili teşkil eder. Minaresi apartmanın teras katındadır.

YILDIZ CAMİİ

Barboros Bulvarı’nın kuzey kesiminde, Yıldız Sarayı yolu üzerindedir. Asıl adının Hamidiye olmasına karşılık daha çok Yıldız Cami olarak bilinmektedir. Cami, 1877’de Yıldız Sarayı’na yerleşmesinden sonra Cuma selamlığı, bayram vb önemli günlerde uzak camilere gitmekten hoşlanmayan II. Abdülhamid’in isteği üzerinde sarayın hemen yanında inşa edildi. Osmanlı camilerinin geleneksel sn cemaat yerinin,19. yy’da işlevinin değişmesine bağlı olarak hünkar köşkü biçimine dönüşmesi sürecinin son örneği olan Yıldız Camii, köşk, hatta saray imgesinin önce çıktığı bir tasarım örneğidir.

Değişik yükseklikteki dikdörtgen planlı prizmatik kitlelerin kompozisyonu ve kullanılan mimari öğeler, örneğin saçak kornişlerinin üstündeki parapet kuşağı, yandaki kitlelerle girişteki çift kollu dairesel merdivenler, camlı giriş sundurmaları vb daha ok sivil mimariden değiştirilmiş tasarım kalıplarına yakındır. Cami, bu kitlenin üstünde yalnızca yüksek kasnağı ve küçük kubbesi ile belirir.

Caminin kuzey cephesi, Yıldız albümlerindeki eski fotoğraflarına göre önemli ölçüde değişmiştir. Minare yapı kitlesinin içinden yükselir, gövdesi tepeye kadar yivlidir. Şerefesine bir mukarnas dolguyla geçilir.

Caminin içinde, girişten ve son cemaat yeri benzeri bir ara mekandan sonra dikdörtgen planlı bir harim kısmı yer almaktadır. Kubbe, iki yanında, kuzey ve güneyine yerleştirilmiş birer çift yüksek kolonla desteklenmiştir. Harim duvarlar, üzerinde yazı şeridi olan bir bant ile veya geniş bir kat kornişi ile yatay olarak bölünmüş, çift sıralı neogotik pencereler, alçıdan oymalı dilimler ve son derce zengin örgülü demir parmaklıklarla işlenmiştir. Ancak caminin asıl görkemli bezemesi hünkar köşkünün bulunduğu iki katlı kuzey kanadında görülmektedir. Selamlık törenlerine görkemli bir dekor oluşturan Yıldız Camii, çok çeşitli düzeylerde okumalara ve anlamlandırmalara açık ve 19.yy’ın sonu ve II. Abdülhamid dönemi mimarlığı için önemli tanıklıklar veren bir yapıttır.

BJK YÖNETİMİ BAŞARILI MI?

Sonuçları Göster

Yükleniyor ... Yükleniyor ...
www.gazetebesiktas.com www.besiktasgazetesi.com www.radyobesiktas.tv www.besiktasradyosu.com

Tüm isim ve yayın hakları Veri Basın Haber Ajansı'na ait olup izinsiz kullanılamaz.