Haber özetleri
Havaray geliyor
Trafiğin yükünü azaltmak için Radikal tedbirler
gündeme geldi. Bu radikal tedbirlerin en önemlisi de halen proje kapsamında
olan ancak yapılmasına kesin gözle bakılan havaray projesi... Beşiktaş'ta yapılması
düşünülen havaray yolu ile birlikte Barbaros Bulvarı adeta iki katlı olacak.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ali Müfit Gürtuna, bu çalışmanın İstanbul'un
birkaç bölgesinde daha gündeme geldiğini söylerken, Ulaşım Daire Başkanı Prof.
Dr. Rafet Bozdoğan, öncelikleri olarak Beşiktaş-Zincirlikuyu hattı, Bahçelievler-Bakırköy
hattının ele alındığını, diğer hatlarla birlikte yaklaşık 4-5 tane hat için
10'a yakın firmanın müracaatta bulunduğunu açıkladı. Bozdoğan, "bu firmalar
kendi içinde değerlendirildi ve 3 tane firma kaldı. Bu 3 firma bu bölgelerdeki
çalışmalarını ve araştırmalarını derinleştiriyorlar, kesinleştiriyorlar. Bizim
isteğimiz bu firmaların 2001 yılı sonuna kadar araştırmalarını bize getirmeleri.
Biz bu raporları gerekli birimlerce değerlendireceğiz. Bu değerlendirme sonucunda
sunulan bilgileri öncelik sırasına koyacağız. En uygun teklifi getiren, en uygun
teknolojiye sahip olan, finansmanı en güçlü olan firmayı tercih edeceğiz."
dedi. Bozdoğan işi üstlenecek firmaların projeyi, hiçbir şeyi saklamadan anıtlar
müdürlüğüne, kara yollarına ve ilgili birimlere anlatabilmeleri gerektiğini
de söyledi. "Bunları yapacak uzmanlar gerekir. Biz ancak koordinasyonu
sağlarız" diyen Bozdoğan, "Havaray projesi kazmayı vurduktan sonra
her bir kilometresi bir yıl sürer. Bunlar henüz avam projesidir. Bir de uygulama
projesi vardır. Biz bu yıl sonu karar versek uygulamaya geçebilmek için 6 aylık
bir süreç gerekir. Yani 2003 yılında ancak başlanacak demektir" şeklinde
konuştu.
Yapılması düşünülen yol hakkında da şu bilgiler verildi:
"Yol, 3.2 kilometrelik bir uzunlukta olacak. 4 istasyon bulunacak. 15 bin
yolcu kapasiteli ve saatte 25 kilometre hızla gidilecek. İstasyonlar arası 30
saniye olacak. "Projenin bir ayağının da Boğaziçi Üniversitesi olduğu belirtildi.
Bunun şimdilik proje olarak beklemede olduğu söylenirken, plan dahilinde havarayın
Nispetiye Caddesi üzerinden Boğaziçi Üniversitesi'ne kadar gidileceği ve böylece
Nispetiye Caddesi'nin trafik yoğunluğunu azaltacağı öğrenildi.
IHLAMUR KASRI NİHAYET GÜN IŞIĞINA ÇIKIYOR
Geçtiğimiz sayı gündeme getirdiğimiz Ihlamur
Kasrı'nı çeviren metrelerce yükseklikte ve uzunluktaki duvarların kaldırılması
yönündeki haberimize gerek vatandaşlardan gereksi siyasi parti temsilcilerinden
büyük destek geldi. Vatandaşlar bu duvarların kaldırılması ve güzelliklerin
vatandaşlardan saklanmamasını isterken, siyasi parti temsilcileride gerekli
çalışmalara başlayacalarını söylediler. Gazete BEŞİKTAŞ konuyu geçen ay gündeme
getirmiş ve yetkililere seslenerek "Kaldırın şu duvarları "demişti.
Duvarların tarihi eser olmadığını ve sonradan yapıldığını kaydeden vatandaşlar
ise, birçoğumuz içerde ne var bilmiyoruz. Avrupa'da bütün saraylar haklkla içice,
insanlar geziyor, görüyor. Bu yapıları vatandaştan saklıayaazsınız. Devlet tarihi
eserde olsa birkaç yapıyı koruyamaz mı? diye soruyor. Vatandaşlar Gazete BEŞİKTAŞ'ın
başlattığı çalışmaya büyük destek veriyor. Kendileriyle görüştüğümüz vatandaşların
neredeyse yüzde 95'i duvarların kaldırılmasını istiyor.
Siyasi partilerin ilçe başkanları ne dedi?
DSP İlçe Başkanı Beyhan Yüksel:
Biz bu konuyu milletvekillerimize gündeme getirdik ve onlar gerekli çalışmaları
yapıyorlar. Tarihi güzelliklerin saklanması değil sergilenmesi taraftarıyız.
MHP İlçe Başkanı Yalçın Polat:
Eğer bu duvarlar kalkarsa Ihlamur Kasrı'ndaki tarihi yapılarımızı korumamız
hiç kolay olamaz. Duvarları kaldırıp demir parmaklık yapmakta ekonomik krizde
külfet olur.
ANAP İlçe Başkanı Muvaffak Batur:
Ihlamur Kasrı, duvarlar sebebiyle çok çirkin bir görünümdedir. Oysa muazzam
bir güzelliğe sahiptir. Biz Anıtlar Genel Müdürlüğüne ilk resmi başvuruyu yaptık.
DYP İlçe Başkanı Kadir Şeker:
Bu konuda teşkilatımızdaki mimar arkadaşlarımızla toplanıp, en cazip çözümü
bularak gerekli girişimlerde bulunacağız. Vatandaşın isteklerine kayıtsız kalamayız.
CHP İlçe Başkanı Müslim Eriş:
Bu duvarlar tarihi bir nitelik taşımıyorsa kaldırılmalıdır. Halkımızı bu güzelliklerden
mahrum etmemek amacıyla duvardeğil demir parmaklıklar daha uygun olabilir.
'CAMİLERİMİZ SAĞLAM'
Ramazan ayı boyunca camilere dolan vatandaşlara
seslenen Beşiktaş müftüsü Özden, deprem sonrası Beşiktaş'taki camilerde hasar
olmadığını ve ibadet yapılabileceğini söyleyerek, vatandaşları rahatlattı.
Beşiktaş müftüsü Süleyman İlhami Özden ilk demecini Gazete BEŞİKTAŞ'a verdi.
Ramazan ayında Beşiktaş camilerinde gönül rahatlığıyla ibadet yapılabileceğini
belirten Özden, deprem sonrası Beşiktaş camilerinde hasar bulunmadığını sadece
Ortaköy'deki Defterdar İbrahim Paşa Camisi'nin restorasyon çalışmalarının devam
ettiğini söyledi. Beşiktaşlıların bu konuda endişe etmemeleri gerektiğini belirten
Beşiktaş müftüsü Özden, Ramazan mesajı da verdi. Özden, "Ramazan ayı tüm
müslümanlar için rahmet ayıdır, bir fırsat mevsimidir. Bu fırsat mevsimini bütün
Beşiktaşlıların değerlendirmesini diliyorum. Oruçlu olduğumuz süre içinde açlığın
ve açların durumunu çok iyi anlamamız lazım. İmkanı olanların yoksulları, dulları,
öksüzleri dikkatten uzak tutmayıp, imkanlarını o tarafa aktararak bu insanların
da hiç değilse bu ramazan vesilesiyle sıcak bir lokma görmelerini, ihtiyaçlarını
karşılamalarını sağlamalılar. Bu şekilde hem dini görevimizi hem de insanlık
görevimizi yerine getirmiş oluruz. Tüm Beşiktaş halkımızın mübarek Ramazan ayı
hayırlı olsun." dedi.
Bir çok bölgede deprem sonrası hasar var
Vakıflardan sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Keçeciler, depremde hasar gören tarihi
eserleri restore etmek için sponsor arıyor. Marmara ve Düzce depremlerinde ağırlıklı
olarak İstanbul'da olmak üzere 274 tarihi binanın hasar gördüğünü belirten Keçeciler,
hasarlı yapıyı Anıtlar Yüksek Kurulu'nun plan ve projelerine uygun olarak restore
ettiren hayırseverlerin isimlerinin, restore ettirdikleri yapının duvarına kitabe
olarak yazılacağını duyurdu. Hasarlı camiler arasında Beşiktaş Sinanpaşa Camisi'de
yer alıyor.
Hürriyet gazetesinin haberine göre, Keçeciler, "Herkes cami üzerinden siyaset
yapıyor, ama camilere bakan yok" dedi. Keçeciler, depremde zarar gören
tarihi yapıların zor şartlarda ayakta durduğunu, restore edilmedikleri takdirde
birçoğunun yıkılacağını söyledi. Maliye Bakanlığı'ndan 3 trilyon lira olan vakıflar
bütçesinin 11 trilyona çıkarılması için talepte bulunduğunu bildiren Keçeciler,
"Sadece İstanbul'daki yapıların restorasyonu için 20 trilyon gerektiği
düşünülürse bu da devede kulak kalıyor" dedi. Keçeciler, bu yüzden hayırseverleri
ve işadamlarını yardıma çağırdı. İşte restore edilmeyi bekleyen ünlü yapılar:
Fatih camisi (istanbul), Küçük Ayasofya (İstanbul), Ahi Çelebi (İstanbul), Beyazıt
Camisi (İstanbul), Mihran Sultan Camisi (İstanbul), Beşiktaş Sinan Paşa Camisi
(İstanbul), Yeşil Cami (Bursa).
SAYFA 2
Şikayetler
Banksız park olur mu?
Ulus'tan arayan okurumuz "Park denince ilk olarak oturabilecek banklar
akla geliyor. Ne yazık ki Ulus Parkı'nda bir tane bile oturabilecek bank mevcut
değildir. Oysaki Ulus Parkı bugün belkide Türkiye'de manzarası muhteşem olan
iki parktan biridir (diğeri Hisarüstü Parkı'dır). İnsan bu parka gelince manzarayı
oturarak seyredebileceği banklar arıyor. Oysaki gençlerin doldurduğu cafeden
başka bir yer yoktur. Eskiden bankları ücretsiz olarak bankalar reklam karşılığı
yaparlardı. İnanıyorum ki yine belediyeye bir mali yük çıkarmadan yaptırılabilir.
Ulus Parkı'n da bir tane bile oturabilecek bir bankın bulunmaması gerçekten
insanı hayrete düşürüyor. Harika bir manzaraya sa-
hip olan Ulus Parkı'na bank acaba neden konulmamaktadır? İnsanın aklına park
içindeki cafe ile ilgisi var mı diye bir düşünce geliyor. Cafe oldukça pahalıdır
(örneğin bir kahve yaklaşık 2.5 milyon liradır) Her insanın, özellikle çocuklarıyla
gelen bir ailenin ve emeklinin bu hayat pahalılığında gidebileceği bir yer değildir.
Eğer sorun cafe ise endişelenmesine gerek yoktur. Cafenin müşterisi ayrıdır.
Bir benzeri de Rumelihisarı Parkı'dır. Park içinde cafe olduğu gibi onlarca
da bank mevcuttur. Çocuklarıyla parka gelen aileler rahatlıkla banklarda oturup
güzel İstanbul'un manzarasını seyredebilmektedir. Neden Ulus Parkı da böyle
olmasın." diyor. Bizde bu konuyu yetkililerin bilgisine sunuyoruz. Gerçekten
parkta birkaç bank bulunmazsa o yere park demeye bin şahit gerekecektir.
Vatandaş spor yapmak istiyor
Levent ve Etilerlilerin ortak bir isteği var. Gelen mesajlarda "günümüzde
spor yapmanın önemi daha iyi anlaşılır olmuştur. Her yaş kesiminden insanlar
özellikle doktor tavsiyelerine uyarak spor yapmaya çalışmaktadırlar. Ne yazıkki
Levent/Etiler sakinleri olarak çok fazla spor yapacabileceğimiz yerimiz yoktur
(Beşiktaş Koleji'nin önündeki sahadan başka). Oysaki belediyenize ait Etiler
Alkent Sitesi bitişiğindeki Barış ve Sevgi Ormanı bakımsızlıktan atıl durmaktadır.
Acaba bu alana yürüyüş/koşu yolları yapılsa, yaşlılar için yoruldukları zaman
oturabilecekleri birkaç bank konsa eminim mükemmel bir yer olur. Böylelikle
bizler de koşu yapmak için ara sıra da olsa Belgrad Ormanları'na gitmek külfetinden
kurtulmuş oluruz." deniliyor.
Spor yapabilmek için belediyenin geçen aydan itibaren bir dizi çalışmasına şahit
olduk. Özellikle Beşiktaş Koleji'nin yanındaki sahanın çim yapılması ve etrafına
tartan pist konulması oldukça sevindirici bir gelişme olarak görülüyor. Çim
saha tüm amatörlerin maçlarına nasıl dayanacak bilemiyorum. Ayrıca tartan pistten
halkın yararlanması yönünde zorlukta çıkarılmamasını dilemekteyim. Etiler Alkent
Sitesi bitişiğindeki Sevgi ve Barış Ormanı konusunda dilekleri de yine yetkililere
iletiyorum.
Reklam panolarının kaldırılması bekleniyor
Taner Erol adlı okuyucumuz, çalışmaları yakından izliyor. Yetkililerin bilgisine...
Yapılmayanları da bana sık sık e-mail ile bildiriyor. Duyarlı bir vatandaş olan
Erol, "Levent Petrol sitesi 3. Blok çatısındaki ve Otelcilik Okulu'nun
çatısındaki reklam panoları büyük tehlike arzetmektedir. Özellikle havanın lodoslu
olduğu günlerde Petrol sitesi 3. Blok'taki panolardan levhalar birkaç kez koparak
düşmüştür. Ayrıca İstanbul'da beklenen deprem de dikkate alınacak olursa çatılardaki
reklam panoları mutlaka kaldırılmalıdır. Belediyemizin bu konuda duyarlı olduğunu
ve çatılardaki reklam panolarını kaldırma kararı aldığını işittim. Herhalde
bu Levent/Etiler için de geçerlidir." diye soruyor. Gazete BEŞİKTAŞ'ta
panoların kaldırılacağını okuduğunu bildiren Taner Erol "Bu reklamların
kaldırılması için bir olayın yaşanması mı beklenmektedir? Petrol sitesi 3.Blok
üstündeki reklam panosundan en az iki kez parçanın düştüğüne ben tanık oldum
ve blok sakinlerini uyardım. Blok sakinleri bana 'Beşiktaş Belediyesi bu reklamın
kaldırılmasını istiyor' demişlerdi. Bu konuyla tekrar ilgilenmenizi rica ediyorum"
diye bizleri uyarıyor.
Bizden duyurması...
Tüketici Hattı
Muzi şikayeti gideriyor
Güler Yüksel, Muzi'den aldığı ayakkabının bilek lastiklerinin rahatsız etmesi
nedeniyle TükoDer'e müracaat etti ve aynı gün mağaza yetkilileri ile görüşüldü.
Mağaza yöneticileri şikayetin giderileceğini bildirdiler.
Hedef Elektronik uydu antenini değiştirdi
Gönül Kayaoğlu, Hedef Elektronik'ten aldığı uydu alıcısının takıldığı anda ayarı
iyi olmadığını farketmiş. İkinci kez yapılıp geldiğinde ise kanal ayarının eksik
yapıldığını görmüş. 15 gün sonrasında renk ayarı bozulunca TükoDer'e müracaat
ediyor. Cihazın değiştirilmesini veya parasının iadesini istiyor. Yetkililerle
konuşmalar neticesinde uydu alıcısı yenisiyle değiştirildi.
Yunus Ticaret parayı iade etti
Esin Odabaşı, Yunus Ticaret'ten kapıdan pazarlamadan aldığı uyku setinin (115
milyon) piyasaya göre pahallı olduğu gerekçesiyle TükoDer'e şikayette bulundu.
4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 8. ve 9. maddeleri gereğince
sözleşmeden cayan kişiye parası iade edildi.
Cine5 mağduriyeti giderdi
Mahmut Bilgin Multi Kanal Pazarlama A.Ş'den Cine 5'e üye olmuş. Beklentilerini
karşılamadığı düşüncesiyle üyeliğinin iptali ve parasını geri almak için Tükoder'e
müracaat etti. Tükoder'in çalışmaları neticesinde Mahmut Bilgin'in parası iade
edildi.
Muhtarlar Yazıyor
Parklar ilgi bekliyor
Yetkililer parklarla ilgilenmiyor. Küçük Bebek'te trafik sorunu var, bu kazalara
sebep oluyor. Elektrik lambaları yanmıyor. Altyapı bozukluğu var. Asfaltlar
yapılmıyor, yapılanlar da çabuk bozuluyor.
Bebek Mahallesi Muhtarı Aydın Onar
Sokak köpekleri arttı
Sokak köpeklerinden çok şikayet alıyoruz. Sokak lambalarımızında çoğu yanmıyor.
Elektrik idaresine ilettik, ellerinde lamba olmadığını bildirdiler.
Akatlar Mahallesi Muhtarı Tayfun Kirmani
Sinyalizasyon gerekli
Nispetiye İle Kızılay'ın kesiştiği kavşak sinyalizasyon eksikliği sebebiyle
can alıyor. Bu bölge için defalarca sinyalizasyon istenmesine karşın yetkililerden
bir cevap alamadık. Pazar sorun teşkil ediyordu, başkana bildirdik kaldırılmasını
bekliyoruz.
Muradiye Mahallesi Muhtarı Cengiz Hacıömeroğlu
Sokak lambaları yanmıyor
Sokak lambalarımız yanmıyor. Yetkililere bildirdik yapılmasını bekliyoruz.
Kültür Mahallesi Muhtarı İbrahim Sağ
Kanalizasyon sorunumuz var
Ihlamurdere caddesi ile Mısırlıbahçe'nin kanalizasyon sorunları vardı yetkililere
bildirdik, şimdi onarılmaya başlandı.
Türkali Mahallesi Muhtarı Ahmet Bayraktar
Her yer karanlık
Arnavutköy Kazıklıyol'un elektrik lambaları yanmıyor. Yetkililere ilettildi
en kısa zamanda yaptırılacağı bildirildi. Bekliyoruz.
Arnavutköy Mahallesi Muhtarı Sedef İrteş
Şikayetimiz yok
Hiçbir şikayetimiz ve eksiğimiz yok. Belediye çok iyi çalışıyor. Tüm halkımızın
Ramazanını kutlar, iyi günler dilerim.
Konaklar Mahallesi Muhtarı Oya Çolpan
Hayvanlara çare bulunsun
Mahalle ve site sakinleri, başıboş sokak köpeklerinden oldukça rahatsız olduklarını
bunlara bir önlem alınmasını istiyor.
Ulus Mahallesi Muhtarı Kadir Gedik
Otobüs sayısı eksik
Otobüslerimiz eksik ve düzenli çalışmıyor. Sebep olarak 100-200 metre yol yürüdükleri
taktirde 81 hat geçen Barboros Bulvarın'ın kullanabileceği söylendi. Yeni hattı
Ihlamurdere'ye verirlerse 4 hat oluyor ve fazla olacağı bildirildi.
Dikilitaş Mahallesi Muhtarı Şeref Boyacı
SAYFA 3
DEPREM NİYETİNE!..
Başkan Namoğlu, olası bir depremi düşünerek çalışıyor. Yeraltına inşa edeceği otoparkların üstünü çocuk parkları yapacağını söyleyen Namoğlu, hayata geçirilecek üniteler olası felaket durumlarında sığınak olarak da kullanılabilecek. Su sağlayacak veya enerji üretecek birimler haline gelecek"dedi. Namoğlu "bunların sayısını artırmak için arsa sahiplerini de katlı otopark projeleri için teşvik ediyoruz" şeklinde konuştu. Daha önce, Ihlamur'da katlı otopark inşaasına start veren Beşiktaş Belediye Başkanı Yusuf Namoğlu benzer bir projeyi Levent'te hayata geçirmeye hazırlanıyor. Tamamı yer altına inşa edilecek otoparkın üzerinin yeşil alan ve çocuk parkı olarak düzenleneceğini söyleyen Namoğlu, İstanbul'da 4 aileye 1 araba, Beşiktaş'ta ise 1 aileye 3 araba düşüyor. Yani otopark ihtiyacımız hayli fazla. Açığı kapatmak için var gücümüzle çalışıyoruz." diyor. Çoğunluğu Levent ve Etiler'de olmak üzere 5 tane daha yer altı otoparkı inşa edeceklerini açıklayan Başkan Yusuf Namoğlu, "Bu sayıyı artırdığımız taktirde hem otopark hem yeşil alan kazanacağız, hem de deprem sırasında kullanabileceğimiz üniteler oluşacaktır"şeklinde konuştu. Öte yandan Beşiktaş Belediye Başkanı Yusuf Namoğlu Gazete BEŞİKTAŞ'a konu hakkında düşüncelerini şöyle aktardı; " Yapılacak işlerde çok yönlü düşünmeliyiz. Örneğin kurulacak olan çay bahçelerini, mutfak olacak şekilde inşaa etmeliyiz. Ayrıca deprem halinde buralar, su deposu görevinide görmelidir. Jeneratör yerleri olmalıdır. Sportif tesisler sara hastanesi olacak biçimde inşa edilmelidir. Helikopter pisti bulunmalı, sulama kanalları mutlaka projede yer almalıdır. Bu sulama kanallarını cadırlara su verecek şekilde dizayn etmeliyiz. Kuracağımız jenaratör santrallerinden sahra hastanelerine elektrik vermek gerekecektir."
ÇAMURDAN ÇİMENE
Amatörlere gün doğdu. 7'den 70'e herkese spor imkanı sunacak tesisin temeli Üçüncü Levent'te atıldı. Koşu parkuru halka açık olacak statta 9 amatör kulübün takımları maç yapacak.Kompleks, eski hakem olan Başkan Namoğlu'nun Beşiktaş'a armağan edeceğin büyük spor tesisi olacak. Namoğlu, Levent'teki toprak sahayı suni çimle döşeyip etrafına tribün inşa ederek resmi müsabakaların yapılacağı dev stada dönüştürüyor. Beşiktaş Koleji'nden protokolle devraldıkları toplam 11 bin metrekarelik bir alanda, 64'e 104 metre ebatlarında futbol sahası, halka açık koşu pisti, 2 hakem odası,4 sporcu soyunma odası, 4 duş, idari ofis, sağlık odası, seyirci tuvaleti, özürlü tribünü, ışıklandırma sistemi ve otopark inşa edeceklerini söyleyen Başkan Namoğlu, "Futbol oynanacak alanı suni çimle kaplayacağız. Bu Türkiye'de ilk kez uygulanacak." dedi. Sahanın kenarındaki koşu bandının halka açık olacağını kaydeden Namoğlu, "herkese spor imkanı tanıyacağız.Levent ve çevresindekiler koşu ve yürüyüş için artık bu tesisin yolunu tutacak" diye konuştu.
Namoğlu'na sinema ödülü
Bu yıl dördüncüsü düzenlenen "4. Uluslararası Sinema Tarih Buluşması" adlı film festivaline dünyanın pekçok ülkesinden toplam 110 film katıldı. Sekiz gün boyunca sinema severlerin ücretsiz olarak izlediği festivale katkılarından ötürü Beşiktaş Belediye Başkanı Yusuf Namoğlu, Türsak Başkanı Engin Yüksel tarafından bir plaketle ödüllendirildi.
İhaleler artık şeffaf
Şeffaflık adına Beşiktaş Belediyesi önemli bir adım attı. Başkan Namoğlu, ihalelerin herkes tarafından izlenebildiğini belirterek "vatandaşlar böylelikle denetleme görevini de yapmış oluyor" dedi.
Dar gelirli öğrenciye müjde
Beşiktaş Belediyesi, "Eğitime inanıyoruz ve devam ediyoruz" isimli proje çerçevesinde Beşiktaş ilçesinde oturan, gelir düzeyi düşük olan ailelerin Lise 1 ve Lise 2. sınıfta okuyan başarılı çocuklarına ücretsiz ÖSS'ye hazırlık bursu veriyor. Toplam 120 öğrencinin faydalanacağı burs eğitimi Haziran ayına kadar sürecek ve haftada 4 gün, 8 saat olarak uygulanacak. Matematik, Fizik, Kimya, Biyoloji, Edebiyat, Tarih derslerinin verileceği eğitimin proje geliştirme ve uygulama sorumlusu, Beşiktaş Belediyesi Başkanlık Kurumsal İletişim Koordinatörlüğü olarak açıklandı.
Anneye destek projesi başladı
Anneye destek projesini başlatıyoruz, çünkü eğitime inanıyoruz" sloganıyla Beşiktaş Belediyesi, Ulusal Eğitime Destek Kampanyası çerçevesinde 3-6 yaş arası çocuğu olan annelere yönelik ücretsiz Anne Destek Projesini başlatıyor. Anneleri çocuğun kişilik gelişimi konusunda eğitmeyi amaçlayan proje, küçük yaşlarda başlayan eğitim yanlışlarını azaltmayı ve topluma sağlıklı bireyler kazandırmayı amaçlıyor. Program Aralık ayında başlayarak Haziran 2002'ye kadar sürecek. Mecidiye, Akatlar, Kuruçeşme, Arnavutköy ve Ambarlıdere'de çalışma yapılacağı bildirildi. 2002 yılının Ekim ayından itibaren Beşiktaş ilçesindeki diğer mahallelerin de proje kapsamına alınacağı açıklandı. Anne Destek Projesi, proje geliştirme ve uygulama sorumlusunun Başkanlık Kurumsal İletişim Koordinatörlüğü, eğitim kadrosu ve Anne Çocuk Eğitim Vakfının uzman eğitim kadrosu olduğu öğrenildi.
Amatörler yaşadı
Akatlar Kültür Merkezi'nde Beşiktaş Belediye Başkanı Yusuf Namoğlu Amatör Spor Kulüp Başkanlarıyla bir toplantı düzenli. Toplantıda, temeli atılan Çilekli Sopr Tesisl hakkında bilgi veren Namoğlu yeni çıkacak olan belediyeler yasasında, amatörler spor kulüplerinin de belediye himayesine alınacağı müjdesini verdi. Yasa kabul edilirse belediyeler amatör spor kulüplerine yer, ulaşım, malzeme vb. konularda yardımda bulunabileceklerini belirtirten Namoğlu, kulüp başkanlarından kulüplerin yapılanmasına ve alt yapıya önem verilmesini istedi. Toplantıya katılan amatör spor kulüp başkanları şunlar: Muradiye spor kulübü başkanı: Ahmet Çınar, Ortaköy spor kulübü başkanı: Sinan Kasımoğlu, Levent spor kulübu başkanı: Burhan Esmen, Yıldız spor kulübü başkanı: Hasan Tutaş, Engelliler spor kulübü başkanı: Erdem Göksel, Dikilitaş spor kulübü başkanı: Abdullah Sızmaz, Boğaziçi spor kulübü başkanı: Nebil Kalkavanlar, Kuruçeşme spor kulübü başkanı: Mehmet Güleren, Akatlar spor kulübü başkanı: Necati Avcılar.
SAYFA 4
ESNAF YILBAŞINI BEKLİYOR
Ekonomik krizi aşmaya çalışan esnaf ikiye bölündü.
Bir kısmı yılbaşını bekliyoruz ve iyi satış yapacağız derken, bir kısmı da umudumuz
kalmadı diyor. Etiler ve Levent'teki esnaf ve mağaza sahipleri, yılbaşı sayesinde
piyasanın canlanacağı beklentisindeler. Öte yandan Beşiktaş, Ortaköy ve Gayrettepe'deki
esnaf "Yılbaşından da pek bir beklentimiz yok" diyor.
Umutluyum
Kriz öncesine göre işlerimiz yüzde 10 düşmüş durumda. Her yıl yılbaşında, satışlarımızda
iki katı artış oluyordu. Bu yıl ki ciromuzda ise geçen yılkinin yüzde 20 eksiğini
bekliyoruz.
Ümit Şimşek(Etiler, Cotton Bar)
Artış olacaktır
Yılbaşı hareketlendirici bir nitelik taşır. Oyuncak sektörü olarak bir artımız
var diye düşünüyorum. Cazip indirimlerle satışlarımızı destekleyeceğiz. Yüzde
150 artış bekliyoruz.
Murat Oturak(Etiler, Toyzz Shop)
Umudum yok
Yılbaşından hiçbir beklentim yok. Geçen sene bile bu yıldan çok daha fazla satış
yapmıştık. Her yıl daha kötüye gidiyoruz. Geçen yıl 5 kişi çalışırken şimdi
iki kişi bile fazla geliyor.
Ramazan Karlıoğlu(Kuruyemiş, Levent)
Artış olmaz
Geçen yıla göre satışlarda durgunluk yaşanmaktadır. Fiyatlar çok fazla arttığı
için vergi indirimi bile işe yaramadı. Büyük ihtimalle yılbaşında büyük bir
hareketlenme beklemiyoruz
Murat Küçük(Beyaz Eşya, Levent)
Tüyap Kitap Fuarı'ndaydık
TÜYAP Tüm Fuarcılık A.Ş. tarafından düzenlenen 20. İstanbul Kitap Fuarı bu yıl büyük ilgi gördü. Gazete BEŞİKTAŞ'ında katıldığı fuar'a girebilmek için vatandaşlar uzun kuyruklar oluşturdu. Düzenlenen 84 etkinliğe yaklaşık 200 yazar, sanatçı ve bilim adamı katıldı. Yazarımız Prof. Dr. Orhan Kural'da Gazete BEŞİKTAŞ standında kitaplarını imzaladı, okuyucularıyla konuştu. Kriz yüzünden zor bir dönemden geçen ülkemizde, insanların kitaplara olan ilgisinin bu denli fazla olmasının kendilerini sevindirdiğini söyleyen yayıncılar, her yolu denemelerine rağmen kalabalığın satışlara yansımadığından yakındılar. Giriş ücretinin 2 milyon olarak belirlendiği fuarda, önceki yıllarda olduğu gibi öğretmen, öğrenci ve öğretim görevlilerinden ücret alınmadı. Gazete BEŞİKTAŞ geçtiğimiz ay içinde de Dolmabahçe'de düzenlenen Kitap fuarına katılmıştı. Gazete BEŞİKTAŞ yetkilileri her iki fuarada her yıl katılma kararı aldıklarını açıkladı.
Evde boks dersi verilir
LEVENT-Milli Boksör Kadir Fıçıcı ekonomik kriz
nedeniyle isteyene evde, isteyene salonda özel ders veriyor.
Yaklaşık yirmi yıldır boksla uğraşan Kadir Fıçıcı 2 seneden beri özel ders verdiğini
söylerken bu kararı alma sebebi olarak öğrencilerden gelen yoğun talep, kulüplerden
aldığı paranın tatmin etmemesi ve evlerde verilen derslerin ücretlerinin daha
yüksek olmasını gösteriyor. Öğrencileri arasında önemli işadamlarından tutun
koruma görevlilerine kadar hatta sanatçılara kadar çeşitli meslek gurupları
bulunmakta. Boksun sanıldığı kadar kavgacı olmadığını aksine savunma sporu olduğunun
altını çizen Fıçıcı, bu sporu özellikle bayanlara tavsiye ediyor. Günümüzde
çoğalan kapkaç olaylarına değinirken boksla savunma tekniklerinin öğretildiğini
anlık hareketle insanı etkisiz hale getirmenin mümkün olduğunu, önemli olan
nereye nasıl vurulacağının bilinmesi gerektiğini vurguladı.
Kuruçeşme para basacak
KURUÇEŞME-Galatasaray yönetimi ek kaynak yaratma yolunda adımlar atmaya devam ediyor. Yöneticiler son olarak, hiçbir gelir elde edemedikleri Kuruçeşme adasını kiraya vererek, burayı da önemli bir yatırım aracı haline getirdiler. Başkan Mehmet Cansun görüşmeler sonrası mülkiyeti Galatasaray'a ait olan adadan yıllık iki milyon dolar gelir sağlamayı başardı. 10 yıllığına kiralanan Kuruçeşme adası, Sarı-Kırmızılı kulübe senelik üç trilyon lira kazandıracak, maddi yönden yönetimi rahatlatacak.
Sosyete restoranı karıştı
ETİLER-Akmerkez Papermoon restoranda geçtiğimiz ay içinde meydana gelen dayak olayı mankenlerin dünyasını karıştırdı. Edinilen bilgiye göre arkadaşı Aykul'la oturan manken Eylem Şenkal'ı önce sözle taciz eden, daha sonra da vurmaya başlayan Engin Yakut, karakolluk oldu. Birbirlerinden şikayetçi olan iki taraf Etiler Polis Karakolu'na giderek ifade verdiler. Şenkal, "Engin bana vurdu" derken, Engin, Eylem Şenkal'ı önceden tanıdığını belirterek "Yalan söylüyor" dedi.
Anne ve oğluna infaz
BEBEK-Aysen İmançer ile oğlu Hakan evlerinde kurşunlanarak öldürüldü. Anne ile oğlunu katleden pavyoncu Turgut Çevik olaydan sonra yakalandı. Çevik'in anne Aysen'in eski sevgilisi olduğu bildirildi. Beykoz'da halasının evinde göz altına alınan öfkeli genç, "Ayşen ile iki yıldır birlikteydim. Beni bırakmaması için korkutmak istemiştim" dedi.
Tarkan Arnavutköy'de araç parçaladı
ARNAVUTKÖY-Pop müziğin yıldızı Tarkan'ın geçen yaz aldığı Porche marka otomobiline nazar değdi. Son model Porche Arnavutköy'deki kaza sonrası paramparça oldu. Olaydan sonra bir açıklama yapan sanatçının basın danışmanı Uygar Ateş, ağır hasarlı 236 milyarlık Porche'yi, Tarkan'ın koruması Levent Süleyman Ağaoğlu'nun çarptığını söyledi. Ancak, kazayı korumanın değil, bizzat Tarkan'ın yaptığı iddia edildi. Olayla ilgili geniş çaplı bir araştırmanın yapıldığı belirtildi.
Minibüsler 4.Levent'e kadar çalışacak
Metro'ya yolcu çekebilmek için Sarıyer minibüsleri 4. Levent'e kadar çalışacağı belirtildi. Büyükşehir Belediyesi'nin metro'nun yolcu kapasitesini artırmak için Sarıyer - Şişli, Sarıyer - Taksim, Sarıyer - Beşiktaş ve Gültepe - Şişli arasındaçalışan minibüslerin hatlarını iptal etmeye hazırlandığı öğrenildi.
Yılbaşı ikramiyesi 5 TRİLYON
Milli Piyango'nun yılbaşı ikramiyesi 5 trilyon lira olarak belirlendi. Devlet Bakanı Fikret Ünlü, yaptığı açıklamada biletlerin üç ay önceden basıldığını söyledi. Ünlü, kendi dileğinin ikramiyenin birkaç kişi arasında dağılması olduğunu altını çizerken, biletlerin de 10 Aralık'tan itibaren satışa sunulacağını ifade etti.
SAYFA 6
DİNLERİ BULUŞTURAN GECE
Marmara Grubu Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Vakfı'nın geleneksel "Hoşgörü İftarı" geçen ay Dedeman Oteli'nde yapıldı. İftara, Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz, Fener Rum Ortodoks Patriği Bartholomeos, Türkiye Ermenileri Patriği 2. Mesrob, Yahudi Cemaati Hahambaşı Vekili Rav Yehuda Adoni, Süryani Kadim Ortodoks Patrik Vekili Metropolit Yusuf Çetin, Katolik Cemaati adına Vatikan'ın İstanbul temsilcisi George Marovitch gibi ruhani liderler, Anglikan, Evangelis, Protestan ve Bulgar Kilisesi'nin yetkilileri katıldı. Diyanet İşleri Başkanı Yılmaz, iftarda yaptığı konuşmada ABD'de 11 Eylül'de yaşanan terör olaylarından sonra İslam ve terör ilişkisinin gündeme taşındığını belirterek, "İslam savaş değil, barış demektir. Günümüzde medeniyetler ya da dinler arasında çatışmaya değil, uzlaşmaya ihtiyaç vardır. Dinler diyaloğu, terörizmle mücadelede en önemli faktördür. Biz de Türkiye olarak önümüzdeki günlerde bu amaçla bir şura düzenleyeceğiz ve bütün Müslüman ülkeleri bu şuraya çağıracağız" dedi.
Yine ışıl ışıl
Deprem nedeniyle tedbir olarak yasaklanan mahyalar iki yıl aradan sonra bu yıl yine eskisi gibi minareler arasına gerildi. Işıl ışıl bir görüntü sergileyen mahyalar Ramazan ayında vatandaşların yüzünü güldürdü.
SULTANLAR GİBİ AĞIRLANACAKSINIZ
Köşkler Ramazan'da daha bir güzel... Beltur Genel
Müdürü Hikmet N. Bulduk, "Tüm İstanbulluları bekliyoruz." dedi. Beltur'dan
yapılan açıklama ise, şöyle;
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı Beltur tesisleri, Ramazan ayı boyunca
İstanbullulara özel iftar hizmeti sunuyor. Boğaz'ın tarih ve doğayı buluşturan
benzersiz ortamlarında, iftar sofrası Osmanlı mutfağının seçkin lezzetleri ile
çeşitleniyor. ISO 9002 kalite belgeli Beltur tesislerinde, bu çok özel menülerin
fiyatı yalnızca 13.000.000 TL. Ayrıca hafta içi herkese %10 indirim uygulanmaktadır.
Ayrıca, Yıldız Parkı, Emirgan Korusu ve Çubuklu Korusu, köşk ve kasırlarında
bireysel taleplerinizin yanı sıra grup taleplerinizi de karşılıyor. Özellikle
hafta sonları oluşan yoğun talebi göz önünde bulundurarak, önceden rezervasyon
yaptırmanızı öneriyoruz. Keyfine doyamayacağınız akşamınızı, lezzetine doyamayacağınız
menüler ile süsleyen Beltur işletmeleri, sizi iftar sofrasına davet ediyor.
Ayrıcalık hakkınızı kullanın, çünkü, bu mekanlar sizin."
Ramazan'da köşklerde ne ne kadara?
Ramazan süresince uygulanacak fiyatlar ise şöyle;
Tesisler
Hafta Sonu- Hafta İçi
Hidiv Kasrı, Malta ve Sarı Köşk; 13 milyon (KDV Dahil) 11 milyon 500 bin (KDV
Dahil)
Çamlıca ve Paşalimanı; 11 milyon (KDV Dahil), 10 milyon (KDV Dahil)
Özel olarak hazırlanmış 15 Adet grup menümüzün fiyatları ise, şu şekilde;
Tesisler
Hafta Sonu-İçi
Hidiv Kasrı, Malta ve Sarı Köşk; 13milyon 500 bin (KDV Dahil), 12 milyon (KDV
Dahil)
Çamlıca ve Paşalimanı; 11 milyon (KDV Dahil), 10 milyon (KDV Dahil)
Köşkart sahibi olan üyeler in ise, indirimli fiyatlar üzerinden kendi indirimlerini
alarak yararlanabileceği açıklandı. Açıklamada " çifte indirim hakları
vardır. Bunun dışındaki müşteriler sadece bir indirim hakkı kullanabilirler.
"denildi.
Beltur Köşkleri
İstanbul'un park ve korularındaki tarihi köşkler, hem birbirinden güzel manzarasıhem
de doğası ve fiyatlarıyla, iftarlarınız için kaçırılmayacak mekanlar... İşte
bunların isim ve bilgileri...
Hidiv Kasrı: Her biri künyeli ve soy kütüğüne sahip ağaçlarla kaplı geniş bir
koruluğun ortasındaki Hidiv Kasrı, İstanbul'un en büyük gül bahçesine sahip.
Osmanlı'nın son Mısır Valisi olan Abbas Hilmi Paşa, Mısır'da Nil Nehri kıyısında
da Hidiv Kasrı'nın bir ikizi olarak yaptırmış. Harika bir boğaz manzarasına
sahip.
Tel: 0216 413 96 44-64
Adres: Çubuklu Korusu Çubuklu Yolu No:32
Beykoz
Çamlıca Köşkleri: Sofa, Cihannüma, Topkapı köşklerini içine alan Çamlıca Korusu,
Kartal'dan başlayan, Kadıköy, Eminönü, Üsküdar ve Beşiktaş'a dek uzanan manzarasıyla
İstanbul'un en güzel yerlerinden birisi.
Tel: 0216 428 46 96
Adres: Küçük Çamlıca Korusu Kısıklı Küçük Çamlıca
Malta Köşkü: Oldukça geniş bir Boğaz manzarasına sahip olan Malta Köşkü, Yıldız
Parkı'nın içinde.
Tel: 0212 258 94 53
Adres: Yıldız Parkı,Beşiktaş
Sarı Köşk: Emirgan Korusu içindeki köşk, kuş yuvası görünümdeki mimari yapısı,
yeşillikler içindeki yeri ve büyük havuzuyla oldukça keyifli bir mekan.
Tel: 0212 229 50 38
Adres: Emirgan Parkı, Emirgan
Paşalimanı Kafe: Boğaz kenarında çok uygun şartlarda iftarlar bu kafede sizleri
bekliyor. Beltur kalite ve menüsünden örneklerle
Tel: 0216 495 32 16
Adres: Fethi Paşa Korusu Altı, Paşalimanı Üsküdar
Öte yandan bütün mekanlarda kredi kartı, ticket ve multinet yemek fişleri geçerli
olduğu Köşkart sahiplerine ayrıca indirim imkanı bulunduğu, devamlı müzik yayını
mevcut olup, tüm mekanlar da 09.00-23.00 saatleri arasında hizmet verildiği
açıklandı.
http://www.beltur.com.tr info@beltur.com
http://www.koskart.com info@koskart.com
KİPTAŞ'TAN EĞİTİME KATKI
Kiptaş yaptığı binlerce konutun yanısıra geçtiğimiz
ay içinde de eğitime katkıda bulundu. Ahmet Kabaklı İlköğretim Okulu'nun açılış
töreni Milli Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu, İstanbul Valisi Erol Çakır, İstanbul
Büyükşehir Belediye Başkanı Ali Müfit Gürtuna ve yetkililerinin katılımı ile
gerçekleştirildi. Kiptaş Genel Müdürü İsmet Yıldırım eğitime destek amacıyla
yaptığı çalışmaları şöyle özetledi:
"KİPTAŞ İstanbul Konut İmar Planı Turizm ulaşım San. Ve Tic. A.Ş. şehrimizin
belli başlı büyük sorunları arasında önemli bir yeri olan çarpık yapılaşma ve
gecekondulaşmayı önlemek, örnek yerleşim alanları oluşturmak, yaşanılabilir
ve ucuz konut üretimine katkıda bulunmak amacıyla 1995 yılında faaliyete geçmiş
bir İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştirakidir. Şirketimizce 1995 yılından bu
yana başta pilot bölge İkitelli olmak üzere 10 değişik bölgede toplam 20 bin
konut üretilmiş ve İstanbullu hemşehrilerimizin kullanımına sunulmuştur. Şirketimiz;
konut ürettiği alanlarda mesken amaçlı yapıların yanında her türlü sosyal-kültürel
donatı alanı, dünya standartlarında yeşil alan, kamu hizmet binaları, ticari
alanlar vb. tüm medeni ihtiyaçları da karşılayacak tesisleri tamamlayarak site
sakinlerinin hizmetine açmıştır."
Kiptaş'ın açtığı okullar ise yetkililerce şöyle sıralandı:
İkitelli I. Etap Bölgesinde, 905.000,-USD maliyet bedelli, 35 derslikten müteşekkil
Cahit Zarifoğlu İlköğretim Okulu 27.03. 1997 tarihinde İkitelli 2. Etap Bölgesinde,
1.088.000,-USD maliyet bedelli, 24 derslikten müteşekkil Nurettin Topçu İlköğretim
Okulu 16.11.1998 tarihinde Pendik-Dolayoba Bölgesinde, 1.170.000,- USD maliyet
bedelli, 18 derslikten müteşekkil Fethi Gemuhluoğlu İlköğretim Okulu 14.04.
1999 tarihinde Kağıthane Bölgesinde 1.370.000 USD maliyet bedelli, 24 derslikten
müteşekkil Cemil Meriç İlköğretim Okulu 14.04. 1999 tarihinde Pendik-Şeyhli
Bölgesinde, 1.047. 000 USD maliyet bedelli, 16 derslikten müteşekkil Mahir İz
İlköğretim Okulu 23.08.1999 tarihinde ve İkitelli 4. Etap bölgesinde 1.741.000,
USD maliyet bedelli, 64 derslikten müteşekkil Ahmet Kabaklı İlköğretim Okulu
14.05.2001 tarihinde tamamlanarak T.C. Milli Eğitim Bakanlığına devrettiği okul
adedi altıya, bu okulların maliyet bedeli de 7.320.000 USD'na ulaşmış bulunmaktadır.
Öte yandan İkitelli 4. Etap II. kısımda yer alan 24 derslikten müteşekkil 1.211.000,-USD
tahmini maliyet bedelli lise inşaatı halen devam etmektedir.
İGDAŞ sabit ücreti indirdi
İstanbul Gaz Dağıtım Sanayii ve Ticaret A.Ş (İGDAŞ) her ay abonelerinden tahsil ettiği 1 milyon 316 bin liralık sabit hizmet bedelini 320 bin liraya indirdi. Tüm abonelerden alınan sabit hizmet bedeli yaz aylarında gaz tüketiminin az olması nedeniyle kullanıcıların yoğun şikayetine neden oluyordu. Ekonomik krizi de gözönüne alan şirket, sabit hizmet bedelini indirme yoluna gitti.
Emlak Vergisi'ne zam
Emlak Vergisi'nin hesaplanmasında esas alınan bina asgari metrekare normal inşaat maliyet bedelleri 2002 yılı içinde %100 arttırılarak yeniden belirlendi. 2002 yılında konutlar için baz alınacak metrekare rayiç bedellerinin asgari tutarları, çelik karkas yapılarda basit, birinci, ikinci, üçüncü sınıf veya lüks yapı oluşuna göre 48 milyon 784 bin lira ile 400 milyon 33 bin lira arasında belirlendi. Betonarme yapı özelliği taşıyan konutlarda da bu tutarlar inşaatın sınıfına göre 34 milyon 548 bin lira ile 237 milyon 466 bin lira arasında değişiyor. Söz konusu tutarlar yığma kargi, ahşap, taş duvarlı yapılardaki konutlarda sınıfına göre 13 milyon 666 bin lira ile 194 milyon 757 bin lira arasında bulunuyor. Gecekondu tipi konutlarda 11 milyon 769 bin lira ile 34 milyon 168 bin lira arasında değişen asgari metrekare rayiç bedelleri, daha düşük vasıflı konutlarda 9 milyon 301 bin liraya kadar iniyor.
SAYFA 7
En çok cinayet İstanbul'da işleniyor
Bakırköy psikiyatri Tedavi ve araştırma merkezi
(BAPAM) tarafından yapılan "cinayet araştırmasına" göre İstanbul'da
1995- 2001 Ağustos ayına kadar geçen sürede 2 bin 312 kişi öldürüldü. İşte araştırmadan
çarpıcı başlıklar:
Cinayetler yüzde 49.9'u ateşli silahlarla işlendi.
En çok cinayet işlenen saatler saatler:
18.00-23.00
Olayların 54.2'si Haliç ve Avcılar arasındaki
bölgede gerçekleşti.
Cinayetlerin yüzde 20.8'i aydınlatılamadı.
Yüzde 17'sinde de zanlı yakalanamadı.
POLİSE GÖRE DE İŞKENCE SUÇ
İstanbul Emniyet Müdürü Hasan Özdemir, işkenceyi hiç kimseye uygulanmaması gereken bir insanlık suçu olarak kabul ettiklerini belirterek, "Olay yeri inceleme ve parmak izi konularındaki gelişmelerle polisi, bu töhmet altından kurtaracağız" dedi. 11 olay yeri inceleme Teknik Fotoğrafçılık Kursunun açılışında konuşan Özdemir, polisin başının en fazla adli olay ve fail tespitlerinde belaya girdiğini belirtti. İstanbul Emniyet Müdürü Hasan Özdemir konuyla ilgili gerekli çalışmaların yoğun bir şekilde yapıldığının altını da çizdi.
Konferans ve seminere ağırlık veriliyor
Akademi'ye dekan olarak atanan Prof. Tülin İçli, "Polis çok değişti" dedi. Güvenlik Birimleri Fakültesi'ne dönüştürülmüş Polis Akademisi'ne dekan olarak atanan Prof. Tülin İçli, "Burada polisin insan hakları ihlaline tolerans gösterecek şekilde eğitilmediğini gördüm. Bu okula atanmaktan gurur duyuyorum" dedi. Polislerin toplumsal olaylarda aslında şiddet kullanılmasını istemediğini belirten Prof. İçli, şunları söyledi: "Polisler de insan hakları ihlali istemiyor. Halka yumuşak davranıp açık olmak hatta karakolların şeffaflığını istiyor."
Kız kulesi İstanbul'un simgesi olsun mu?
Kızkulesi'nin İstanbul'un tanıtımında temel obje olarak alınması düşüncesi turizmcilerce beğenilmedi. Turizm Bakanı Mustafa Taşar'ın başkanlığında geçen ay yapılan İstanbul Konseyi Turizm Grubu toplantısında Kızkulesi'nin İstanbul'u temsil eden obje olarak seçilmesine eleştiriler gelince Taşar'da "Kız kulesini belirledik, ama Kuran-ı Kerim'in emri değil, değiştiririz. Her konudaki görüş ve önerilerinizi bize sunmanızı bekliyoruz. Onu da oturup kararlaştırırız" dedi. Lütfi Kırdar Kongre Sarayı'nda geçen ay düzenlenen toplantıya Turizm Bakanlığı Müsteşarı Savaş Küce, İstanbul Valisi Erol Çakır ve belediye başkanları da katıldı.
İDO'DAN KÜLTÜRE KATKI
İDO, THY'yi örnek aldı. Kültür hizmetine soyunan
İDO tüm yolculara ücretsiz olarak dağıtmak üzere "Sea Life" adında
50 bin tirajlı bir yayın çıkartmaya başladı. Üç ayda bir yayınlanan ve içinde
birbirinden ilginç konuların bulunduğu dergi dahi ilk sayısından büyük ilgi
gördü. İDO A.Ş Genel Müdürü Şeref Dikyar derginin yapımı için hiçbir masraf
yapmadıklarını, karşılıklı anlaşma sonucu ücret ödemeden bir dergi sahibi olduklarını
söyledi. İDO Genel Müdürü Şeref Dikyar dergiyi yayınlamaktaki amacın yolcuları
seyahat sırasında bilgilendirmek ve vakitlerini en iyi şekilde değerlendirmek
olduğunu söyledi.Yayınladıkları dergi ile tanıtımın yanısıra kültür hizmetinde
de bulunduklarının altını çizen İDO Genel Müdürü Şeref Dikyar "THY dergisini
örnek aldık. Hem kaliteli hemde içeriğininin mükemmel olmasını arzu ediyoruz"dedi.
Derginin içinde kültür, aktüel, müzik, insan, tanıtım, yemek, bilim, teknoloji,
tasarımve birbirinden ilginç konular yer alıyor.
İşte dergiden herkesin faydalanacağı bir konu...
İDO Kulüp üyesi misiniz?
Cevabınız hayırsa vakit geçirmeden İDO'ya, www.ido.com.tr sayfasından girerek
form doldurup üye olabilirsiniz. İDO kulüp üyesi olduktan sonra internet üzerinden
bilet rezarvasyonu,kredi kartıyla ödeme gibi kolaylıklar sizleri bekliyor. İDO
kulüp üyelerinin yaptığı seyahatler veri tabanında toplanıyor, dilerlerse kendilerine
bu konuda bilgi veriliyor. Çok yakın zamanda başlayacak hedef puan uygulaması
ile kulüp üyeleri çeşitli armağanlar kazanacaklar. Bir yenilik de SMS uygulaması...
Cep telefonundan artık bilet alabileceksiniz. Böylece İDO, SMS ile üyelerine
yeni hatlar, yaz-kış tarifeleri, ek seferler hakkında bilgi de verecek.
İDO'dan Ramazan boyunca ek sefer
İstanbul Otobüsleri İşletmesi (İDO) Ramazan ayı nedeniyle bir çok işyerinin
mesai saatlerini yeniden düzenlenmesi üzerine Kabataş, Karaköy ve Eminönü hattına
Ramazan dolayısıyla ek seferler koydu. Çalışanların evlerinde iftara yetişmesi
için koyulan ek seferler, 15.50'de Kabataş'tan, 16.00'da Karaköy'den ve 16.10'da
Eminönünden Bostancı'ya bir ek sefer de Bakırköy'den yapılacak. Bakırköy'den
her gün saat 16.00'da kalkan Deniz otobüsü de saat 16.20'de Kadıköy'e saat 16.45'te
ise, Bostancı'ya ulaşarak, yolcuların iftardan önce evlerinde olmalarını sağlayacak.
MAZGALLARI BİLE ÇALIP SATIYORLAR!
İstanbul'da hırsızlar tarafından sökülüp satılan
mazgalların yerine yenileri takılıyor. İsfalt Genel Müdürü Hasan Arpacı, hırsızlarla
başetmenin zor olduğunu ve çalınmasına imkan olmayan mazgallar yapktıklarını
söyledi ve Beşiktaş ve mahallelerindeki mazgallarında kısa sürede bunlarla değiştirileceğini
söyledi.
Ev, işyeri oto soygunu ve kapkaçtan sonra İstanbul'da yeni bir hırsızlık türü
ortaya çıktı. Büyükşehir ile ilçe belediyelerinin cadde ve sokaklara döşediği
mazgalların kapakları, filmlerde görülebilecek yöntemlerle yerinden sökülüp
götürülerek hurdacılara satılıyor. İstanbul genelinde 33 bin mazgal bulunduğunu
söyleyen İsfalt Genel Müdürü Hasan Arpacı, "Her yıl 5 bin mazgalın kapağı
çalınıyor. Bunları yenilemek için milyarlarca lira para harcanıyor. Sonuçta,
mazgal kapağını söküp götüren hırsız halkın cebindeki parayı çalmış oluyor.
Mazgal kapağı hırsızlığında son dönemlerde büyük artış oldu" diyor.
Hırsızlar ortalama 100 kilo ağırlığında olan mazgal kapaklarını hurdacılara
kilosu 50 bin liradan satıyor.
Mazgal hırsızlarının önüne geçebilmek ve daha çağdaş bir sistemi hayata geçirmek
için yurt dışında mazgal tasarımlarını incelediklerini ve iki model belirlediklerini
belirten İsfalt Genel Müdürü Hasan Arpacı, "bunlardan birincisinde iki
kilit bulunuyor. Kilidi açmadan kapağının sökülmesi imkansız. Diğeri ise tamamen
betondan oluşuyor." dedi.
HAMİDİYE'DEN YENİ YILDA, YENİ ÜRÜN
Yeni yılda yeni ürünlerle tüketicinin karşısına
çıkacak olan Hamidiye yoğun bir çalışma içinde standart belirliyor.
Ekonomik krizle birlikte talebin daraldığını söyleyen Hamidiye Suları Genel
Müdürü Arif Dağlar, " bizim sektörde bundan etkilendi. Ayrıca, rekabet
te acımasız oldu." diyerek, yeni yılla birlikte daha çok müşteri odaklı
çalışma yapmak gerektiğini vurguladı. İletişimin şirketler tarafından bu dönemde
daha iyi ve sık kurulması gerektiğini söyleyen Hamidiye Suları Genel Müdürü
Arif Dağlar, "adeta müşteriye kilitlendik" şeklinde konuştu.
Sektöründe faydalanacaağı bir çok konuya değinen Dağlar, " bu devirde hem
kaliteli olacaksın, hem uygun fiyat politikası izleyeceksin, hemde müşteriyle
iletişimi tam sağlayacaksın" diyerek, konu hakkında şunları söyledi:
"Piyasalar çok duyarlı"
"Piyasa zaten çok duyarlıdır. Şu sıralar piyasaya da çok giren var. Bizim
başarımız iletişimden geçmektedir. Çünkü biz stratejimizi iletişim üzerine kurduk.
Diğer yandan marka olayına da sağlıklı eğilmek gereklidir. Çünkü marka görülmeyen
değerdir ve kalıcı olma yolunda en büyük etkendir. Marka olmadan ayakta durmak
mümkün değildir."
Hamidiye Suları Genel Müdürü Arif Dağlar, rakiplerle mukayese edildiğinde daha
iyi durumda olduklarını belirterek "bizde yeni arayışlar içindeyiz. Yeni
ürünlerle 2002 yılında tüketicinin karşısına çıkmaya hazırlanıyor"dedi.
Dağlar konuşmasını söyle sürdürdü:
"Fizibilite çalışması yapıyoruz"
"Yeni talepler var. Bunları değerlendiriyoruz. Örneğin dış pazara 2002
yılında 180-200 cc''ik su ile yöneleceğiz. Yurt dışı standardı 0.5 ve 1.5 cc'dir.
Biz yeni bir standart sunuyoruz. Bu bir seferde tüketilen sudur. Diğerleri açıp
kapama yönünden hijyen acısından uygun olmayabiliyor. Ancak Avrupa bu suya ve
ebada alışmış. Örneğin yürürken, koşarken taşıma bakımında bu standardın kolay
olduğu görülmektedir. Bizden istenen de bu 0,5 ve 1,5 cc standardındaki ambalajdır.
Bu nedenle bu standarda geçmeyi planlamaktayız. Hem iç pazardan hemde yurd dışından
bu standarda talep var. Buradan sağlanacak pazar payı artışı ile atağa geçeceğimizi
düşünüyoruz. Fizibilite çalışmalarını yoğun bir şekilde sürdürüyoruz. Yeni yılda
yeni sürprizler bekleyebilirsiniz."
Boğazlar'dan kuş bile uçmayacak
Denizcilikten Sorumlu Devlet Bakanı tarafından hazırlanan 'Türk Boğazlarında Muhtemel Terör Eylemlerine Karşı Tedbirler' paketiyle bundan böyle boğazlardan adeta kuş uçurtulmayacak Denizcilikten Sorumlu Devlet Bakanlığı'nın hazırladığı 'Türk Boğazlarında Muhtemel Terör Eylemlerine Karşı Tedbirler' paketi, boğazların kıyı güvenliğini çok sıkı takip altına alıyor. Milli Güvenlik Kurulu tarafından da benimsenen pakete göre, boğazlardan giriş - çıkış yapan gemilerin seyirleri takip edilecek ve gece geçişleri sınırlandırılacak. LPG, LNG ve amonyak yüklü tankerlerin geçişleri sadece eskort eşliğinde olacak ve kolluk kuvvetlerine yüksek süratli botlar tahsis edilecek. Ayrıca gemiden kıyıya ve gemiden gemiye gözetleme yapılacak. Denizcilikten Sorumlu Devlet Bakanlığı tarafından hazırlanan ve ilgili güvenlik kurullarınca da benimsenen tedbirler paketi 3 bölümden ve 48 maddeden oluşuyor. Pakete göre şimdiye kadar Türkiye Denizcilik İşletmeleri Genel Müdürlüğü bünyesinde hizmet yapan kılavuzluk ve römorkör hizmetleri özelleştirme kapsamından çıkarılacak ve Denizcilikten Sorumlu Devlet Bakanlığı'na devredilecek. Boğazlar üzerinde gösteri amaçlı uçuş yapacak tüm hava taşıtları için de Denizcilik Müsteşarlığı'ndan izin alınacak.
Boğazlar SAGET'e emanet
Türk boğazlarından geçen akaryakıt yüklü tankerlere refakat ve koruma yapılması stratejik jneme sahip tesislerin emniyetinin sağlanması ve yabancı harp gemilerinin denizden korunmasını sağlamak amacıyla kurulan Sahil Güvenlik ve Emniyet Timleri (SAGET) geçtiğimiz ay içinde düzenlenen bir törenle göreve başladı.
İstanbul'un yeni kuleleri
Gemi trafiğini denetlemek için İstanbul Boğazı'nda
yapımına başlanan 8 ayrı kulenin inşaatı hızla yükseliyor. Türk Boğazları Gemi
Trafik Yönetim ve Bilgi Sistemi (VTS) projesi adı altında yapımına başlanan
30 metrelik 8 kule 28 milyon dolara (Yaklaşık 44 trilyon lira)mal olacak. Yılbaşına
kadar tamamlanacak kuleler sayesinde boğaza giren her gemi izlenerek, güvenli
geçişi sağlanacak.
Havaalanı kulesi gibi
Petrol taşıyan tankerlerin boğazdan güvenli geçmelerini sağlamak amacıyla Amerikan
Lockheed Martin Overseas Corporation şirketi yapılan anlaşma sonrasında inşaatlarına
başlanan kuleler, havalimanlarındaki kontrol kuleleri gibi faaliyet gösterecek.
Kuleler nerelerde
Üsküdar sahilinde Mimar Sinan tarafından inşa edilen Şemsipaşa Camii'nin yanında.
Kanlıca'da Mimar Sinan tarafından yapılan camii ile iskele arasındaki Kanlıca
Yoğurtçusu'nun da bulunduğu tarihsel rekreasyon alanı içinde. Kandilli'de tarihi
Edip Efendi Yalısı'nın bahçesinde. İstinye'de Müşir Fuat Paşa Yalısı yanında.
Sarayburnu'nda. Beykoz'da. Rumeli Kavağı Garipçe Burnu'nda. Anadolu Kavağı Yom
Burnu'nda.
Haber Hattı
Validen yeşil atak...
Su havzalarını ağaçlandırma kampanyasına Vali Erol Çakır start verdi. İstanbul Konseyi, Sazlıdere Barajı havzasında orman kuruyor... İSKİ'nin "Su Havzalarına 3 Milyon Ağaç İle Yeşil Kuşak" projesi kapsamında kurulacak ormana ilk fidanı İSKİ Genel Müdürü Veysel Eroğlu ile birlikte diken Vali Çakır, "Konsey, başlatılan ağaçlandırma kampanyasına en büyük desteği verecek" dedi.
Nihayet geçti
Çin'in Ukrayna'dan aldığı dev gemi Varyag, Karadeniz'de 19 aylık bekleyişin ardından, boğaz'dan geçti. Türk boğazlarından geçebilmek için tüm teknik şartların tamamlayan Varyag'ın beklediği mutlu haber sonunda geldi. Karadeniz'de 19 aydır tur atan Varyag, sonunda Boğazdan geçişini tamamladı.
Balkona terasa baz kurmak yasak
Cep telefonu baz istasyonlarının kuruluşu ve
işletilmesine ilişkin esasları bir yönetmelikle belirleyen Telekomünikasyon
Kurumu, baz istasyonlarının balkon ve teras gibi herkesin ulaşabileceği yerlere
kurulmasını yasakladı. Okul ve hastene gibi sağlık kuruluşlarına olan uzaklıklarına
da standartlar getirildi.
Yönetmeliğe göre baz istasyonları telekomünikasyon kurumu'nun, radyo ve televizyon
vericileri ise Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'nun vereceği sistem kurma izinlerinde
ya da onaylı yatırım planında belirtilen bölgelerde ve sayıda kurulabilecek.
Okullara uzak olacak
Baz istasyonları ve diğer vericilerle, okul öncesi eğitim ve temel eğitim kuruluşları
arsında belli bir güvenlik mesafesi bırakılacak.
Avrasya koşuldu
Avrasya'ya Maratonuna bu yıl 741 atlet katıldı...Asya
ve Avrupa kıtalarında koşulan tek maraton olan Avrasya maratonu'nun 23.sü geçen
ay gerçekleştirildi. Organizasyonu bu yıl GSGM İl Müdürü Vedat Bayram ve Atletizm
Federasyonu ortaklaşa düzenledi. Devlet Bakanı Fikret Ünlü'nün de destek verdiği
maratona 741 atlet katıldı. Erkeklerde Etiyopyalı atlet Biedasou 2.18.21'lik
dercesiyle 1. oldu. Beşiktaş İnönü Stadı'na Yugoslav Ninkoviç ile birlikte giren
Bedasou, finiş çizgisine yaklaşık 1 metre kala rakibini geçerek ilk sırayı aldı.
Türk atlet Zeki Öztürk ise 2.23.07'lik derecesiyle maratonu 6. sırada bitirdi.
Maratonda bayanlarda ise Ukrayna'dan Ludmila Puskine , 2.38.21'lik derecesiyle
birinci olurken,Mehtap Sızmaz 2.39.13'le 2.liği kazandı.
Gençler teknoloji peşinde
ANAP Beşiktaş İlçe Teşkilatı Gençlik Kolları kurduğu internet sitesini görkemli bir kokteyle açılışını ANAP İlçe Merkezinde yaptı. İstanbul'da ilk ilçe teşkilatı internet sitesi olma özelliği taşıyan www.anapgencbesiktas.org'un açılış törenine İstanbul milletvekili Ediz Hun, İstanbul 2. Bölge Millet Vekili Emre Koçoğlu, eski İstanbul Milletvekili Gürhan Çelebican, Beşiktaş Belediye Başkanı Yusuf Namoğlu, ANAP Beşiktaş İlçe Başkanı Muvaffak Batur, Kadın Kolları Başkanı Selma Başaran ve çok sayıda ANAP'lı vatandaşlar katıldı.
SAYFA 8
KIŞ GELDİ, SOLUNUM YOLU HASTALIKLARINA DİKKAT
Bu dönem üst solunum yolu hastalıklarının en
sık rastlandığı dönemdir. Genelde virütik (gribal) olarak başlar, sonra bakteri
enfeksiyonları ile lokalleşir. Toplu olrak yaşanılan kapalı ortamlarda (okul,
iş yeri, kışla) bulaşma daha fazladır. Sık rastlanılan solunum yolu hastalıkları
arasında rinit (nezle), sinüzüt, orta kulak iltihabı, tonsillit (bademcik enfeksiyonu),
farenjit, larenjit sayılabilir. Alt solunu yolu hastalıkları ise trakeid (nefes
borusu enfeksiyonu), bronşit ve pnömoni (zatürre) dir.
Sinüzüt; burun yan tarafında (etmoid), yanakta (maksiller), alında (frontal),
burun arka tarafında (sfenoid) bulunan havalı boşlukların içini döşeyen dokunun
enfeksiyonudur. Genelde uzun süren nezle sonucu gelişir. Enfeksiyon üst dişlerde,
alında, göz diplerinde, ve başın arka tarafında ağrı, ateş, halsizlik, burun
arka tarafundan boğaza gelen akıntıyla seyreder.
Orta kulak iltihabı (otitis media); virütik olarak iki kulakta olduğu gibi,
uzun süren nezle sonucu tek kulakta da ortaya çıkabilir. Kulakta dolgunluk hissi,
hafif işitme kaybı, kulakta giderek artan ağrı başlıca belirtileridir.
Tonsillit ve farenjit; yutkunkayla artan ağrı, boğazda tırmalanma hissi, ateş
ve genel durumda düşkünlük (halsizlik) belirtileriyle ortaya çıkar.
Larenjit; ses kısıklığı veye ses tonunda değişiklik, hafif ateş, nefes almada
hafif zorluk gibi belirtilerle seyreden virütük, sonradan bakteri ile kontamine
olan gırtlak hastalığıdır. Giderek enfeksiyon aşağı doğru ilerleyerek trakeit'e
neden olur. Bu durumda havlar şekilde öksürük ortaya çıkar. Bronşit; nefes yollarının
enfeksiyonu olup, öksürük, ateş, balgam çıkarma, halsizlikle seyreder. Tedavi
edilemeyen durumlarda zatürrüye dönüşebilir.
BOĞAZİÇİ TIP MERKEZİ AÇILDI
Yıldız'da yeni açılan Boğaziçi Tıp Merkezi tüm
branşlarda Beşiktaşlılara hizmet veriyor. Haftanın yedi günü, günün yirmi dört
saati açık olan Tıp Merkezi yetkilileri, "Bütçenizi sarsmadan yüreğinizi
bunaltmadan sağlık sorunlarınızı çözüyoruz. Tam donanımlı acil ünitesi, en modern
tıbbi cihazları, her türlü tetkik ve tahlil yapabilme olanaklarına sahip laboratuarımızla
güvenle gelip sağlıkla çıkacağınız bir merkez yaratmaya çalıştık." dedi.
Yedi katlı olan Tıp Merkezi, 2500 metrekarelik kapalı bir alanda hizmet veriyor
ve telefonla yirmi dört saat doktor danışma hizmeti alabiliyorsunuz.
Telefon: 227 00 00-236 86 00
Faks: 227 65 76
BEŞİKTAŞ'TA EĞİTİM KALİTESİ YÜKSELİYOR
Yeni öğretim yılında 35 bin öğrencinin eğitim
gördüğü Beşiktaş ilçe sınırlarındaki okullarda eğitim kalitesinin yüksekliği
çevre ilçelerden bu okullara talebi artmasına sebep oluyor. İstanbul genelindeki
ilçeler arasında kalitenin üst seviyelerde olduğu Beşiktaş'taki okullarda bu
öğretim yılında başvuran öğrencilerin yüzde 40'ını çevre ilçelerden gelen başvurular
oluşturuyor. Beşiktaş İlçe Milli Eğitim Müdürü Mustafa Taflan, resmi ve özel
olmak üzere toplam 130 okul bulunan Beşiktaş'ta, özel okulları ve devlet okullarını
bir rekabet ortamı içine soktuklarını, bu nedenle de okulların hemen hemen aynı
düzeyde olduğunu belirtti. Taflan, "Türkiye'nin 30 sene ilerideki hedefine
biz ulaşmış bulunuyoruz. Bu başarıda sadece bizlerin değil öğretmen, öğrenci,
veli ve hayırsever vatandaşlarımızın da katkısı vardır" dedi. Beşiktaş'ta
ikamet eden vatandaşların ekonomik durumlarının ve kültür düzeylerinin de yüksek
olmasının eğitim kalitesini daha da arttırdığını kaydeden Taflan, "Talebin
fazla olması kimi okullarımızda sınıf mevcudunu ellili rakamlara kadar ulaştırdı.
Buna rağmen fazla öğretmen açığımız bulunmamaktadır. Sadece günümüzde önemi
artarak büyüyen yabancı dil ve bilgisayar alanlarında öğretmen eksiğimiz ortaya
çıkabiliyor. Bu açığı da gerek okul koruma dernekleri gerekse vakıflarca kapatıyoruz."
dedi.
Vatandaşların katkısı bulunuyor
Beşiktaş okullarının eğitim kalitesinin yükselmesinde hayırsever vatandaşların
yardımları da yadırganamayacak kadar önemi bulunuyor. Son 4 sene içerisinde
eğitime katkıda bulunmak isteyen vatandaşlar tarafından toplam 6 tane planlı
okul yaptırıldı. Bu okulların değeri bugün 5 trilyonu aşıyor. İlçe Milli Eğitim
Müdürümüz Mustafa Taflan bu konuda da şunları söylüyor: "Eğitime katkıda
bulunmak isteyen vatandaşlarımızdan istediğimiz sadece iş, para değildir. Ayırdıkları
bütçeler ile yardımımıza dokunacak malzemeleri alsalar bize yeter. Eğitime gönül
veren herkese kapımız açıktır."
BJK, ARTIK ÜNİVERSİTEYE ÖĞRENCİ HAZIRLIYOR
Beşiktaş Koleji 1997 yılında BJK Çilekli Tesislerindeki
binasında eğitim ve öğretim yaşamına başladı. Aynı yıl anaokulu bölümü açılan
Kolej'in kuruluşunun ikinci yılında da Emirgan'da ek binaları hizmete açıldı.
Kolej'de eğitim gören yaklaşık 800 öğrenci yabancı dil ile anaokulu sıralarında
tanışıyorlar. İlk mezunlarını geçen eğitim öğretim yılında veren Beşiktaş Koleji'nde
yabancı dil olarak İngilizce ve Almanca eğitimleri de veriliyor. Görüştüğümüz
Okul Müdürü Meziyet Çetin amaçlarının yapıcı, yaratıcı, bağımsız, düşünebilen,
araştıran, inceleyen, sorgulayan, kendine güvenen bireyler yetiştirmek olduğunu
söyledi. Yeniliklere açık, çocuk merkezli bir eğitim uyguladıklarını belirten
Çetin, "küreselleşmeye doğru hızla giden dünya ortamıyla, ülkemizin koşullarını
göz önünde tutmaya çalıştık. En temel hedefimiz çağa ayak uydurarak eğitim vermektir"
dedi. Beşiktaş Koleji'nin misyonunu sorduğumuz Meziyet Çetin, " eğitim
ve öğretim alanında ulusal ve küresel ihtiyaçları karşılayarak ulaşacağımız
farklılıklarımızla Türkiye'nin önde gelen okullarından olmaktır." diye
yanıtladı. Lise döneminde öğrenciler için önemli olanın üniversite sınavlarında
başarının olduğunu söyleyen Çetin, yeni açılan lise bölümü ile artık bu amaca
da hizmet ettiklerini belirtti.
Kolejin eğitim anlayışı sadece ders ortamıyla kalmıyor. Sosyal etkinlikler Beşiktaş
Koleji'nde en az dersler kadar önem taşıyor.
Taksi durağı
Öz Ortaköy Taksi
Otuz yıl önce kurulan Öz Ortaköy taksi durağı
10 tane taksisiyle 24 saat hizmet vermektedir. Taksicilerin en büyük sıkıntısı
LPG'ye yapılan zamlar. Bunun yanında taksici ölümlerine devletin hiçbir önlem
almamasından yakınan taksiciler, durağın müşteri bakımından hiçbir sıkıntısının
olmadığını dile getirdiler.
Tel: 0212. 260 06 95-260 25 43
Serencebey Conrad Otel Taksi
Başkanlığını Hüseyin Turanın yaptığı Serencebey
Conrad otel taksi 1991'den beri hizmet vermektedir. Bünyesinde 26 tane arabaya
sahiptirler. Durağın sakinleri diğer meslektaşları gibi en çok LPG'ye yapılan
zamlardan şikayet ettiler. Diğer en önemli sorunu taksicilerin katledilmesi
olduğunu söylediler. Taksiciler, "4 sene önce Berguzer Şahin adlı bu durağa
bağlı taksi şoförü öldürüldü. Geçen 4 seneden beri önlem alınmadığından dolayı
taksici cinayetleri son hızıyla devam etmektedir. Eğer önlem alınmassa ölümler
daha da aratacaktır" dediler.
Tel: 0212. 261 95 16
SAYFA 9
BOĞAZ BİR BAŞKA GÜZEL
Gençliğin yeni tutkusu ATHENA boğazda keyifli
bir sohbet ettik. Beşiktaş'tan Boğazın bir başka güzel gözüktüğünü söyleyen
grup tam bir boğaz tutkunu. Zincirleri kırıp, sınırsızca yaşamayı savunuyorlar.
"Gençler bizi örnek almasın kendi içlerinden geldiği gibi hareket etsin,
çünkü biz kimseyi örnek almıyoruz. Hepimiz ayrı kişiliklerde insanlarız ama
müzik bizi birleştiriyor." Diyor ve sorularımızı yanıtlamaya başlıyorlar.
Sizinle birlikte gençlik farklı bir akıma kaydı diyebiliriz. Tarzınız ne?
Hayatı ve yaşamayı çok seviyoruz. Zaten şarkılarımızdan da belli olur. Alternatif
bir tarzımız var. Her yönden pozitif olmayı savunuyoruz. Özgür, rahat bir gençlik
diyebiliriz. Bunları söylüyoruz ama kesinlikle yaptırım olarak anlaşılmasın,
bizim yaşantımız bu bizi dinleyen herkes böyle olmak zorunda değil.
Tanım yapmak zordur ama, "müzik" nedir?
Yaşananların enerji olarak dışa vurumudur.
Bestelerinizi nasıl yapıyorsunuz, nelerden etkilenerek ortaya çıkıyor bu melodiler?
Besteler birden ortaya çıkıyor. Bir günde, birkaç saatte. Hep birlikte yapıyoruz,
yer ve mekan önemli değil bizim için. Bestelerin ortaya çıkmasında da dediğimiz
gibi yaşadıklarımız, hislerimiz, birikimlerimiz etkili oluyor.
Hedeflediğiniz bir nokta var mı?
Hayır hiçbir hedefimiz yok. Sadece başladık, hiç düşünmedik ve düşünmüyoruz
da. Önemli olan keyif almamız. Eğer insanlar bizi dinliyorsa bundan daha öte
bir şey olamaz.
Hitap ettiğiniz kitle kim? Örnek alınmak konusunda kendinizi sorumlu hissediyor
musunuz?
Herkes dinliyor bizi ama lise gençliği daha fazla galiba. Biz sadece müzik yapıyoruz,
müzik keyif içidir. Bundan dolayı da kendimizi sorumlu hissetmiyoruz. Biz olduğumuzdan
farklı değiliz, ki olamayızda zaten.
Magazin programlarında fazla boy göstermeyen bir grupsunuz...
Evet. Çünkü yaşam tarzımız o değil. Müzikle gündemdeyiz. Tabii, magazine hiçbir
zaman karşı değiliz.
Sanatçılara çicek...
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ali Müfit Gürtuna, Şehir Tiyatrolarının yeni sahnesi "Zübeyde Hanım" sahnesini hizmete açtıktan sonra sanatçıları çicek yağmuruna tuttu. Başkan Gürtuna, göreve geldiklerinden bu yana izleyici bulmakta zorlanan Şehir Tiyatrolarının artık kapalı gişe oynadığını,bundan da büyük mutluluk duyduğunu söyledi. Gecenin sonunda, başta Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Şükrü Türen olmak üzere Zihni Göktay, Suna Pekuysal, olmak üzere tüm sanatçılara birer buket çiçek verdi.
Sıra ETİLER'de...
Yöresel yemekleriyle ünlü Kaburga Sofrası, yeni şubesini Şişli'de hizmete açtı. Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül'ün açılış kurdelasını kestiği geceye ünlü mankenlerden Gizem Özdilli, cansız manken Vahe Kılıçarslan, İzzet Yıldızhan, Bülent Sertaç, olmak üzere çoksayıda davetli katıldı. Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, şimdiye kadar hiç böyle leziz yemek yemediğini dile getirerek, Kaburga Sofrası'nın sahibi Cebrail Demirat'ı tebrik etti. 0212 225 95 95
YILDIZ TEKNİK TAŞINIYOR
Dünya Üniversitesi sloganıyla 21. yüzyıla taşınan
Yıldız Teknik Üniversitesi bu yıl 91. yılını kutluyor. Üniversite, Yıldız'da
bulunan ana kampüsünü, geçen sene eğitime açılan Davutpaşa kampüsüne taşımaya
hazırlanıyor. Projeyi yöneten Yıldız Teknik Üniversitesi Rektör Yardımcısı Emre
Aysu ile geleneksel olarak ana kampüs olarak kalacak Yıldız Kampüsü ve Mühendislik
Fakültelerinin taşınacağı, bir teknoloji üniversitesi olma yolundaki Davutpaşa
Kampüsü hakkında konuştuk.
Yıldız Üniversitesi ve Yıldız Kampüsünden bahseder misiniz?
Üniversitemiz 91. Yılını kutluyor. Sadece 600 kişilik bir yurdumuz var. Yetmiyor
tabii ki bizim öğrenci sayımız 18 bin. Spor alanımız çok yetersiz. Yeni açılan
Davutpaşa Kampüsü ile bu sorunlara çözüm bulacağız. Çünkü orada 4500 kişilik
bir yurt ve 1500 kişilik lojman var. Açık futbol sahası ve kapalı yüzme havuzları
ile büyük spor alanına sahip. Toplumla bütünleşmiş bir halk üniversitesi olmaktır
bizim özelliğimiz. Teknik bir üniversite olduğumuz için sloganımız Dünya Üniversitesi,
Teknoloji Üniversitesi olmaktır. Aynı zamanda bir özelliğimiz daha var. Osmanlı'nın
bir takım tarihi yerlerinde konumlanmışız. Yıldız Sarayı mesela ve şimdi Davutpaşa
Kışlasının da tarihi eserlerini de koruyacağız. Aslında iki kampüs gibi görünse
de bir bütün olacak. Ana kampüs Davutpaşa'ya taşınır gibi olsa da bizim geleneksel
kampüsümüz her zaman Yıldız kalacak. Bu değişmez, kuşaklardan kuşağa aktarılır.
Davutpaşa Kışlasının size tahsis edilmesinden bu yana ne kadar zaman geçti?
1,5 sene geçti aslında tahsisi 2 seneye yakın ama bize tesliminden bu yana biz
1 senede hem restarasyonunu hem de ilave ettiğimiz Fen - Edebiyat Fakültesi
labaratuvarlarını 1 senede bitirdik. Toplam 30 - 35 bin metrekarelik bir inşaatı
1 senede bitirdik ve açtık.
Hangi bölümler var Davutpaşa'da?
Fen - Edebiyat Fakültesi 8 bölümüyle orada birde Kimya - Meteroloji Fakültesinin
iki bölümü orada, Kimya Mühendisliği ve Matematik Mühendisliği
Tamamen Davutpaşa'ya taşınmasını
düşünüyor musunuz?
Hayır tamamını diyemeyiz. Davutpaşa Kampüsü'ne Mühendislik Fakülteleri gidecek.
Fen - Edebiyat ve bu sene yeni açılan Eğitim Fakültemiz orada olacak. Yıldız'da
3 tane fakültemiz kalacak. Mimarlık Fakültesi, Sanat Tasarım Fakültesi ve İktisadi
ve İdari Bilimler Fakültesi. Oraya taşınma işi bütçeye bağlı. Ne kadar çabuk
para gelirse o kadar kısa zamanda orayı toparlama şansına sahip oluruz. Yine
bu sene Kimya - Meteroloji Fakültesinin temelini atacağız. Yeni bir fakültenin
inşaatı başlıyor. Önümüzdeki sene Temmuz'da bitecek. Fakültenin burada son kalan
bölümünü de oraya göndereceğiz, Eğitim Fakültesini de oraya alacağız yani seneye
toplam 3 fakültemiz orada olacak.
Yıldız Üniversite'si Yıldız'ı terk ediyor diyebilir miyiz?
Hayır. Bunu diyebilmemiz mümkün değil. Yıldız'ı terk etmiyoruz. Sadece Mühendislik
Fakültelerimiz orada olacak.
Neden Mühendislik Fakülteleri taşınıyor?
Yıldız'da mühendisliklerin yararlanacağı labaratuvarlar tıkanmış durumda. Davutpaşa'da
onlar için bu imkanlar fazlasıyla mevcut durumda. Sanayi bölgeleriyle orada
iç içe olmalarının da oraya taşınmalarında etkisi var. Sanayii ile üniversitenin
ilişkileri de daha güçlü olacak. Türkiye'nin ilk Bilim Merkezi'ni de Davutpaşa
Kampüsümüzde kuracağız. Projemizin içinde bir Teknopark da yer alıyor. Bütün
bunlarla bütünleştiği zaman orası bir teknoloji üniversitesi olacak. Yıldız
ise sosyal ağırlıklı, kentle daha yakın ilişkide bulunması gereken fakültelerin
yer aldığı, sunumların yapıldığı, üniversitenin halka açıldığı nokta olacak.
Belki lisans ve doktorayı da burada bırakacağız. Böylece Yıldız daha üst düzey
bir kimliğe sahip olacak. Üst düzey derken üst düzeydeki programlara ev sahipliği
yapacağını kastediyorum. Yıldız bizim için geleneksel kampüsümüz, bundan vazgeçmiyoruz.
Öğrencilerle yaşadığınız sorunlar var mı?
Başta sorunlar yaşadık ama şimdi yok. 1996'da ben göreve geldiğimde bir takım
sıkıntılar yaşadık. Yine ideolojik bir takım problemler vardı ama daha sonra
tarafsız bir yaklaşımla, ikna yoluyla bu işi çözdük. Özellikle baş örtüsü olaylarında
arkadaşlarımızı ikna ederek çözdük. Bir de burada sosyal bir çevre bir sanat
çevresi yarattık. Yaklaşık 35 tane aktif çalışan öğrenci klubümüz var.
Cem Yılmaz Beşiktaş Kültür Merkezi'nde
Cem Yılmaz'ın Beşiktaş Kültür Merkezi'ndeki gösterilerinin biletleri karaborsada
100 milyondan başlayan fiyatlarla satılıyor.
Cem Yılmaz ekonomik krize kafa tutuyor. Ünlü komedyenin gösterilerini izleyebilmek
için Beşiktaş Kültür Merkezi'nin önünde kuyruğa giren hayranları ancak Aralık
ayı gösterilerine bilet bulabiliyor. Öğrenci biletinin 10, tam biletin 15 milyon
liradan satıldığı gösterilerin biletleri şimdi de karaborsaya düştü. Gösteriyi
izlemek için bir ay beklemeyi göze alamayanlar, karaborsada 100 milyona satılan
biletlerden alıyor. Askerden döndükten sonra ilk gösterisini geçtiğimiz ay yapan
ve haftada 6 kez seyirci karşısına çıkan Cem Yılmaz'ın yenilenmiş gösterisini
Beşiktaş Kültür Merkezi'nde izleyebilirsiniz.
SAYFA 10
HEM YİYORLAR HEM SATIYORLAR
Deniz kenarlarında kurulan dostluklar bir başkadır. Her gün aynı yerde sözleşirmiş
gibi buluşulur. Yağmur denmez, kar denmez herkes saatini geçirmeden gelir randevusuna.
Ellerinde birer olta, bir kova bir de sarı yağmurluklarıyla gelirler balık tutkunları
buluşma yerine. Kimisi zevk için, kimisi ise üç beş kuruş kazanmak için koyulurlar
işe. Gün ışımadan gelir, hava kararırken dönerler evlerine. Bazen de bütün gece
kalırlar denizle karanın buluştuğu noktada. Tutkudur kimileri için balık, vazgeçilmezidir
gündüzlerinin.
Arnavutköy ve Bebek kıyı şeridindeki balıkçılarımızla sohbet ettik.
Tülay Güran 9 senedir balık tutkusunu içinden atamayanlardan. Eşinden öğrenmiş
işin inceliklerini. Diyor ki; " Eşimle birlikte haftada 2-3 kez geliyoruz
Arnavutköy' e . Maltepe'de oturuyoruz fakat balık için özellikle burayı tercih
ediyoruz. Sabah 5' de gelip akşam üstü dönüyoruz.
Balık bizim hayatımızın bir parçası olmuş durumda. Sadece hobi amaçlı yapıyoruz.
Tuttuğumuz balıklar bir tek bizim evimizde akşam yemeği olmakla kalmıyor aynı
zamanda komşularımız da akşam yemeğinde balık yeme şansına sahip oluyorlar.
Balık tutarken her şeyi unutuyorum, dünya duruyor sanki sadece deniz oluyor
bütün dünyam. Stres atıyorum bu şekilde".
Haşim Albay 5 yıldır Bebek kıyılarının sadık ziyaretçilerinden. Balık tutarken
bütün sorunlarını unuttuğunu söylüyor ve ekliyor; "Emekliyim, zamanımın
çoğunu balık tutarak geçiriyorum. Benim için her şeyden kaçış oluyor bu, çünkü
o anda bütün düşünceleriniz oltanın ucu ve deniz arasında odaklanıyor. Bu da
büyük bir rahatlama sağlıyor insanda."
Nuriye Gülmez aile bütçesine katkıda bulunmak için balık tuttuğunu söylüyor.
Eşinden öğrenmiş o da balık tutmayı. Balığın her çeşidinden anlıyor, zaten 4
yıldır olta atıyormuş boğazın sularına. Günde 2 - 3 kiloya yakın balık sattığını
öğreniyoruz kendisinden.
Nurettin Arslan da Arnavutköy' ün müdavimlerinden. Balık tutmak hayatının en
büyük zevki onun için. Tutuğu balıkları tanıdıklarıyla paylaşıyormuş. Arnavutköy'
ü seçmesinin sebebini de şöyle ifade ediyor; "Balık tutmak bana mutluluk
veriyor, buranın havası ise bunu pekiştiriyor."
Biz de rast gele diyoruz hepsine...
Bebek İskelesi hizmete girdi
Geçtiğimiz aylarda tadilatına başlanan Bebek İskelesi'nin inşaat çalışmaları tamamlandı ve düzenlenen bir törenle hizmete açıldı. Açılışa kalabalık bir davetli topluluğu katılırken kurdelayı Denizcilik İşletmeleri Genel Müdürü Erkan Arıkan ve Beşiktaş Belediye Başkanı Yusuf Namoğlu birlikte kesti. Bebek İskelesi'nden ilk sefer Kaptan Gündüz Aybay isimli vapur tarafından yapıldı
İstanbul'a yılın ilk karı düştü
Soğuk hava dalgası tüm yurdu etkisi altına alırken
İstanbul'da yılın ilk karı 13 Kasım 2001 tarihinde düştü. Meteoroloji yetkilileri
İstanbul'da zaman zaman yeni soğuk ve yağışlı havanın beklendiğini açıklarken
Aralık ayında daha yoğun kar yağabileceği imasında bulundular.
Öte yandan içinde bulunduğumuz mevsimin ani değişiklikler nedeniyle hastalıklara
da davetiye çıkartıldığı kaydedildi. Uzmanlar vatandaşların özellikle de yaşlı
ve çocukların daha tedbirli olması gerektiğinin altını çizdiler.
Akmerkez'de hafta sonları indirim var
Akmerkez'den yapılan açıklamaya göre hafta sonları %50'ye varan indirimler uygulanacak. Kampanyaya birçok mağazanın katılacağını belirten yetkililer amacın vatandaşın alım gücüne katkıda bulunmak olduğunu söylerken talep olduğu taktirde uygulamanın sürdürüleceğini açıkladılar.
Boğaziçi'nde klasik müzik
Boğaziçi Üniversitesi geleneksel klasik müzik
konserlerine Yapı Kredi Sigorta'nın desteğiyle bu yıl da devam ediyor. Aralık
ayındaki konserler için biletleri ve gerekli bilileri BÜMED Ön Büro'dan temin
edebilirsiniz.
Tel: 0212. 287 02 32
SAYFA 11
'RAKİBİNİZE SAYGILI OLUN'
Spor Yazarları Derneği Başkanı usta kalem Atilla
Gökçe spor gazetecilerinin tüm branşlara eğilmesi gerektiğinini altını çizerek,"Tüm
sayfalarda, futbola önem veriliyor. Avrupa'da bu iş böyle olmuyor"dedi.
Spor yazarlığı nedir? Spor yazarlığı gazeteciliğin bölümlerinden biri olup bir
uzmanlık alnıdır. Spor yazarı, spor yorumculuğundan farklı olarak gazeteciliğin
her türlü etkinliğini gerçekleştiren gazetecidir. Spor gazetecisi spor alanında
halkın merak ettiği herşeye yanıt vererek tek bir dalla sınırlı kalmadan o ülkede
yapılan bütün spor faaliyetlerinden bahseder. Spor gazetecilerinin ilgilendiği
konular; sporun ilkeleri, kuralları, tekniği, taktiği, müsabakaların öncesi
ve sonrası yani sporla ilgili merak edilen her konuda spor gazetecileri çalışma
yaparlar. Bu çalışmalar haber, ropörtaj, makale, yorum tarzında olup hareketli
fotoğraflar ve görüntülerle desteklenir. Spor gazetecileri Türkiyede malesef
ağırlıklı olarak futbolla ilgileniyorlar.
"Futbol toplumları uyuşturan afyon niteliğindedir" sözünü nasıl değerlendirirsiniz?
Bu, futbolun amatör zamanında, Portekiz'de dile getirilmiş yanlış bir sözdür.
Globalleşme sürecine baktığımızda iletişim o kadar hızlı ki futbolun içinde
insanı ya da futbolla ilgili kişileri uyutan ya da sömüren yanlışlar bile bilgi
alışverişiyle çözülmeye başladı. Dünyada futbol için yılda 220 milyar dolar
dönüyor. İşin içinde ticaret olduğu zaman insanları uyutmak o kadar kolay olmaz.
Kitlelerin bu kadar yakından ilgilendiği, televizyonlarda, gazetelerde yorumlarının
yapıldığı futbolun toplumu uyuşturması nasıl mümkün olabilir ki? Futbol artık
eğlence kültürünün yani show bussines'in bir parçası olmuş durumda.
Gazeteciliğe nasıl başladınız?
Gazeteci bir abimin ısrarıyla İzmir'e maça gittik. Altay-Galatasaray kupa maçıydı.Galatasaray
iki gol attı ve bu golleri henüz 16 yaşında olan çok genç bir futbolcu attı.Bende
başka bir dalda gazetecilik yapıyordum İzmir'de. Maçın sonunda gittim o genç
futbolcuyla ropörtaj yaptım. Bu ropörtajdan sonra beni gazetenin merkezine İstanbul'a
çağırdılar ve bir daha dönemedim geriye. Tam 34 yıl oldu. O golleri atan ve
bu işe başlamama etken olan futbolcu da Mustafa Denizli'ydi.
Spor yazarları derneğinin amaçları nelerdir?
Çalışmalarımız iki-üç grupta toplanıyor. Meslek onurunu korumak, Türk sporunun
gelişmesine medya katkısı sağlamak, üyelerimiz için konferanslar, paneller düzenlemek.
Sekizyüzelliden fazla profesyonel üyemiz var. Üyelerimize üyeliklerinden önceki
dönemden itibaren onları yönlendirip, olanaklarımız ölçüsünde her konuda onları
destekliyoruz. Finansal destek olarak da belediyeden kiraladığımız tesislerimizi
işletiyoruz. Türkiye Spor Yazarları Derneği dünyanın en büyük spor yazarları
derneğidir.
Türkiye'nin olimpiyatlardaki konumunu ve ev sahipliğine adaylığı konusundaki
görüşleriniz nelerdir?
Türkiye halterde, güreşte, boksta, atletizmde madalyalar kazanmış bir ülke.
Türkiye olimpiyat düzenleyebilecek ender ülkelerden birisidir. Bu güne kadar
3 kez aday oldu ve bu adaylık süreci yasa gereği olimpiyatları gerçekleştirene
kadar devam edecek.
Bir spor yazarı yaptığı haberlerle takımın ya da sporcunun üzerinde etkili olabilir
mi?
Şunu söylemeliyim ki böyle bir etkinlik iddiası olmamalı.Çünkü bir spor yazarı
takımı değil halkı aydınlatmak için haber yapar. İnandığı konularda geçerli
sebepleri belirtmek amacıyla yazılar yazar kimsenin hakkında kesin hükümlerde
bulunma yetkisine sahip değildir. Sadece takımın ve sporcunun başarısını etkileyen
unsurlarla ilgili yazabilir.
Beşiktaş futbol takımı hakkındaki görüşlerinizi alabilir miyiz?
Bence Beşiktaş Futbol Takımı Türkiye'nin gerçeklerini yansıtıyor. Yani Türkiye
şu anda yatırımlarını durdurdu, üretimini kısıtladı, arz talep dengesini birbirinden
uazklaştırdı, pazar ekonomisi çok köklü bir sarsıntı geçiriyor. Futbolda da
yatırım transferle olur ve Beşiktaş ikinci sınıf oyuncularla birinci sınıf bir
takım kurmaya çalıştı. Daum'un yargılanma süreci de olumsuz etkiler yarattı.
Bütün bunları topladığımızda Beşiktaş'ın durumu ortaya çıkıyor. Ancak her takımın
başından böyle dönemler geçer Beşiktaşlılar sabretmek zorundalar. Üç büyüklerin
içinde en sabırlı olan kulüp ve taraftar Beşiktaş'tır. Çok temiz bir maziye
sahiptir. İki yıl sonra Beşiktaş Jimnastik Kulübü Türk sporunda yüzüncü yılını
kutlayacaktır. Taraftarların tribüne astığı "Önce Beşiktaş Vardı"
pankartına gönülden katılıyorum ve bu onuru parayla kimse satın alamaz diyorum.
Vermek istediğiniz mesajlar nedir?
Kısa ve öz cevaplayayım. Rakibinize saygı duyun.
'Tek kişilik orduyum'
Beşiktaş'ın sevgilisi unutulmaz futbolcu, şimdinin
spor yazarı Vedat Okyar" "Yanımda hiçbir zaman para taşımadım ve ne
kadar param olduğunu da bilmem." diye söze başladı. Sonra'da ekledi;
"Hayatım boyunca hep başarıyı hedefledim. Hiçbir şeyden korkmadım ve her
zaman kendimi tek kişilik bir ordu gibi hissettim."
İşte futbola uzun yıllarını vermiş, adını altın harflerle yazdırmış bir spor
adamı; Vedat Okyar. Beşiktaş sevgisini kuşaktan kuşağa aktarılan bir emanet
gibi içinde barındıran Okyar ile futbol yaşamından ailesine kadar her şeyi konuştuk.
Futbol yaşamınızı özetler misiniz?
Futbola Bakırköy Yüce Spor' da başladım. Daha sonra Adalet Takımına geçtim.
Bir süre burada oynadıktan sonra rahmetli babamlar Bursa Spor' u kurdular. Benimle
birlikte 3 arkadaş Bursa Spor' a geçtik. 1967 senesinde Beşiktaş' a geldim.
Beşiktaş' ta oynadığım süre içerisinde takım kaptanlığı yaptım. Babam 2 kez
ikinci başkanlık yaptı. Uzun yıllarımı verdim Beşiktaş'a. 41 yaşına kadar futbol
oynadım.
Beşiktaş size neleri ifade ediyor?
Beşiktaş benim yaşamım, umutlarım, her şeyim,en büyük hayat keyfim. Benim ailemden
de önemli. Çünkü ailemin iyi olması da Beşiktaş sayesinde olmuştur. Ancak şunu
da söylemeliyim ki Beşiktaş kadar Beşiktaş taraftarı da benim için büyük önem
taşır. Onlarla benim oynadığım dönemlerde de, şu anda da muhteşem bir diyaloğumuz
var. Beşiktaş taraftarı siyah - beyaz formayı sever ama formanın içindekini
daha çok sever. Hele ki oyuncu takım için biraz gayretli ise o taraftar onu
ölene kadar unutmaz.
Spor yaşamı dışında yaptıklarınız?
Vedat Okyar yastık resmi gördüğü yerde uyur, gece dolaşır. Hayatım boyunca spordan
başka bir iş yapmadım. Çünkü haddimi biliyorum, kapıda üç tane araba olsa ve
ben kahyalık yapsam, ikisini çaldırırım her halde. Futbol yaşamım boyunca sadece
topu düşündüm, futbolu bıraktıktan sonra da Beşiktaş'ı ve yaşamın keyfini...Çok
keyifli bir yaşam sürdüm ve hala da aynı şekilde yaşıyorum. 35 senelik evliyim,
çok mutlu bir aile yaşantım oldu ve hala da öyle. Spor yaşantım boyunca içki,
sigara kullanmadım, sadece futbol için yaşadım. Hiçbir dergide, gazetede, programlarda
aleyhime yazı yazılmamış ve söylenmemiştir. Çünkü nezih bir yaşantım oldu. Aynı
şekilde keyifli bir hayat sürüyorum. Kendimle flört ediyorum diyebilirim size.
Unutamadığınız bir anınız oldu mu?
Futbolu bırakmaya niyetlenmiştim 1971 senesinde, rahmetli Gündüz Kılıç gelmiş
idi. Ona çok sıkıldığımı artık bırakmak istediğimi söyledim. Gündüz Bey de onun
hatırı için bir yıl daha oynamamı istedi ve ben o konuşmadan sonra 5 yıl daha
futbol oynadım. Ve o sene de milli takıma çağırıldım.
Futbolcu olmak ayrıcalık mı?
İyi kullanırsan çok keyiflidir. Hele de iyi bir takımın oyuncusu isen, seviyeli
bir yaşantın varsa, akıllarda iyi kalabiliyorsan hayatının sonuna kadar el üstünde
tutulan bir insan oluyorsun.
Spor yazarlığına nasıl başladınız?
Milliyet gazetesi spor başyazarı Namık Sevik vesile oldu. Futbolu bıraktıktan
bir yıl sonra yanına kahve içmeye gitmiştim. Tam kalkacakken oturttu beni, meğer
biz sohbet ederken yukarıda mukavelemi hazırlatıyormuş.
Beşiktaş'ı değerlendirirmisiniz?
Beşiktaş çok iyi futbolcular yetiştirmiştir. Ancak hepsini kaybetmiş durumda.
Takımı zora sokan da bu. Bir tarafta Sergen, öbür tarafta Oktay, Serdar, Alpay,
Pascal, Karhan gibi oyuncular gitti. Bu oyuncuların kaybedilmesi bence bir yönetim
meselesi. Yönetimdeki bütün yöneticilere saygı duyuyorum ancak işi bilemeyen
bir yönetim var başta. İşi bilmeyen diyorum çünkü kimse yanlış olduğunu bile
bile karar vermez. Ancak ben yine de futbolculara güveniyorum. Beşiktaş futbolcusu
güçlüdür. Taraftarın ve giydiği formanın verdiği gücü taşır. Bu güç Beşiktaş'ı
başarıya ulaştıracaktır.
Yeniden doğdum
Beşiktaş'ın başarılı futbolcusu Sertan, "Beşiktaş'ta
ikinci baharımı yaşıyorum" dedi. Sertan, başarılı olmak için çok çalıştığını
söyledi.
Futbol hayatınıza nasıl başladınız?
Almanya'da başladım futbola, çok küçük yaşlardan bu yana futbolla iç içeyim
yani. Türkiye'ye kesin dönüş yaptığımızda liseden sonra 3. Ligde Antalya Köy
Hizmetleri'ne başladım. Bir sene sonra Konyaspor'a geçtim. İlk gol krallığımı
Konyaspor'da 93 - 94 senesinde yaşadım. Beşiktaş ile ilk buluşmam 94 - 95 yılında
oldu. O zamanla bugün arasında Adanaspor, Yozgat, Sakaryaspor ve İstanbulspor'da
oynadım.
Beşiktaş'a yeniden nasıl döndünüz?
Daum'un gelmesiyle Beşiktaş'a döndüm. Sinan Engin'in de bunda büyük rolü vardı.
Türk futbolunu yakından takip ettiği için geçmişteki başarılarımı biliyordu.
Daum'un da istemesi önemliydi.
Sahaların dışındaki Sertan'dan bahseder misiniz?
Yeri gelince çok sinirlenen ama genelde sakin olan bir insanım. Ama kaybetmeyi
hazmedemiyorum. Mağlubiyetlerden sonra kendimi toplamam çok zor oluyor. Büyük
bir takımdayım ama büyük takımın ağırlığı altında ezilmedim. Beşiktaş öncesi
ve sonrası hiç değişmedim.
Futbol dışında nelerle ilgilenirsiniz?
Ailemle ve arkadaşlarımla çok vakit geçiriyorum. Arabalara karşı düşkünlüğüm
var.
Aile hayatınız nasıl?
Tek kelimeyle mükemmel. Beşiktaş'a ilk geldiğim dönemde evlendim. İstanbul büyük
bir şehir ve büyük bir takımdasınız bunun için özel hayatınıza da dikkat etmek
zorundasınız. Ev ve iş yaşantısına saygının peşinden mutlaka başarıyı getireceğine
inanıyorum.
Taraftara söylemek istedikleriniz?
Söylemek istediğim çok şey var aslında. Beni iyi tanımıyorlar. Kulübe sürekli
gidip geldim. Her seferinde Beşiktaş'ı temsil ettim. Taraftar, 'Neden Sertan
dışarıda başarılı ama Beşiktaş'a geldiğinde iyi değil' diye düşünüyor. Ama bana
başarıyı gösterme şansı verilmemişti. Şimdi ikinci baharımı yaşıyorum takımda.
Yepyeni bir Sertan olarak devam ediyorum. Bence büyük takım küçük takım yoktur,
büyük taraftar vardır.
Spora Doyacaksınız
Yaklaşık 6 ay önce www.besiktasgazetesi.com ve
www.gazetebesiktas.com internet adresinde bir anket düzenlemiş ve gazete BEŞİKTAŞ
okuyucusuna sormuştuk "Gazetede görmek istediğiniz haberler ne?" diye...
Ankete katılanlardan yüzde 68 oranında "spor sayfası görmek istiyoruz"
yanıtı çıkmıştı. Ardındanda yerel haberler geliyordu.
Uzun bir çalışma sonucu bu konuyla ilgili altyapıyı hazırladık ve geçen ay ilk
kez tam bir sayfa özel röportaj ve özel araştırma konularını içeren tam bir
sayfa dolu dolu spor haberi hazırladık. Günlük olayları değil, daha çok özel
haberlere yöneldik. Geçen ay ilk kez BJK Yönetim Kurulu Genel Sekreteri Hüsnü
Güreli, BJK Menejeri Sinan Engin, BJK'nin eski futbolcularından Sanlı Sarıalioğlu
ile özel bir röportaj yaptık. Öte yandan amatör spor kulüplerine kapılarımızı
açtık. Her ay onları tanıtmaya başladık. Geçen gün aldığımız bir haber ise bizleri
çok sevindirdi. Eminimki sizlerde çok sevineceksiniz. Beşiktaş'ın sevgilisi
Vedat Okyar aylık yazılarıyla Gazete BEŞİKTAŞ okuyucusuyla buluşacak. Özetle
sayfa içeriği ve kadro tamamlandı. Bundan böyle doya doya spor okuyabileceksiniz.
Spor sayfasının hazırlanmasında katkıda bulunan BJK Kulübü'nün halkla ilişkiler
birimi başta olmak üzere, BJK menejeri Sinan Engin'e ve BJK Basın Sözcüsü Mete
Düren'e de ayrıca teşekkür ediyoruz.
Bu ay yine spor sayfamız dolu dolu... Tüm branşlara yavaş yavaş girmeye başladık.
İlk olumlu tepkileride gerek faks mesajları gerekse e-mail ile almaya başladık.
Hadi Hayırlısı...
Bu arada bir konuya değinmeden geçmeyeyim. Bazı okurlarımız Gazete BEŞİKTAŞ
bir ilçe gazetesi, bu nedenle diğer kulüplere de değinmeniz lazım diyor. Yerden
göğe kadar haklılar. Bir ay boyunca Milli takımımız başta olmak üzere, gerek
Fenerbahçe, gerek Galatasaray gerekse diğer takımlarla ilgili tüm haberleri
tarıyoruz. Önemli olanları da bu spor sayfalarında bulacaksınız.
Ancak adı üstünde, gazetenin adı "Gazete BEŞİKTAŞ" olunca, öncelikle
BEŞİKTAŞ'ı izlemek ve takip etmek hem yerinde olur, hem de daha kolay diye düşünüyoruz.
Bilginize...
Saygılarımla...
BJK Müzesi açıldı
McDonalds sessiz sedasız kapandı ve yerine Beşiktaş müzesi açıldı. Semt sakinleri Beşiktaş Müzesinin açılmasını savinçle karşıladı. Grup Siyah-beyaz tarafından BJK İnönü Stadı altında yaptırılan futbol müzesi, hizmete girdi. Kurdeleyi Devlet Bakanı Fikret ünlü ve Başkan Serdar Bilgili, birlikte kesti.Bilgili emeği geçenlere birer şilt verdi. Müzede Beşiktaşın kazandığı kupalar, eski resimler, kramonlar,formalar ve dökümanlar yer alıyor.
En çok madalya Türkiye'nin
Dünya Halter Şampiyonası'nda Türkiye, erkeklerde
Rusya'nın arkasında ikinci olurken 5 altın, 5 gümüş, 1 bronzla en çok madalyayı
topladı. Madalya sıralamasında Katar 5 altın 1 bronzla ikinci, Bulgaristan da
3 altın 2 bronzla üçüncü oldu. Bayanlarda ise takım şampiyonluğunu Çin, ikinciliği
Rusya, üçüncülüğü de Türkiye aldı. Milli takımlar, tarihte ilk kez bu başarılara
imza attı.
Halil'den üç altın
Koparmada dünya rekoru kıran Halil Mutlu, silkmede de ilk hakkında omzundaki
sakatlığı nüksedince başka rekor kıramadı ve 3 altın madalyayla yetindi. 14
Temmuz 1973'te doğan Halil Mutlu, 1994, 1998 ve 1999'dan sonra 4. kez dünya
şampiyonu oldu. Ayrıca 2 olimpiyat ve 7 Avrupa şampiyonluğunu da bulunuyor.
1993'te dünya, 1993'de Avrupa geçler şampiyonu olmuştu. 57 uluslararası altın
madalyasının 41'i altın 10'u gümüş ve 6'sı bronz 20 dünya ve Avrupa rekoru kırdı.
Sidney'deki dereceleri koparma 138, silkme 168 ve toplamı 305 kilo idi.
Kulüplere kolaylık
Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş, Trabzon, Bursa, Denizli, Gaziantep, Kocaeli, Altay, Karşıyaka, Göztepe, Sakarya, Düzce ve Yıldırım Bosna'nın stad protokollerinden doğan borçlarının yeniden yapılandırılması için söz konusu klüp temsilcileri geçtiğimiz ay Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Fikret Ünlü ve Genel Müdür Kemal Mutlu ile biraraya geldi. Söz konusu kulüplerin şu ana kadar olan toplam 2 milyon 780 bin dolarlık borcunu ödemesi koşuluyla, bazı kolaylıklar sağlanması yönünde karar alındı. Bu arada Aziz Yıldırım, Şükrü Saraçoğlu Stadı'nın tapusunu almak için de girişimlerde bulundu.
SAYFA 12
ÇÖPTEN GEÇİNİYORLAR
Hangimiz biliyoruz ki attığımız karton parçalarının,
içtiğimiz kola kutularının birilerinin geçim kaynağı olduğunu. Onlar çöp konteynırlarının
sessiz ziyaretçileri. Gün ışımadan yollara dökülüp, gece yarılarına kadar asfaltları
arşınlıyorlar. Kimi utancından yüzünü saklıyor, kimi de herşeye boşvermiş durumda.
Tek mücadeleleri yaşam savaşında galip gelmek. Ellerine aldıkları seyyar bir
arabayla ya da sırtlarına yüklendikleri bir çuvalla üç beş kuruş için koşuşturuyorlar
çoluk çocuk demeden. Kim mi bunlar? Çöpten para kazanan insanlardan bahsediyoruz
tabiki...
B.V.'de onlardan biri:
"Gaziosmanpaşa'da oturuyoruz, ailem ile her gün Beşiktaş' a karton ve teneke
kutu toplamak için geliyoruz. Bu iş ile geçimimizi sağlayabiliyoruz. Babam bir
kamyonet aldı. Hepimiz kazandığımız paralarla onun borcunu ödemeye çalışıyoruz.
Komşularımız bu işi yaptığımızı bilmiyorlar ve bende bilmelerini istemiyorum"
diyor ve isminin verilmemesini rica ediyor bizden... Gözlerinin içindeki gülümsemeyi
bize yansıtıyor ve uzaklaşıyor yanımızdan...
S.K.'da geçimini çöpten sağlayanlardan
Evi Zeytinburnu'nda, o evine ancak hafta sonları gidebiliyor. Karton toplayıp
sattığı depoda kalıyor. Liseye giden bir oğlu var ve onu okutabilmek için bütün
bunlara katlanıyor. Oğlu ise bundan habersiz...
S.K.' dan da işin ayrıntılarını öğreniyoruz: " Bu işi 6 senedir yapıyorum.
Artık benimde mesleğim bu diyebilirim. Sabah 10'da çıkıyorum ve akşam 6'dan
sonra çalışmıyorum. Topladığım kartonları depolara satıyorum. İstanbul'da her
semtte kartonları satın alan depolar var. Bu kartonlar fabrikaya gidene kadar
4-5 el değiştiriyor ve bizede maddi açıdan hiç birşey kalmıyor. Kilosunu 50
bin liradan satıyorum. Kazandığımın karşılığını alamıyorum çünkü, depoların
kantarları eksik tartıyor ve yetkikiler hiçbir işlem yapmıyor. Denetime geliyorlar
ancak kantarları denetlemiyorlar. Bu şekilde depo sahipleri bizden çalıyor ve
bununla da kalmayıp kendileri bu kartonları satarken ıslatarak satıyor. Bu şekilde
hem alımda hemde satımda çok fazla kar ediyorlar. Belediyeden daha dikkatli
olmasını istiyoruz."
F.Ç. konfeksiyon işçiliğinden çöp toplamaya
"Konfeksiyonda çalıştım uzun yıllar. Geçen yıl işten çıkarıldım. İşsiz
kalınca etrafta bu işi yapan inasanlardan nasıl olduğunu öğrendim ve başladım.
Beşiktaş civarlarından karton ve alüminyum topluyorum. Genellikle akşamları
çıkıyorum çünkü daha fazla oluyor. Topladıklarımı Dolapdere'de depoya satıyorum.
Günde 6-7 milyon kadar kazanıyorum ve ailemi geçindiriyorum bu parayla. Etraftaki
insanlar beni küçük görüyor. Özelikle akrabalarım "Sana hiç yakışmıyor."diyor.
Ama ben bu söylenenleri umursamamaya çalışıyorum çünkü 5 aylık bir bebeğim var
ve o herşeyden önemli..."
Çırağan'da moda rüzgarı
Marks&Spencer'ın Çırağan Sarayı'nda gerçekleştirdiği 2001-2002 sonbahar-kış defilesi izleyenleri büyüledi. Marks&Spencer'ın düzenlediği bayan ve erkek koleksiyonlarının tanıtıldığı defilede, İngiliz asaleti ve aristokrasisinin etkilerini bu sezon oldukça fazla taşıyacağımız da kesinleşti.
SARAYDAN güzeller geçti
Gömlekte ünlü markalardan biri olan Türk firması Ravelli, 2002 yaz koleksiyonunu
önceki ay Çırağan Sarayı'nda yapılan bir defileyle tanıttı. Koreografisini Neşe
Erberk'in yaptığı defilede Selin Toktay, Sinem Güven, Ella Mengi, Didem Taslan
ve İlgi Gövsa gibi pekçok ünlü manken podyuma çıktı. Defilede Aysun Kayacı,
barışı temsil eden beyaz bir tuvaletle podyuma çıkarak alkışları topladı.