GAZETE BEŞİKTAŞ

 

ÖZEL SAYI:1, 3 KASIM 2004

 

SAYFA 3

 

Onbinler yürüdü

DİDEM TUTAL

 

Beşiktaş Belediyesi 29 Ekim Cumhuriyet etkinliklerini Beşiktaşlıları ve tüm İstanbulluları arkasına alarak büyük bir organizasyonla gerçekleştirdi. Perşembe günü saat: 13:00 Atatürk Cumhuriyet ve Demokrasi Anıtı önünde gerçekleşen tören ile etkinlikler başladı. Törende Beşiktaş Belediye Başkanı İsmail Ünal'ı vekaleten Kemal Çiloğlu, Beşiktaş Kaymakamı Nihat Nalbant ve askeri erkan bununla birlikte siyasi partilerin temsilcileri katıldı. Çok sayıda vatandaşın da izlediği törende Bernar Nahum İlköğretim Okulu'nun efe oyunuyla büyük beğeni kazandı. 29 ekim Cuma günü gerçekleştirilen etkinlikte Dolmabahçe Sarayı önünden Kuruçeşme'ye kadar Türk Bayrağı ve meşaleli yürüyüş gerçekleştirildi. Yürüyüşe çok sayıda üst düzey isim katıldı. Kuruçeşme garajında kutlamalar devam etti. Havai fişek gösterisinin ardından dev Cumhuriyet Meşalesi ateşlendi. Kutlamalar Mazhar Fuat Özkan konseri ile son buldu.

 

Birincilik ödülü BEŞİKTAŞ'TA

 

Beşiktaş Halk Eğitim Merkezi, Ağustos ayında düzenlenen 7. Edition of the festival of tirreno adlı festivalden birincilik alarak ülkeye döndü. İtalya Sicilya Messina - Castroreale'de düzenlenen halk oyunları festivalinde birincilik ödülüyle nefes kesen ekip, Beşiktaş Kaymakamı Nihat Nalbant'ı ziyaret etti. Nalbant, çok gurur duyduklarını ve gösterdikleri muhteşem başarıdan dolayı ekibi kutladı.

Festivale, Almanya, Macaristan, İspanya, Venezuela, İtalya, Sırbistan, Fransa ve Hollanda. Festivalde, İtalya'dan 5 ayrı topluluğun katılımıyla toplam 13 grup kıyasıya yarıştı. Festival süresince ekipler, disiplinine, sosyal katılıma ve performansa göre çeşitli kategorilerden elde ettikleri puanlara göre derecelendirildi. Zorlu mücadele, 8 gün sonra neticelendi. Tüm kategorilerde Beşiktaş Halk Eğitim Merkezi Halk Oyunları Topluluğu birinci seçildi. Beşiktaş Halk Eğitim Merkezi İsmail Çelik, tüm kategorilerden birincilikle gelen ekibini tebrik ediyor ve büyük bir mutluluk duyduğunu dile getiriyor. Geçtiğimiz günlerde Beşiktaş Kaymakamlığını ziyaret eden Beşiktaş Halk Eğitim Merkezi Müdürü İsmail Çelik ve halk oyunları temsilcileri, Kaymakam Nihat Nalbant ile mutluluklarını paylaşmıştı. Nalbant, 8 ülke arasında tüm kategorilerde Beşiktaş Halk Eğitim Merkezi'nin birincilik ödülü ile ülkesine dönmesini Gazete Beşiktaş'a yeniden yorumladı “Beşiktaş ve ülkemiz için çok önemli bir ödüldür. 8 farklı ülkenin katıldığı bir organizasyonda tüm kategorilerde birincilik kazanması muhteşem gururlandırıcı bir olaydır. Kendileri gösterdikleri çabalarından ve başarılarından dolayı tebrik ediyoruz”

Halk oyunları ekibi, Sicilya'da düzenlenen uluslar arası halk oyunları yarışmasında 2500 Euro kazandı. Beşiktaş Halk Eğitim Merkezi 4 halk oyunu ile yarışmaya katılmıştı, yarışmada oyunları ile temsil edilen yöreler ise, Akçaabat, Artvin, Bitlis, Kırklareli.

 

SAYFA 4

 

Muhteşem konser

 

Adını Yüce Önder Atatürk'ten alan, 119 yıllık eğitim geleneğine sahip Işık Üniversitesi'nin Cumhuriyetimizin 81.yıldönümü kutlama programı çerçevesinde, düzenlediği Geleneksel Cumhuriyet Konseri muhteşemdi. Piyanistler İdil Olcay Ülgen ve Joseph Gurt'ün verdiği konser büyük ilgi gördü. Şef Profesör Ramiz Melik Aslanov yönetimindeki Işık Oda Orkestrası eşliğinde gerçekleştirilen konsere katılım oldukça fazlaydı. Konser programı Fantazi Tango Joseph Gurt, Piyano Konçertosu No:2 saint-seans ve 2 Piyano için Konçerto kw.365; W.A. Mozart'ın eserlerinden oluştu. Joseph Gurt tarafından iki piyano için aranje edilen Cumhuriyetin 10.Yıl Marşı'nın ilk kez icra edildiği öğrenildi.

Öte yandan Işık Üniversitesi cumhuriyet kutlamaları için özel bir program düzenledi. Buna göre 06 Ekim 2004 Ayışığı Türk Müziği Grubu Konseri, 20 Ekim 2004 Önder Focan Hammond Trio-Jazz Konseri, 03 Kasım 2004 Engin Gürkey Dans ve Ritm Atölyesi Konseri tamamlandı. Bundan sonraki konser programı ise şöyle açıklandı: 24 Kasım 2004 Rıza Rit yönetiminde Türk Müziği Koro Konseri, 01 Aralık 2004 Mine Mucur-Esra Özbir Film Müzikleri, 15 Aralık 2004 Işık Üniversitesi Dans Kulübü Gösterisi, 22 Aralık 2004 Işık Üniversitesi Müzikal Konseri, 29 Aralık 2004 Işık Oda Orkestrası Yılbaşı Konseri. HABER MERKEZİ

 

‘7'den 70'e herkesi tiyatroya bekliyorum'

 

İstanbul Büyükşehir Belediyesine bağlı Şehir Tiyatroları 2004-2005 tiyatro sezonunu geçen ay açtı. Yeni sezonla ilgili olarak Beşiktaş Gazetesi'nin sorularını yanıtlayan Genel Sanat Yönetmeni Nurullah Tuncer; “ Hep bir koşuşturma içindeyiz. Boş vaktimiz yok. 19 Mayıs'ta perdeleri kapattık. Ama ardından 19 Mayıs'ta Gençlik Günleri telaşını yaşadık. Hemen peşinden bir Uluslar arası Tiyatro Festivali gerçekleştirdik. Festivale 15'i aşkın ülke ile 500'ü aşkın tiyatro sever katıldı. Ardından, Makedonya'daki Tiyatro Festivaline katıldık. Buradan iki ödül ile döndük ve daha dinlenme fırsatı bulmadan Açık Havada “Tiyatro Yaz Buluşması”nı düzenledik. Bunun peşinden yeni sezonun hazırlıklarına başladık. Ama bu arada da bir ekibimiz de 15 günlük Karadeniz turnesine gitti. Onun peşinden Kıbrıs'a gittik. Ay sonuna doğru ise Mısır'daki Kahire Festivali'ne katılacağız. Buradan dönüşte Bosna'daki Tiyatro Festivali'ne katılmak üzere yine yollara düşeceğiz” dedi. Tuncer sözlerine şöyle devam etti: “Geçen sezon, 35'e yakın yeni oyunla seyircimizi buluşturduk. 2004-2005 yılı repertuarına da yeni oyunlar kattık. Şuandaki çalışmalarımız 2005-2006 yılının repertuarını hazırlıyoruz.Bu demek ki Şehir Tiyatroları bir kamusal alan ve iş gücünün tasarrufu demektir.Yani bütün bir yıl takvimi öne çekmek demektir. Seyircimizin daha iyi ve kaliteli oyunlarla buluşturabilmek ve onu yaratıcı ekiple daha geniş bir zaman içerisinde buluşturmayı hedefledik. Biz yönetim olarak zamanın çok değerli bir sermaye olduğunu ve zamanla yarışmak yerine bunu çok iyi bir şekilde tasarruflu olarak kullanabilmek için çalışıyoruz. Bu yıl yapacağımız yenilikler arasında tiyatroyu kreşlere, yuvalara kadar götürmeyi hedefliyoruz. Amaç taze beyinlerin daha küçük yaşlarda tiyatroyu sevmelerini sağlamak. Daha sonra ise okullara tiyatro çalışmalarını götüreceğiz. Açık Kapı Tiyatro Günleri şeklinde bir projemiz var. Bunda tiyatronun mutfağını çocuklarımıza açmak. Çocuklarımız. Dekorların bulunduğu yerleri, makyaj odalarını, ışıkların bulunduğu alanda tiyatro ile ilgili tüm bilgileri yerinde öğrenebilmelerini amaçlıyoruz.. Ayrıca söyleşiler de olacak. Yeni sezonda repertuarımızda 25 yeni oyun var. Bunlar, “Kiralık Konak”, “Antigone”, “Köşebaşı”. Aralık ayında da Alman Tiyatrosu'nun önemli isimlerinden Günther Kramer'in sahneye koyacağı, “Danton'un Ölümü”dür. Çocuk oyunları olarak da “Keloğlan”. Ayrıca ramazan ayında “Can Ateşinde Kanatlar” adlı oyunumuz seyirciyle buluşuyor. Irakta Türkmenlerle ilgili bir durum var. Onlara “Türkmen Düğünü” adlı oyunu itam edeceğiz. Ayrıca “Çalı Kuşu” adlı oyunumuz da yine sahnelenecek. Azerbaycan, Türkiye ve Özbekistan ortak yapımı “Leyla ile Mecnun” da programımız içinde. 7'den 70'e herkesi tiyatroya bekliyorum.”

 

SAYFA 9

 

Rekabet had safhada

 

Bu hafta sizleri bilgilendirmek için rekabet halindeki ürünleri karşılaştırdık. Kaliteli ve hesaplı alışveriş yapabilmeniz için çeşitli haberler topladık. İşte bunlardan birkaçı...

Stefanel: Bu sene de siyah ön planda yer alırken; bej, krem, kahverengi, gri ve beyaz da giysiler üzerinde oldukça etkili olacak. Kadınların çoğu zaman tercih ettiği seksi kıyafetler, bu sezonda da Stefanel'in koleksiyonunda oldukça fazla yer alıyor. Özellikle şıklığın ve seksiliğin öne çıkacağı bu koleksiyonda renkli ve çizgili trikolar, şık aksesuaralar şıklığınıza şıklık katacak.

Lacoste: 2004/2005 sonbahar-kış sezonunu açan Lacoste tasarılarıyla bu sezonda da diğer markalara güçlü bir rakip olacak gibi duruyor. Kalitenin ve şıklığın diğer adı olan Lacoste, bu sezonda kadınlara derin V yakalı baklava desenli kazaklar, mini etekler sunarken, erkeklere de montları değişik şekillerde süsleyerek çok kullanışlı bir giysi haline getiriyor. Ayrıca bu sezonda düşük belli pantolonların da hakim olduğu, kadife ile derinin bir arada kullanıldığı vazgeçilmeyecek bir koleksiyon olmayı başarıyor. Giysileri şapkalarla tamamlamak da mümkün.

Silk&Cashmere: Bir Türk markası olarak çok başarılı olan ve oldukça beğenilen Silk&Cashmere yurtdışından da büyük ilgi görerek 2005 sezonunu açtı. Yeni sezonunda da kalitesinden vazgeçmeyecek olan bu marka, yepyeni ürünleriyle de kadın ve erkeklerin ilgisini yoğun bir şekilde toplayacak gibi gözüküyor.

İpekyol: Hem şık olmak hem de ısınmak isteyenlerin, hemen bir İpekyol mağazasına uğramaları yeterli. İpekyol sonbahar-kış sezonunda el örgüsü kazaklarıyla ısınmanızı aynı zamanda da bu senenin trendini yakalamanızı sağlayacak. Siyah ve kahverengi tonlarının dışında şeker pembesi, lila gibi cıvıl cıvıl renkleri koleksiyonunda kullanan ipekyol, fırfırlı ipek bluzlarla, pliseler, çan etekler ile 1950'lere modern bir dönüş yapıyor.

River Island: Sonbahar-kış koleksiyonu kadınları 1940'lara götürmek için hazırlamış. İngiltere'den hareketle tüketicileri dünya modasıyla buluşturan River Island'da eminiz ki aradığınız tarzı ıskalamayacaksınız.

NetWork: Kadın ve erkek koleksiyonları bulunan firma yeni kıyafetleri için süper iddialı renkler seçmiş. Kadınlarda dar kesimlerin yoğun olduğu, kendine güvenen bir tarz oluşturulurken, erkeklerde kadifeye, ipek-yün karışımlı giysilere, kabanlara ağırlık verilmiş. NetWork kadın koleksiyonu beş ana gruptan oluşuyor. Erkek koleksiyonu ise yedi.

Escada: Pembe, gri, siyah ve camel tonlarının hakim olduğu bu koleksiyon sayesinde mevsim renklerini üstünüzde taşıyacaksınız. Escada 2004-2005 sezonuna da modern kıyafetlerle merhaba dedi. Şık ve seksi kıyafetlerin bulunduğu koleksiyonla modern bir görüntüye sahip olacak, zarif aksesuarlarla dişiliğinizi ön plana çıkaracaksınız.

YKM: Kadınlar için şık tayyörler ve farklı aksesuarlar sunuluyor. Küçük saplı, parlak çantalar bu sezonda da koleksiyonun gözdesi. Erkekler için ise çizgili takım elbiselerin ağırlıkta olduğu bir koleksiyon hazırlanmış. Kreasyonda pastel renkler ağırlıkta. Çocuklara da geçen sezon olduğu gibi rahat giysiler düşünülmüş. Ayakkabılarda sivri burun yerini yuvarlaklara bırakıyor. Ama tonlarda da biraz değişiklik yapılarak canlı renkler kullanılmış.

Penti: Giydiğiniz her kıyafete uyum sağlayacak bu çoraplar, şimdi karşınıza birbirinden farklı renklerle ve desenler de çıkıyor. Son derece ekonomik fiyatlara satılan bu çoraplar, anlayacağınız cebinizi de düşünüyor.

 

NetWork Dubai'de mağaza açtı

 

Network, iki yıldır iddialı bir şekilde yürüttüğü yurtdışı operasyonu kapsamında yeni başarılara imza atmaya devam ediyor. Birleşik Arap Emirlikleri'nin ikinci büyük emirliği Dubai'de ve Almanya'nın Frankfurt şehrinde açtığı mağazalar ile NetWork, bu bölgelerdeki ilk adımını attı. Dana Center'da 270 m2 alana sahip Dubai mağazası, bölgenin ana distribütörü konumunda. Nordwebt Zentrum Alışveriş Merkezi'nde açılan Frankfurt mağazası ise 170 m2 alana sahip.

 

Yemek kuponlarının pabucu dama atıldı

 

Şirket çalışanlarının öğle yemeklerini ofis dışında, istediği yerde yemesini sağlamak üzere tasarlanan yemek fişleri bir aşama daha kaydederek akıllı kartlara dönüştü. Sodexho ve Ticket isimli Fransız şirketlerinin liderliği elinde tuttuğu yemek kuponları pazarında, akıllı kart sistemine Bistra şirketi öncülük etti.

Akıllı kartlar, çalışanları yemek kuponlarında hesap yapma ve ceplerinde kupon koçanı taşıma zahmetinden kurtarıyor. Tıpkı kredi kartları gibi, kendisine tanınan limit çerçevesinde yemek yemesini ya da alışveriş yapmasını sağlıyor. Şu an akıllı kartlarda en iyi müşterilerinin kamu bankaları olduğunu söyleyen Bistra'nın kurucusu Nejat Uzel, “Ziraat Bankası ve Halk Bankası 81 ilde şube çalışanlarına Bistra yemek kartı veriyor. Çalışan sayısı düşük olduğu için, bankada yemekhane oluşturmaya ihtiyaç duymuyorlar. Çalışanlar anlaşmalı restoranlarda yemeğini yiyor, ödemeyi kartla yapıyor” dedi.

Bistra'nın akıllı kart sistemine geçen restoranlar, alacaklarını istediği zaman tahsil edebiliyor. Restoranlar kendilerine verilen Afilla kartı Pos cihazına takarak, merkezden alacaklarının ne olduğunu görüyor, nakde ihtiyacı olunca istediği miktardaki alacağını kendi kredi kartına aktarabiliyor. Akıllı kart pazarında yüzde 100 yerli sermayeli Bistra'nın 40 bin adet kullanıcısı bulunuyor.

 

OTOMOBİL

 

Şimdi tam zamanı

Hurda indiriminin azalmasıyla satışları düşen otomobil firmaları stoklarını eritmek için peşin alımlarda 4 milyar liraya varan indirim yapıyor. Buna göre Tofaş Fiat 1.5-3.5, Ford 3-5, Toyota 2.5-3.5, Renault 6, Hyundai 2, Peugeot 3.5, Honda 4.5 milyar lira aralığında indirimlerle satış yapıyor. Satışlar Ramazan ayı boyunca sürecek.

 

BAR/CAFE

 

Ağız tadı, göz zevki

Levent'teki restoranlar nezihlikleri ile dikkat çekiyor. Bunların içinde bu hafta sizler için Metrocity Alışveriş Merkezi'ndeki Gourmet Restaurant'ı analiz ettik.Gourmet bir alışveriş merkezi olan MetroCity'de. Gourmet'de göze çarpan en büyük özelliklerden biri porsiyonlarının büyük olması. Yemekler mide kadar göze de hitap ediyor.

Geniş çay ve kahve çeşitleri, doyurucu bir yemekten sonra en büyük zevkiniz olacak. Özel dünya çaylarından oluşan tea corner'ı, çikolatalı suflesi ve diğer tatlıları görülmeye ve denenmeye değer.

 

Bilgisayar cepte

Teknolojinin hızına yetişilmiyor. Bu hafta sizler için Vog'un yeni ürününü analiz ettik. Vog yeni bilgisayarlarla aynı özelliklere sahip olan telefonu Smartphone'u piyasaya sundu. İçinde 200 MHz İntel Xscale işlemci bulunan telefon, Word, Excel, Power Point ve PDF dosyalarını açabiliyor. Bünyesinde MSN Messenger, Outlook Express ve Media Player desteği desteği de mevcut. Fiyatı ise 700 Euro.

 

SAYFA 10

 

Çocuklara özel

 

Akatlar Kültür Merkezi Kasım ayı boyunca Her Cumartesi - Pazar Saat 13.00 (Bayramın 1. günü hariç)'te “Prensin Hazinesi” isimli çocuk oyununu sergileyecek.

Yazan-Yöneten: Sabahattin Mutluer, Yönetmen Yardımcısı: Banu Çiçek Barutçugil, Dekor-Afiş Tasarım: Ferit Özen, Dekor Uygulama: Ferit Özen, Namık Daşar, Kostüm Sorumlusu: Banu Çiçek Baratçugil, Kostüm Uygulama: X STAGE Atölyesi, Müzik Uygulama: Gürhan Çiçek, Ali Savaşçı, Işık-Efekt: Emre Özdayı, Fırat Urcan

Oynayanlar: Namık Daşar, Süleyman Aslan, Aycan Uygun, Cengiz Okuyucu, Seda Özdayı, Zuhal Erman, Aslı Yılmaz, Banu Çiçek Barutçugil, Neslihan Aker, Filiz Özgüven, Enis Aybar, Mine Duman.

Oscar Wilde'in “Mutlu Prens” adlı öyküsünden esinlenerek yazılan oyunun konusu:

Bir ayçiçeğine aşık olduğu için Mısır'a göçmeyi unutan Kırlangıç'ın şehrin en yüksek yerinde duran heykelle karşılaşmasıyla başlar.

Yaşarken halkın dertlerini bilmeyen Prens, ölüp heykeli dikilince halkının sefaletini görür ve çok üzülür. Yardım etmek ister ama bu çok imkansızdır. Durumu Kırlangıca anlatır ve yardım ister.

Önce kılıcındaki elması sonra gözlerindeki yakutları yoksullara yollar. Hırsızlar altın kaplamaları çalınca çirkin kalan heykeli Kral yıktırır.

Çok üzülen Kırlangıç soğuk havanında etkisiyle ölmek üzereyken daha önce yardım ettiği kibritçi kız tarafından kurtarılır...

 

AKATLAR KÜLTÜR MERKEZİ PROGRAMI

 

DOSTLAR TİYATROSU- FAY HATTI 04 Kasım 2004: Yazan: Behiç Ak, Yöneten: Genco Erkal, Oyuncular: Genco Erkal, Sumru Yavrucuk, Erdem Akakçe

Ülkemizin korkulu rüyası, her zaman güncel olan deprem konusuna ironik bir yaklaşım getiren oyun; genelde insanların kendi küçük dünyalarını güvenceye almak adına düştükleri gülünç durumları sergilerken, absürt tiyatronun sınırlarında dolaşıyor...

ALİ POYRAZOĞLU TİYATROSU-ESKİ ÇAMLAR BARDAK OLDU-05 Kasım 2004: Yazan: Bil Naughton, Yeniden Yazan: Ali Poyrazoğlu, Yöneten: Ali Poyrazoğlu, Oynayanlar: Ali Poyrazoğlu, Suzan Aksoy, Özdemir Çiftçioğlu, Özden Ayyıldız, Onur Şenay, Berrak Kuş, Eser Ali, Nigar Mat, SuatÜnaldı

Bil Naughton'ın yazdığı, Ali Poyrazoğlu'nun Türkiye'ye uyarladığı 2 bölümlük oyun, dört çocuklu bir ailedeki iktidar kavgalarını anlatıyor. Demokrasinin ailede başlaması gerektiğinde ısrar eden çocuklarla, onlara ayak direyen, dediği dedik bir babanın macerasını anlatan “Eski Çamlar Bardak Oldu”; kuşak çatışmasını ve kuşaklar arası barışı sağlama yollarını, sizi kahkahadan kırıp geçirirken işliyor. Çocuklar da haklı, büyükler de... Peki herkesin benimsediği farklı yaşam tarzları nasıl bir evin içine sığacak, gençler ile yaşlılar nasıl uzlaşacak, hatta uzlaşacaklar mı? Bunu öğrenmek için İngiltere'de 17 yıldır aralıksız sahnelenen bu kalabalık kadrolu muhteşem aile güldürüsünü izlemeniz gerek. “Eski Çamlar Bardak Oldu” ile Ali Poyrazoğlu, 1998 Afife Jale Tiyatro Ödülleri'nde “Yılın En Başarılı Müzikal ya da Komedi Erkek Oyuncusu” adayı oldu; Suzan Aksoy da “Yılın En Başarılı Müzikal ya da Komedi Kadın Oyuncusu” ödülünü kazandı.

BKM-İNADINA YAŞAMAK-06 Kasım 2004: Yönetmen: Metin Balay, Dekor: Hakan Dündar, Müzik: Kemal Günüç, Oynayan: Altan Erkekli

Yaşanmış 5 öyküden oluşan “İnadına Yaşamak”; yaşamını onurlu bir şekilde sürdürmek isteyenlerle, duyarsız, kendi çıkarları doğrultusunda yaşama bakanların savaşını konu alıyor. Sevgi, aşk, hüzün, demokrasi mücadelesi, barışa sahip çıkma, 5 öykünün çatısını oluşturan konular. Altan Erkekli'nin ilk kez 1997 yılında Ankara Sanat Tiyatrosu'nda sahnelediği oyun, İngiltere, Belçika, Hollanda, Almanya, Avustralya, Kıbrıs ve Türkiye'de toplam 450 kez sergilendi.

OYUN ATÖLYESİ-OTHELLO 07 Kasım 2004: Yönetmen: Kemal Aydoğan, Müzik: Tolga Çebi, Dekor-Kostüm: Gamze Kuş, Bengi Günay, Işık Tasarım: İrfan Varlı, Oynayanlar: Barış Yıldız, Emra Karayel, Işık Yönt, Esra Uygur, Öner Erkan, Alpay Kemal Atalan, Neslihan Kolaylı, Toğan Şerif Önay

Othello, kıskançlık ve yıkım üzerine çok da yabancı olmadığımız bir metin. Gazetelerimizin 3. sayfalarında sıklıkla görülen durumları Shakespeare, usta yorumuyla 400 yıl önce kaleme almış.

ORTAOYUNCULAR-BENİ BEN Mİ DELİRTTİM?-09 Kasım 2004: Yazan: Ferhan Şensoy,Yöneten: Ferhan Şensoy, Oyuncular: Ferhan Şensoy, Ali Çatalbaş, Elif Durdu

Kelami, adından şikayetçi. Babası da acayip. Hiç böyle isim koyulur mu çocuğa? Çocuk değil zaten büyümüş. Şizofren olmuş. Bir tımarhaneye koyulmuş. Orada kendi kendine söylenerek hayatını düşünmekte. Hatırlamakta. Hatırladığı sahneleri oynamakta... Cebir hocası, askerdeki komutanı, umarsız aşkı Leyla. İlk mesleği garsonluk gibi skeçler Kelami'nin şizofren söyleşisinin içine girmekte. 2. bölümde Kelami'nin cebir hocası, sevgilisi Leyla gibi değişik rolleri oynayan erkek ve kadın oyuncuların aslında tımarhanedeki doktor ve hemşire olduğu anlaşılır. Kelami, hallüsinasyon görmektedir. Kelami'nin 50 yaşına ulaşmış hayatının özeti olan oyun; aynı zamanda onu delirten, ülkenin içinde bulunduğu koşulları anlatan bir Türkiye panaromasıdır. “Beni ben mi delirttim?” sorusunu sormaktadır Kelami izleyiciye ve Türkiye'ye!

TİYATRO İSTANBUL-PEMBE PIRLANTALAR-10 Kasım 2004: Yazan: Michael Pertwee, Yöneten: Gencay Gürün, Türkçesi: Gencay Gürün, Oyuncular: Metin Serezli, Argun Kınal, Şencan Güleryüz, Ceren Erginsoy, Şebnem Özinal

Biri, kendi halinde yaşayan ve kadınlarla ilişkilerinde oldukça acemi; diğeri ise çapkın, yaşamayı ve parayı seven iki kuyumcu ortağın hayatlarından bir gece... Çapkın ortağın; arkadaşının evini, arabasını ve hatta ismini de kullanarak yaşadığı kahkaha dolu maceranın karmaşası.

KENT OYUNCULARI-INISHMORE'LU YÜZBAŞI-11 Kasım 2004: Yazan: Martin McDonagh, Yöneten: Mehmet Ergen, Oyuncular: Mehmet Birkiye, Hakan Gerçek, Yeşim Koçak, Engin Hepileri, Okan Yalıbık, Cengiz Bozkurt, Bülent Şakrak, Bartu Küçükçağlayan

Issız bir yolda ölü bir kara kedi bulundu! Uğursuzluk mu? Terörist bir eylem mi? Hiç bir tiyatroda, hiç bir zaman üç cesedin parçalanıp, iki kedinin beyni oyulup, bir adamın da kafasının rendelendiği bir oyun sahnelenmedi! İrlandalı Deli Patrick, İngilizleri yıllarca kasıp kavuran terör örgütü IRA'yı yeterince dehşetli bulmadığı için ayrılıp kendi örgütünü kurar. Buna kızan diğer örgüt elemanları onu tekrar köyüne çekip infaz etmek için bir plan kurarlar. Baş karakterinin; ölen kedisinin öcünü almak pahasına, öz babasını bile vurmaktan çekinmeyen biri olduğu bu oyuna komedi demek zor diyebilirsiniz. Son yıllarda dünya tiyatrolarında şok etkisi yapan ve İngiltere'nin en önemli topluluğu Royal Shakespeare Company tarfından sahnelenen oyun, en iyi komedi ödülüne layık görüldü. Oyunun yazarı, son eseri Leenane'ın Güzellik Kraliçesi ile ülkemizde büyük beğeni toplayan İrlandalı yazar Martin Mcdonagh.

OYUN ATÖLYESİ-ZUHAL OLCAY ‘Dinleti' (KAPANIŞ)-12 Kasım 2004: Müzik Direktörü: Selim Atakan, Yönetmen: Işıl Kasapoğlu

 

SİNEMALAR

 

Alien&Predator

Antartik Denizinde yer alan buzulların dibinde gizemli bir piramid keşfedilir. Zengin bir sanayici olan Charles Bishop Weyland'in uluslararası anlamda tanınmış arkeologları, bilim adamlarını, güvenlik uzmanlarını kaşif Alexa “Lex” Woods önderliğinde bu gizemli yeri keşfe yollar.

 

Kral Arthur

Ünlü yapımcı Jerry Bruckheimer ve Training Day'in yönetmeni Antoine Fuqua ve Gladiator'ün senaryo yazarı David Franzoni'den bir epik destan... Kaderinin gösterdiği yoldan ilerleyerek halkının başına geçen Kral Arthur'ün kuşaktan kuşağa aktarılan unutulmaz öyküsü...

 

Testere

İki adam karanlık bir odada uyanıyorlar. Ikisinin ortasında kanlar içinde yatan birisi daha var. Seri bir katilin eline düşen ikili kurtulmak için tek bir çareleri oldugunu öğreniyorlar. Ikisinden biri diğerini sekiz saatte öldürmezse katil onları ve eşlerini öldürecek.

 

Yanlış Hesap

Özgüvensiz ve duygularını ifade edemeyen bir genç olan John ilişkilerine “ara” vermeyi teklif ederek kız arkadaşı Deirdre'yi sınamak ister. Onların ayrılmaları, şans ve tesadüfler sonucunda, etraflarındaki herkesin hayatlarında birbirlerine bağlantılı bir kaçamaklar dizisini tetikleyiverir.

 

BEŞİKTAŞ GAZETESİ

 

ÖZEL SAYI:1, 3 KASIM 2004

 

SAYFA 5

 

Kartal parçaladı

 

BJK:2 - FENERBAHÇE:1

HAKEMLER: Fırat Aydınus xx, Bahattin Duran xx, Serkan Ok xx

BEŞİKTAŞ: Ramazan xx - Fatih Sonkaya xx, Mustafa Doğan xxx, Emre xxx, İbrahim Üzülmez xx, Kaan Dobra xx (Dk. 52 Ali Güneş xx), Okan xxx, Ahmet Yıldırım xxx, Juanfran xxx, Sergen xx (Dk.81 İbrahim Akın ?), Carew xxx (Dk.70 Çağdaş xx)

FENERBAHÇE: Rüştü x - Deniz x (Dk.60 Tuncay x), Luciano xx, Servet x (Dk.80 Mehmet Yozgatlı ?), Ümit Özat xx, Serhat x, Aurelio xx, Alex x, Fabiano x, Van Hooijdonk x, Nobre x (Dk. 88 Murat Hacıoğlu ?)

KIRMIZI KART: İbrahim Üzülmez (Dk. 67 Beşiktaş)

SARI KARTLAR: Okan, Carew, Sergen, Ahmet Yıldırım (Beşiktaş), Tuncay, Van Hooijdonk, Alex (Fenerbahçe)

GOLLER: Carew (Dk. 54), Mustafa Doğan (Dk. 61), Van Hooijdonk (Dk. 70 penaltı)

 

SPOR SERVİSİ-Kartal, Fenerbahçe galibiyetiyle ayağa kalktı. Hepsinden önemlisi oynadığı arzulu futbol, mücadele azmiyle önümüzdeki haftalar ve Athletic Bilbao maçı için iyi sinyaller verdi. Doğru yolda olduğunu gösterdi.

Beşiktaş'ın kontrolünde 0-0 biten ilk yarıdan sonra 54.dakikada sahneye çıkan Norveçli Carew, Servet'i yatırıp şık bir vuruşla perdeyi açtı: 1-0. 61.dakikada Sergen'in havalandırdığı topa Mustafa Doğan kafayı çok güzel vurdu ve farkı ikiye çıkardı. 68.dakikada Alex'in ortaladığı topa Luciano kafayı vurdu, kale çizgisi üzerinde İbrahim Üzülmez elle golü önleyince hakem Fırat Aydınus önce penaltı noktasını gösterdi. Sonra da İbrahim Üzülmez'i kırmızı kartla oyunun dışında bıraktı. Atışı kullanan Van Hooijdonk skoru 2-1'e getirdi.

Beşiktaş'ın 10 kişi kalmasından ve skoru korumak istemesinden yararlanan Fenerbahçe kalan dakikalarda atak göründü ama 3 puanı alıp moral bulan taraf Beşiktaş oldu.

Beşiktaş bu galibiyetle Fenerbahçe'nin 9 maçlık galibiyet serisine ve namağlup ünvanına da son vermiş oldu.

 

Geçen Hafta

 

Süper Lig'in 11. haftasında, Beşiktaş'a 2-1 mağlup olarak yenilmezlik unvanını kaybeden Fenerbahçe, averajla liderliğini sürdürdü. Ligin bu haftasında 22 gol atılırken, 6 maçı ev sahibi, 3 maçı da deplasman takımları kazandı.

Haftanın en önemli maçında Beşiktaş, sahasında Fenerbahçe'yi 2-1 mağlup ederken, haftanın son maçında Akçaabat Sebatspor'u 2-0 yenen Galatasaray, lider ile arasındaki puan farkını kapadı.

Toplu sonuçlar: Trabzonspor-Diyarbakırspor: 4-1 Gençlerbirliği-İstanbulspor: 1-0 Gaziantepspor-Çaykur Rizespor: 0-1 Denizlispor-Samsunspor: 2-0 Beşiktaş-Fenerbahçe: 2-1 Malatyaspor-Kayserispor: 0-1 Büyükşehir Belediyesi Ankaraspor-Ankaragücü: 2-0 Sakaryaspor-Konyaspor: 1-4 Galatasaray-Akçaabat Sebatspor: 2-0

 

Maç öncesi ve sonrası

 

Derbi maç için 4000 polisle önlem alan İstanbul Emniyet Müdürlüğü, stat çevresinde geniş barikatlar kurdu. Polis, sadece bileti olan taraftarları, çok sıkı aramalardan geçirdikten sonra stada bıraktı.

BJK İnönü Stadı derbi maçta tıklım tıklım doldu. Maçın başlamasına saatler kala tribünleri dolduran 35 bine yakın taraftar tezahüratlar ve şarkılar söyleyerek takımlarını destekledi. Siyah-beyazlılar maç öncesi yeni açık tribünde dev boyutlarda Beşiktaş forması açarken, takımların seremoni için sahaya çıkmaları ile orta sahada yüzlerce siyah-beyazlı balon havaya bırakıldı.

Beşiktaş-Fenerbahçe derbisinde tribünlerde ilginç pankartlar göze çarptı. Siyah-beyazlı taraftarlar, ‘'Fener siyah sever'' pankartının yanına Fedrinand, Madida, Amokachi, Nouma ve Carew'in fotoğraflarını asarken, Fenerbahçe Cumhuriyeti sloganına gönderme yaparak “Türkiye Cumhuriyeti'ne hoş geldiniz'' pankartı açtı. Pankartın üzerinde Beşiktaş, Trabzonspor ve ligdeki bazı kulüplerin armaları yer aldı.

Derbi maçta ezeli rakibini 2-1 yenen Beşiktaş, Fenerbahçe'ye lig maçlarında 100. golünü de kaydetmiş oldu. Ezeli rekabette ligdeki 95. maçta Carew ve Mustafa Doğan'ın golleri Beşiktaş'ı 100. gole taşıdı.

Vicente Del Bosque, 0-0'lık Galatasaray maçının ardından Türkiye'deki 2. derbisinde galibiyetle tanıştı.

Beşiktaşlı futbolcular sezonun 11. haftası sonrasında 5. kez kırmızı kart görerek, takımlarını yalnız bıraktı. İbrahim Üzülmez, Beşiktaş'ın bu sezon Ahmet Yıldırım, İbrahim Toraman, Çağdaş ve Tayfun'un ardından kırmızı kart gören 5. oyuncu oldu.

Maç öncesinde ısınırken bile hırsı ile dikkat çeken eski Fenerbahçeli Mustafa Doğan takımın 2. golünün ardından büyük coşku yaşadı. Mustafa'nın golünün ardından statta ‘'Hoşgeldin Mustafa Doğan'' anonsu yapıldı.

 

Del Bosque: ‘Presle kazandık'

 

Beşiktaş Teknik Direktörü Vincente Del Bosque, Fenerbahçe karşısında aldıkları 2-1'lik galibiyetin anahtarı olarak yaptıkları başarılı presi gösterdi. Derbi maç sonrası açıklama yapan İspanyol teknik adam, Fenerbahçe'nin çok güçlü bir rakip olduğunu ifade ederek, ‘'Özellikle son dakikalarda kalemizi çok zorladılar. Onların istedikleri gibi oynamalarına izin vermedik ve çok iyi pres yaptık. Bence galibiyetin anahtarı da burada'' dedi.

Fenerbahçe galibiyetiyle üzerlerindeki negatif enerjiyi attıklarını kaydeden Del Bosque, ‘'Şimdi ligin üst tarafına bir adım daha yaklaştık. Bu galibiyetten dolayı çok mutlu olmalıyız, ama önümüzdeki maçlara bakmamız artık şart. Şimdi perşembe günkü Athletic Bilbao maçını düşünüyorum'' diye konuştu.

‘GALİBİYETİ HAK ETTİK'

İspanyol çalıştırıcı, futbolcularının Fenerbahçe karşısında çok iyi mücadele ettiklerini vurgulayarak, ‘'Bugünkü gabiyeti hak ettik'' dedi.Eski Fenerbahçeli Mustafa Doğan'ın performasının sorulması üzerine Del Bosque, ‘'Mustafa ve Emre bu akşam mükemmel oynadılar ama takımı bireysel olarak değil kolektif olarak değerlendirelim. Mustafa uzun süre oynamamasına rağmen azimle çalıştı ve bugün ilk 11'de oynuyor. Herkesin onu örnek alması gerkir'' dedi.

Del Bosque, İbrahim Üzülmez'in kırmızı kart gördüğü pozisyon için ise, ‘'İbrahim son adamdı. Top filelere gidiyordu ve o da sanırım bir refleks sonucu ellerini topa uzattı. Doğal olarak da kırmızı kart gördü'' şeklinde konuştu.

‘3 HAFTA ÖNCESİNE GÖRE

ÇOK İYİ DURUMDAYIZ'

Sezon başından bu yana taraftarın hak ettiği futbolu oynayamamaktan yakındığının hatırlatılması ve artık taraftarın hak ettiği futbolu oynayıp oynamadıklarının sorulması üzerine İspanyol çalıştırıcı, ‘'Ben her zaman aynı şeyi düşünüyorum. Hep önümüze bakmalıyız. Oyuncularımın ortaya koyduğu performanstan mutluluk duymalıyız. Daha iyi oynayabiliriz. 3 hafta öncesine göre çok daha iyi durumdayız ve daha da iyiye gideceğiz'' diye yanıt verdi.

Şu anda şampiyonluğu düşünmemeleri gerektiğini vurgulayan tecrübeli teknik adam, hep önlerindeki maçlara bakmaları gerektiğini ve maç kazana kazana daha yukarılara çıkmayı arzuladılarını ifade etti. Fenerbahçe karşısında özellike son dakikalarda daha iyi olabileceklerini anlatan Del Bosque, ‘'Eğer son paslarda iyi olabilseydik. Son 15 dakikada kalemizde o baskıyı görmezdik'' diyerek sözlerini tamamladı.

 

Başkan'dan iftar yemeği

 

Beşiktaş Kulübü Başkanı Yıldırım Demirören ve yönetim kurulu üyeleri, geçen hafta içinde basına bir iftar yemeği verdi.

 

SAYFA 6

 

KARAKARTAL'ın altyapısı sağlam

 

Önümüzdeki yıllarda dünyanın sayılı merkezlerinden biri haline gelmeyi hedefleyen Beşiktaş Alt Yapısı, Ar-Ge çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Alt Yapı Genel Koordinatörü Mehmet Ekşi, şöyle konuşuyor: “Futbol artık her bakımdan dünyanın merkezi diye tanımlanabilir. Herkes tarafından kabul görmüş bir kavram. Futbol, ekonomiyi, sosyal yaşamı içine alan bir olgu haline geldi. Futbolun içinde şov- oyun - eğlence var. Futbol denince akla çok şey gelmeye başladı. Başka bir deyişle, bir endüstri haline geldi. Günümüzde artık her alanda bir rekabet var. Büyük bir yatırım. Öyle ki, nedenleri sonuçları içinde taşıyan bir olguya çok ciddi bakmak gerekiyor. Bugün, dünya ülkeleri de futbol ciddi bir şekilde eğiliyorlar”

HER ZAMAN İYİ İŞLERE

İMZA ATTIK

Ekşi, alt yapı çalışmalarına Beşiktaş'ın her zaman çok ciddi olarak baktığını belirtiyor ve şöyle devam ediyor:

“Beşiktaş her zaman alt yapıya çok ciddi olarak bakmıştır. Buna Beşiktaş'ın büyüklüğü diyebiliriz. Mütevazılık, emekçilik, iyilik, doğruluk, dürüstlük, dostluk kavramları Beşiktaş ile bütünleşmiştir. Bizim de görevimiz iyi oyuncular yetiştirmektir. Bugün Beşiktaş'a baktığınızda, Beşiktaş futbol takımı Chelsea, Milan gibi dünyanın devleri ile oynuyor.”

Futbol alanında yakın geçmişe kadar kimsenin düşünemediği şekilde geliştiği gerçeğinden hareketle Mehmet Ekşi, iyi oyunculara ve iyi eğitmenlere sahip olan kulüplerini yükselişine dikkat çekiyor. Alt yapının amacını, nitelikli oyuncu ve öğretmen yetiştirebilmek, diye özetliyor. Ekşi, yüksek hedefleri doğru çalışma belirler. Bu yüzden eğitim süreci çok önemlidir, diyor.

“Söz konusu 16 yaş grubundaki gençler. Ergenlik çağındaki bir çocuk hammaddemiz öyleyse işimiz çok zor. Burada şunu belirtmek gerek, eğitimi uzmanından almak lazım. Bu çok önemli. Ben bir futbol uzmanıyım ama ben bir psikolog değilim. Psikolojik danışmana da kişinin ihtiyacı var. Eğitim - öğretim alanında pekiştirici bir tutum da yürütüyoruz çünkü aynı zamanda çocuklarımız, öğrenciler. Bu sebeple, eğitim danışmanları gerekli. Çocukların kondisyon alması lazım denildiğinde kondisyon uzmanı da lazım. Bu anlayışla, tam bir profesyonel takım gibi çalışmalarımızı yürüteceğiz”

DÜNYA İLE ENTEGRE

OLACAĞIZ

Ekşi, alt yapı düzeni içerisinde yürütlecek olan ar-ge çalışmalarını, hayata geçirilmesi düşünülen proje hakkında şunları söyledi:

“BEFAM, öz kaynak düzeni içerisindeki bir ar-ge olarak tanımlayabiliriz. BEFAM kapsamında Beşiktaş, minik takımından veya yıldız takımından oyuncuyu alıyor, sıfır eksikle PAF takımından çıkarıyor. Minik takımdan başlıyor, yıldız takımı, B Genç, A Genç, PAF ve A takıma doğru bir akış var. Bir çok sistem yaratacağız. Sosyal alanlardan tutun da A takımı ile entegre hale geleceğiz. Hatta bütün dünya ile entegre haline gireceğiz. Belki de PAF takımımızı alacağız, götüreceğiz işte İtalya alt yapı tesislerinin ve diğer tesisleri gezdireceğiz, fikir alış verişinde bulunacağız, onlar ile maç yapacağız. Büyük düşünüyoruz. A takımı için de bu böyledir. Hedefler bellidir. PAF takımında yer alan bir oyuncunun ilk hedefi Beşiktaş'a takımında oynayabilmek. Beşiktaş Türkiye'nin ve dünyanın büyüklerinden biri. İkinci hedef Avrupa'ya açılabilmek üçüncü hedef dünyaya açılabilmek. Biz bunu hem öğrencilerimiz için hem hocalarımız için düşünüyoruz”

TEORİYİ PRATİĞE

DÖNÜŞTÜRÜYORLAR

Alt Yapı Genel Koordinatörü Mehmet Ekşi, Beşiktaş öz kaynak düzeni içerisinde BEFAM projesi içinde yer alan bir hocanın Avrupa'nın en bilgili antrenörlerinden birisi olacağına işaret ediyor. Projenin hayata geçirilmesi için 20 kişilik ekip geceli gündüzlü çalışıyor. Antrenöründen danışmanına çeşitli alanlardaki uzmanına öğretmenler, haftanın her günü iki saat teorik olarak çalışıyorlar. Her eğitmen bölümlere göre, dünya ülkelerinde diğer futbol takımlarının çalışmaları, stratejileri ve ne gibi sonuçlar aldıkları, alt yapı düzeni ve çalışmaları incelemelerini yapıyor ve raporluyor. Toplantının sona ermesinin ardından öğrenciler ile teorik çalışıyorlar. Teorik dersler sona erince, işin zor kısmı başlıyor ve öğrenciler edindikleri bilgi ve becerileri sergilemek üzere sahaya çıkıyorlar. DİDEM TUTAL

 

İFTAR YEMEĞİNDE BİR ARAYA GELDİLER

 

Beşiktaş Yönetim Kurulu Üyesi ve Futbol Altyapı Komitesi Başkanı Sinan Vardar, komite üyeleri geçen hafta içinde bir iftar yemeği verdi. Yemeğe Beşiktaş Kulübü Yönetim Kurulu üyeleri ve spor yazarları da katıldı. Yemek İstanbul Yüzme İhtisas Kulübü'nde oldu.

 

SAYFA 7

 

Potada siyah beyaz farkı

 

BEŞİKTAŞ: 97 İTÜ: 74

HAKEMLER: Fatih Söylemezoğlu xxx, Aytuğ Ekti xxx, Fatih Arslantürk xxx

1. PERİYOT: 24-22

DEVRE: 49-40

3. PERİYOT: 70-60

BEŞİKTAŞ: Murat x, El Amin xxx 17, Nedim x 3, Eren x, Tolga xxx 17, Bekir x 8, Ellis x, Mouring xxx 16, Varda xxxxx 26, Umutcan xx 5, Haluk xxx 5, Hüseyin x

İTÜ: Selim x 1, Gökhan x, Berkan xxx 7, Levent xxx 12, Ufuk x 3, Harun xx 20, Kemal xx 9, Güray x 2, Ahmet x, Serdar xxx 20, Gökhan x, İsmail x

 

Yeni açılan Akatlar Salonu'nda Beşiktaş İTÜ'yü yendi: 97-74. 3500 kişilik salon doluydu. Modern görüntüsüyle dikkati çeken salonda Beşiktaş Başkanı Yıldırım Demirören ile birlikte federasyon başkanı Turgay Demirel ve başkan adayı Lükfi Arıboğan da maçı seyretti.

Maçın ikinci yarısında Bekir Yaramgümü'nün smacında çember eğrildi. Varda iki kere sıçrayıp asılarak tamire gerek kalmadan eğriliği düzeltti.

Maçın ikinci periyodunun ortasına kadar zorlanan Beşiktaş, 27-24 geriye düştükten sonra 19-3'lük seriyle 43-30 yapınca maç koptu ve Kartal salondan galip ayrıldı.

Beşiktaş taraftarı takımını yalnız bırakmadı. Akatlar Spor ve Kültür Kompleksi'ni tıklım tıklım dolduran taraftar maç boyunca Karakartal'ı destekledi.

 

Kaptan Tayfur: ‘Sert oynamadık, dostça ayrıldık'

 

Beşiktaş kaptanı ve menajeri Tayfur Havutçu, derbide Beşiktaş'ın sert futbol oynadığı yönündeki iddialara cevap verdi. Bütün derbi maçlarda atmosferin gergin olduğuna dikkat çeken Havutçu, “Buna rağmen BJK İnönü Stadı'nda Beşiktaşımız ile Fenerbahçe arasında oynanan ve Takımımız'ın 2-1 kazandığı derbi maçta, sahada alışılmışın dışında bir gerginlik olmaması sevindiricidir” diye konuştu.

Beşiktaş kaptanı ve menajeri Havutçu bir-iki pozisyonun üzerinde durulmasının doğru olmadığını, maçın geneline bakmak gerektiğine dikkat çekerek, “Tek taraflı bir-iki pozisyonu ısrarla kamuoyunun önüne sunulması ve Takımımızın sert futbol oynadığı yolundaki iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. Her iki takım oyuncuları da maç içerisinde oyun gereği doğal sayılabilecek karşılıklı pozisyonlar yaşadılar, fakat sahadan birbirlerini tebrik ederek dostça ayrıldılar” dedi. Havutçu, derbi maçta takıma müthiş bir destek veren ve Beşiktaş'ın haklı galibiyetinde önemli rol oynayan taraftarlara da teşekkür etti.

SPOR SERVİSİ

 

Futbolcular BJK Koleji'nde

 

Beşiktaş Koleji geçtiğimiz günlerde Beşiktaş Kulübü Genel Sekreteri Kenan Öner'i, Norveçli futbolcu Carew'i ve İbrahim Toraman'ı ağırladı. Düzenlenen panelde öğrenciler zehir zemberek soruları konuklardan tüm merak edilenlerin yanıtlarını aldı.

Beşiktaş Genel Sekreteri Kenan Öner, futbolcu Carew ile İbrahim Toraman, BJK Koleji'nde düzenlenen panele katıldı. Öğrenciler, siyah - beyazlı ekibin oyuncularından Carew ve İbrahim Toraman'a daha çok takımın durumu ve performanslarıyla ilgili sorular sordu.

 

SAYFA 8

 

Akatlar sporun hizmetinde

 

BJK Akatlar Spor ve Kültür Kompleksi önceki gün görkemli bir açılışa sahne oldu. Akatlar Spor ve Kültür Kompleksi'nin açılışına TBMM Başkanı Bülent Arınç, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, İstanbul Valisi Muammer Güler, Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah ve Gençlik ve Spor Genel Müdürü Mehmet Atalay, Beşiktaş Belediye Başkanı İsmail Ünal gibi bir çok isim katıldı. Açılış öncesi Anadolu Ateşi Dans Grubu bir gösteri sundu.

FULYA

MÜJDESİ

Başbakan Yıldırım Demirören, Akatlar Spor ve Kültür Kompleksi'ni açılıştan önce tanıttı. Edinilen bilgiye göre tesiste, altı tenis kortu, dört halı saha, kapalı otopark, kapalı yüzme havuzu, bowling salonu, alışveriş merkezi ve restoranlar bulunuyor. Başkan Yıldırım Demirören, tamamlanan Akatlar Spor ve Kültür Kompleksi için Beşiktaş Belediye Başkanı İsmail Ünal'a teşekkür etti. Beşiktaş Belediye Başkanı İsmail Ünal, spora verdiği destekten dolayı plaket aldı. Açılış töreninin ardından Beşiktaş Basketbol Takımı, İTÜ ile karşılaştı. Beşiktaş, 23 sayı farkla İTÜ'yü 97-74lük skorla maçı kazandı.

Öte yandan Demirören, Fulya Projesinin 30 Nisan'da temelinin atılacağını müjdeledi.

 

‘Taraftar çok ateşli'

 

Fenerbahçeyi yıkan ilk golü atan Carew'le konuştuk.

Beşiktaş'ın 1.93 cm'lik oyuncusu Carew, tribünlerin sevgilisi... Carew'i sahada 23 numaralı formasıyla, altın kramponları ve kırmızı ışık saçan kramponlarıyla izlemeye devam ediyoruz. Eylül ayının ilk haftasında Norveç'te dünyaya gelen John Carew, babası gibi futbolcu olmayı seçmiş. 25 yaşındaki oyuncu, yeşil sahalarda uzun boyluluğu ile dikkat çekiyor. Carew, uzun boylu olmasını çok büyük bir avantaj olarak görüyor ve kafa golleri için önemli bir özellik, diyor. Carew; futbol tutkusunu babasından almış ama örnek aldığı tek isim babası değil... Türkiye'de ve Avrupa'da beğendiği bir çok oyuncu olduğunu söylüyor ama ser veriyor sır vermiyor. İspanya'da Fransa'da İngiltere'de çok iyi oyuncular olduğunu söylüyor. Carew'in örnek aldığı isimlerden biri ise, Marco Van Basten. Ama Norveçli oyuncu, sayısız beğenerek izlediğim sevdiğim oyuncu var, diye söylemeden edemiyor. Beşiktaş, Türkiye liginde mücadele ederken UEFA Kupası için de ter döküyor. Carew, Athletic Bilbao karşılaşması ve diğer maçlar için şunları söylüyor: “UEFA Kupası'nda zor ve ilginç bir gruba düştük.Bir üst tura çıkmak için şansımız yüksek. A.Bilbao maçında futbol ve gol olarak rakibimizden üstün olduğumuzu ispatlayacağız. Fenerbahçe maçında ise gol attığım için sevinçliyim. Saha içinde olanlar dışarı taşınmaz. Biz hepimiz arkadaşız.”

Beşiktaş sezona yeni bir takım ve yeni bir hoca ile adım attı. Carew, uyum sorunu yaşadın mı sorusuna, net bir dille yanıt veriyor: “Takıma hiç adaptasyon sorunu yaşamadım. Avrupa'nın birçok ülkesinde futbol oynadım. Bununla birlikte İstanbul çok güzel bir şehir. İstanbul'a çok çabuk adapte oldum. Takımda da çok uyumluyum, bir sorunum yok” Takımda ona partner olabilecek bir isim söylemiyor. Herkes çok çabalıyor antrenmanlarda çok uğraş veriliyor diyen Carew, kararı hocanın verdiğini belirtiyor. Takımda arkadaşlığın çok önemli olduğunu belirten Carew, gerek antrenmanlarda gerek maç sonuçlarında gerekse takım içinde iyi bir arkadaşlık ortamı başarıya götürür diyor. Futbolu bıraktığında ne yapmak istersin sorusunu ise, tüm içtenliği ile yanıtlıyor: “Futbolu çok seviyorum. Futbolu bırakmayı düşünmek için çok erken, şu an daha çok gencim. İleride ne yapmam gerektiğinin kararını veririm. Tatil yapmayı çok seviyorum. Seyahat etmeyi de. Futbolu bırakırsam dünyayı gezmek isterim. Aynı zamanda tatil de yapmak isterim. Bu odaklı bir iş içinde olmayı isteyebilirim” diyerek sözlerini tamamlıyor.

 

GAZETE BEŞİKTAŞ

 

İSTANBUL

 

ÖZEL SAYI:1, 3 KASIM 2004

 

Her gün 500 yeni araç

 

2.5 MİLYON ARACIN KAYITLI OLDUĞU İSTANBUL TRAFİĞİNE

YETKİLİLER ÇÖZÜM ARIYOR

Her geçen gün içinden çıkılmaz hale gelen İstanbul trafiği önümüzdeki süreçte daha da can sıkıcı hale gelecek. 2.5 milyon aracın trafiğe kayıtlı olduğu İstanbul'da her gün 300 ile 500 civarında yeni araç yollara çıkıyor. Yapılan araştırmaya göre bir önceki yıla araç sayısındaki artış %279 olarak hesaplandı. Bu hızla gidilirse yıl sonunda trafiğe en az 500 bin araç daha çıkmış olacak.

 

SAĞLIK

Dentistanbul uzmanları diş sağlığı ile ilgili uyarılarda bulundular. SAYFA 4'TE

 

KÜLTÜR

Akatlar Kültür Merkezi'nde çocuk oyunları sahne alma­ya başladı. SAYFA 10'DA

 

ALIŞVERİŞ

Kışlık ürünler de rekabet had safhada. Vitrinler ünlü markaların yeni ürünleriyle dolu. SAYFA 9'DA

 

HABERLERİN TAMAMI GAZETE BEŞİKTAŞ'TA. GAZETE BEŞİKTAŞ İSTANBUL'DAKİ TÜM BÜYÜK BAYİLERDE…